Uzun süre kurak geçen ülkede şiddetli yağmurlar da uygun bölgelerde tarım yapılmasının önüne geçiyor.
Mehmet Baydemir
Minik Ömer, Özcan Duman‘ın biraz sonra kendisine vereceği balonu dikkatli ve bir o kadarda sevimli bakışlarla izliyordu. Yukarıdaki sahneyi; İnsani Yardım Vakfı İHH ekibiyle kurban çalışması için gittiğimiz Cibuti‘de bize yönelen bakışları anlatmak için aktardım. Afrika‘nın doğu ucundaki şirin ve küçük kıyı ülkesi Cibuti‘de insanlar kararmış tenleri ve bir o kadar aydınlık çehreleriyle Türkiye‘den gelen kardeşlerini selamlıyorlardı. Onlar ki açlık, kuraklık ve sefaletle boğuşan, tarım arazisinin neredeyse hiç olmadığı Cibuti‘de yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizdi. Elbette bizim de aynı tebessümü göstermemiz ve kilometrelerce mesafeden kendilerine gönderilen selamları en içten duygularımızla iletmemiz gerekirdi.
Su kuyuları hayat veriyor
Burada bir gezi yazısından ziyade insani durumu ve çoğumuzun bilmediği bu İslam ülkesini tanıtmayı amaçlıyorum. İnsani Yardım Vakfı İHH bu bayram Cibuti‘de Türkiyeli hayırseverlerin yaklaşık 500 kurban hissesini buradaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Bu yardımlardan 2 bin aile, çocuklarla birlikte de 12 bin kişi yararlandı. Bu yardımlar Ali Sabieh, Arta, Dikhil ve Cibuti şehirlerinin birçok noktasında dağıtıldı. Bunun dışında da çeşitli eğitim faaliyetlerinde kullanılmak üzere belli bir miktar yardım ilgili yerlere ulaştırıldı. İHH bunun dışında ülkede 7 kuyu da açtı.
Müslüman halk, bu kuyuları yaptıranlara, teşekkürlerini ve minnetlerini sunuyor. Su kaynakları olmayan Cibuti‘de kuyular son derece hayati önem taşıyor. Burada derin kuyulardan çıkarılan suyla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Taşlık olan bölgede taşlar ayıklanarak toprak ortaya çıkarılmış ve adeta serap görünümü alan bir yeşillik yetiştirilmiş.
Cibuti‘de derin kuyular açmak gerekiyor. Bunun için sondaj araçlarına gerek duyuluyor. Bu amaçla tahsis edilecek olan sondaj makineleriyle Cibuti‘de birkaç yıl içinde kuyu açılmayan bölge kalmaz. Daha sonra bu araçlar diğer ülkelerin kurak bölgelerinde de çalışmalarına devam edebilir.
Faaliyet gösteren STK‘lar
İHH‘nın ülkedeki partner kuruluşu olan ve 1994 yılında kurulan Al Biri‘nin 318 üyesi bulunuyor. Tamamı genç olan yöneticiler, geleceğe yönelik umutların daha güçlü olmasını sağlıyor.
Eğitim, sağlık ve sosyal konularla ilgili çalışmalar yapan Derneğin, ana hedefi Cibuti halkının bilgili ve daha eğitimli olmasını sağlamak. İkinci hedefi ise başta yetimler olmak üzere fakir halkın ihtiyaçlarını karşılamak. Yardımlarını genel olarak borç vererek yapan ve bununla ihtiyaç sahiplerinin kendilerine sermaye edinmesini sağlayan Al Biri, Cibutililerin faal bir şekilde çalışma hayatının içinde kalmasını hedefliyor. İslam Davet Cemiyeti, okul öncesi eğitimle ve İslam‘a davetle alakalı çalışmalar yapıyor.
Amel Çemiyeti de genel olarak davet çalışmalarını sürdürürken Cibuti Kadınlar Birliği‘nin başında Cibuti Devlet Başkanı İsmail Ömer Guelleh‘in eşi bulunuyor ve sadece kadınların sorunlarıyla ilgileniyor. Öte yandan İslam dünyası ile başta Fransa olmak üzere Batı‘da faaliyet gösteren çok sayıda STK‘da bölgede faaliyet gösteriyor.
Limanlar Cibuti‘nin can damarı
Oldukça sıcak olan ülkede tarım arazisi neredeyse yok. Volkanik bölge olması sebebiyle Cibuti‘de taşlık bölgeler ülkenin neredeyse tamamını oluşturuyor. Uzun süre kurak geçen ülkede şiddetli yağmurlar uygun bölgelerde de tarım yapılmasını zorlaştırıyor. Dolayısıyla birçok tarım ürünü ithal ediliyor. Hayvancılıkta keçi ve deve yetiştiriciliği ön planda yer alıyor. İhracatın büyük bölümünü deri ve kahve oluşturuyor. Süt ürünleri ve su şişeleme dışında bir endüstrisi olmayan ülkede sadece servis faaliyeti gösteren limanlardan elde edilen gelir, Cibuti‘nin en önemli ekonomik faaliyeti olarak gösteriliyor. İşsizlik oranının yüzde 50‘yi geçtiği ülkede insani kriz olağan bir hal haline geliyor.
