İstanbul Veremle Savaş Derneği Başkanı Zeki Kılıçaslan 12 Eylül döneminde cezaevlerinde tüberküloz hastalığının arttığını söylüyor. Darbeler Filmini geri sarıyoruz; taaa 1909‘a gidiyoruz.
"İçeri dört kişi girdi. Arnavud Esad Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karasu Efendi.
"Başta duran Esad Toptani ‘Millet seni azletti!" dedi.
Abdülhamid Han metin ve gür bir sesle, "Zannedersem, hal‘etti demek istiyorsunuz. Pekâla! Buna gösterilen sebep nedir?" Arif Hikmet Paşa fetva suretini okuyor... Abdülhamid‘in suçu şer‘i kitapları yırtıp yıkmak! Hal sebebi bu!
Abdülhamid soruyor: "Hangi kitaplar bunlar?"
Cevap yok!
"Bu kararı hangi makam verdi?"
"Millet Meclisi!"
"Bu Meclisin başkanı kimdir?"
"Ayan Reisi Said Paşa!" Abdülhamid ister istemez gülümser: "Said Paşa öyle mi? Bakınız... Bu memleketi nasıl buldumsa öyle emanet ediyorum... 33 yıl millet ve devletim için çalışırım. Ne çare ki, düşmanlarım, bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve başarılı oldular!"
Ve işte bu darbeyle de Abdülhamid Han tahttan indirilir. Ve tam dokuz yıl sonra, Osmanlı İmparatorluğu, bırakın verem olmayı, can verir can!
Ya işte darbeyle gelen ülkeye hiç bir şey katmadığı gibi, ülkeyi alt üst edip toplumu yatağa düşürüyor!





