Ben yanılmış olmayı dilerim ama 15 Temmuz kalkışmasının başındaki isim olan ve şu anda Pensilvanya’da keyif çatan Fethullah Gülen’i Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’ye teslim etmeyecektir. Buna adım gibi eminim. Neden diyeceksiniz? Onlar maşalarını kolay kolay kimseye teslim etmezler. Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail Projesini yürürlüğe koyanlar, “Diktatörü ortadan kaldıracağız” söylemleriyle Saddam’ı tasfiye ettiklerinde, herkesin bildiği, kör gözüm parmağına olan Kandil ile ilgili hiçbir şey yapmışlar mıydı?

Yapmazlardı… Çünkü PKK belası, Türkiye’nin yumuşak karnıydı. Bunu bilen ve onu bir maşa gibi kullanan ABD ve Avrupa Ülkeleri hiçbir dönemde bizimle stratejik olarak teröre karşı bir savaşı başlatmamışlardı.

PKK belasıyla biz 40 yıldır mücadele ediyoruz. Amerika biz PKK ile uğraşırken ne yaptı peki? Defacto şekilde İncirlik’ten kaldırdığı uçaklara yüklediği lojistik desteğini PKK’nın yuvalandığı yerlere atmamış mıydı?

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın deyimiyle “Feraset, basiret, dirayet”…

1996 yılında Refahyol hükümeti kurulur kurulmaz Erbakan, öncelikle İncirlik Üssü’nü Amerikalılara kapattı. Yani buradan lojistik destek sağlayan PKK’lıların ocağına incir ağacı dikilmesini sağladı.

Irak’ta yapılan yönetim değişikliği ve Saddam’ın tasfiyesiyle yıllar boyunca Amerika bu topraklarda kaldı.

Peki, bizim canımızı acıtan, gözyaşlarımızı kurutan, anaların yüreğini sızlatan PKK eylemlerine karşı, Kandil’e doğru neden bir harekât gerçekleştirmedi ABD?

Yapmaz, çünkü Amerika’nın felsefesi budur. Bugün dünya üzerinde karışıklık, kaos ortamı olan nereye bakarsanız bakın, orada ABD’nin parmağını bulacaksınız. Gelelim OHAL uygulamasına… FETÖ’cü terör örgütünün darbe kalkışmasından sonra MGK ve Bakanlar Kurulu’nun ardından OHAL ilan edilmesinin, yapıcı, kuşatıcı ve sonuç alıcı şekilde kullanılması gerekmektedir

Bu kararın milletin rutin işlerini takip etmesinde herhangi bir zorluğa yol açmayacağını söylememiz mümkün olacak mı? Soruşturmaların selameti, devletin her yerine sızan terör örgütünün tasfiyesi bağlamında OHAL eminiz ki bir şeylere vesile olacaktır.

Türkiye bir darbe tehlikesi atlattı… Peki, Avrupa Birliği ülkelerinden sadra şifa bir açıklama yapan birilerini gördünüz mü?

Yunanistan’da bir darbe kalkışması olsaydı ve darbeci 8 Yunan askeri Türkiye’ye sığınsaydı ne olurdu?

Biz söyleyelim. Bütün Avrupa ülkelerinden temsilci üzerine temsilci gelirdi ve bu darbeci askerlerin Yunanistan’a iadesi için kendilerini paralarlardı.

Okullar bir bir kapatılıyor… Asker, hâkim, savcı gözaltına alınıyor…

Demek ki bunlar biliniyor. Biliniyor da, şimdiye kadar neden bir hareket yapılmadı. Devletin içine sızan be FETÖ’cü gruplar neden tasfiye edilmemişti.  Feraset, basiret, dirayet, liyakat… Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a hiçbir dönemde destek olmamış, hatta kuyusunu kazmaya çalışanlar, bugün birer birer içeri tıkılıyor. Biz Milli Görüş erleri olarak 28 Şubat post modern darbe sürecinde epey hırpalandık.

Hiçbir ideoloji, hiç bir siyasi görüş darbeyi bünyesel olarak kabul edemez… İnsan haklarına saygılı, özgürlükçü, eşitlikçi, uzlaşmacı, hukuk devleti olma özelliklerini barındıran “demokrasiye” karşı yapılan her türlü darbenin karşısında olmamız gerekiyor.