5 bin ABD askeri Cibuti‘de
Somalili İsa ile Etiyopyalı Afar adlı iki kabileden oluşan Cibuti, İslamla 7 ve 8‘inci yüzyıllarda tanıştı. Bu bölge 16‘ncı yüzyıla kadar Müslüman idaresi altında kalırken giderek güçlenen Portekiz etkisine girmeye başladı. Mısır‘ın Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte burası da Osmanlı Devleti‘ne katıldı. Süveyş Kanalı‘nın açılması ile birlikte, Fransa, 1870‘lerden sonra bölgenin hâkimiyetini eline geçirdi. 1977 yılında Fransa‘dan bağımsızlığını kazanmasının ardından darbeler ülkesi haline gelen ülkede Fransız hâkimiyeti birçok kurum ve kuruluşta etkisini gösteriyor. 11 Eylül 2001‘den itibaren bölgede ABD etkisi de önemli ölçüde arttı. ‘Sürekli Hürriyet‘ sloganıyla ABD bölgeye büyük bir askeri üs inşa etti ve 5 bin askerini yerleştirdi. Fransa‘nın ise 2 bin 700 askeri bulunuyor. Alman ve İspanyol askerleri de ülkede bulunurken Cibuti‘nin kendi askeri bulunmuyor.
Cibuti‘de eğitim
Cibuti‘de eğitim sistemi oldukça geride... İlkokulda altı, ortaokulda dört ve lisede de üç yıl olan eğitim, Fransız eğitim sistemiyle gerçekleştiriliyor. Okuma yazma bilenlerin oranı ise yüzde 40 civarında... Ülkenin tek üniversitesi olan Cibuti Üniversitesi 2000 yılında kuruldu. 2000‘den fazla öğrencisi ve yaklaşık 120 öğretim üyesi var. İngilizce ve Fransızca ders veren öğretim görevlilerinin neredeyse tamamı misyoner olarak buraya gelmiş. Genelde Amerikalı ve Fransız öğretim görevlileri olan bu kişiler insani yardım kuruluşu adıyla geliyorlar.
Cibuti‘yle alakalı bazı bilgiler
* Cibuti Kızıldeniz ve Hint Okyanusu‘nun birleştiği noktada bulunan stratejik önemi çok büyük bir ülke...
* Yıllık sıcaklık ortalaması 32 derece ve oldukça kurak bir iklime sahip.
* Birleşmiş Milletler‘in 2007 verilerine göre Cibuti‘de 830 bin kişi yaşıyor. Ortalama ömür erkeklerde 54, kadınlarda ise 56...
* HIV/AIDS‘lilerin sayısı 10 bini aşıyor ve her yıl bu hastalıklardan yaklaşık 700 kişi hayatını kaybediyor.
* Etnik gruplar, yüzde 50 Somalili İsa, 35 Etiyopyalı Afar ve diğerlerinden oluşuyor.
* Resmi dillerin Arapça ve Fransızca olduğu Cibuti‘de Somali ve Afar dilleri de konuşuluyor.
* Halkın büyük çoğunluğu GAT denilen ve hafif uyuşturucu sınıfına giren otu çiğneyerek vakit geçiriyor. Cibuti‘ye, her gün yaklaşık 10 ton GAT‘ın girdiği ifade ediliyor.
* Burada kadınlar hayatın merkezinde... Sokaklarda açılan tezgâhların çoğunda kadınlar bulunuyor. Cibuti borsası olarak nitelendirilebilecek alan da kadınların elinde. Döviz değişimlerini kadınlar yapıyor.
* Cibuti‘de 13 hastane, 100 doktor, 10 diş doktoru, 360 hemşire mevcut. 5 bin 650 kişiye bir doktor düşüyor.
* Cibuti ekonomisi daha çok ticarete ve taşımacılık hizmetlerinden elde edilen gelirlere dayanıyor. Cibuti‘den Adis Ababa‘ya ve bazı Orta Afrika ülkelerine uzanan demiryolu Cibuti için önem taşıyor.
* Dubai‘nin artık ihtiyacı karşılayamadığına hükmeden ve yeni bir ticaret merkezi arayışında olan sermaye sahiplerinin Cibuti‘yi önümüzdeki yıllarda alternatif olarak ortaya çıkaracağı belirtiliyor.