Kültür-Sanat

Çivinin telle aşkı

Çivinin telle aşkı

Abone Ol

Duyguların çivi ve telle tablolara döküldüğü filografi sanatının yaygınlaştırılması için meraklılar aranıyor. "Çivinin telle aşkı" olarak adlandırılan bu sanatla yapılan eserlerde 8 bine yakın çivi kullanılıyor. Filografi ustası Celaleddin İlhan, yaptığı açıklamada, filografinin tel ve çiviyle resim ve hat yapma sanatı olduğunu belirtti.

Yurt dışında "string art" adıyla bilinen bu sanatın Türkiye‘de yeni yayılmaya başladığını söyleyen filografi ustası Celaleddin İlhan, filografi ustası Saim Devrilmez‘in çalışmalarıyla bu sanatın bilinirliğinin artığını söyledi. Eserlerde tel ve çivinin kullanıldığını dile getiren İlhan; "Bu sanat ‘çivinin tel ile aşkı‘ olarak da adlandırılıyor. Avrupa‘da sadece belli motiflerle yapılırken Türkiye‘de kendi kültürümüzle bunu harmanlayarak yeni eserler yapıyoruz" dedi.

Motif üzerine çivi

Eserlerin yapım süreci hakkında bilgi veren İlhan; "İlk olarak belirlenen motifi tabloya çiziyoruz. Daha sonra motifin üzerine çiviler çakıyoruz. Çivilerin çakılmasının ardından bunların arasından telleri geçiriyoruz. Tel dolgunun bitmesiyle de eser tamamlanıyor" diye konuştu. Genellikle Türk bayrağı, tuğra, hat levhalar, gravür ve manzara resimlerinin kullanıldığını dile getiren İlhan, bu eserlerde binlerce çivi kullandıklarını söyledi. Küçük bir tabloyu oluşturmak için binden fazla çivi çaktıklarını anlatan İlhan, büyük motiflerde ise çivi sayısının 8 bin çiviye kadar çıktığını belirtti.

Filografi fazla bilinmeyen bir sanat

Filografinin çok fazla bilinen bir sanat olmadığına da dikkat çeken İlhan, şunları söyledi: "Bu sanatla yapılan eserleri görenler büyük ilgi gösteriyor. Ancak bununla ilgili bilgi sahibi olan kişilerin sayısı az. Filografinin tanıtılması lazım. Bu sanatı öğrenmek isteyenlerin ve bu sanatla ilgili kurs sayılarının ülke genelinde artması gerekir. Bunun yayılmasında yerel yönetimlere de büyük görevler düşüyor. Keçiören Belediyesi bünyesinde açılan kurslarda, bana da bu sanatı öğreten Aşır Düğer tarafından dersler veriliyor. Düğer kendi atölyesinde de verdiği kurslarla bu sanatın yayılmasına önemli katkılar sağlıyor" dedi. Filografiyle yapılan eserlerin büyüklüklerine göre yapım sürelerinin de değiştiğini belirten İlhan, küçük eserlerin üç gün, büyük eserlerin ise bir ayda tamamlandığını söyledi.