Kültür-Sanat

Cinayet adaleti

Cinayet adaleti

Abone Ol

Kaddafi‘nin oğlu ve torunları NATO saldırısı sırasında öldürüldü. Flaş... flaş... flaş. O kadar.

NATO karargahından yapılan açıklamada, Libya liderinin savaş merkezlerinden birinin bombalandığı açıklandı, "Bazı siviller ölmüş olabilir, haberler bu yönde" dendi.  Başka açıklama yapılmadı.  Bir hafta sonra eli kanlı terörist Usame Bin Ladin öldürüldü. Flaş... Flaş... Flaş... Amerikan Başkanı Obama açıklama yaptı, "Adalet yerini buldu" dedi...

Cinayetleri sıradanlaştırarak, intikam almayı meşrulaştırarak, şiddete karşı şiddetle adalet yerini bulamaz. Dün de bulamadı, bugün de, yarın da.

Haber  açıklandıktan sonra Amerika‘dan gelen görüntüler de bunu gösteriyordu. Sokaklarda ölüm haberinin sevinciyle kendilerinden geçmiş insanlar vardı.  Sevinç çığlıkları atanlar, Bin Ladin‘in öldürüldüğü haberiyle birlikte, dünya sistemini zehirleyen gerçeklerin karanlık dünyasının bir kez daha derin bir nefes aldığını hiç fark etmediler.  Yanıtsız sorular da kafalarına takılmadı.

11 Eylül‘de ne oldu? Neden? Nasıl?  Dünyanın çeşitli bölgelerindeki terör eylemleri, arkalarında kimler vardı? Onlar nerelerde?  Herkesin yorumu, tahmini, ön yargısı var.  Ama gerçeğin,çıplak gerçeğin ne olduğunu kimse bilmiyor.

Evet intikam alındı, ama sorun çözüldü mü?  Çözülmedi.  Çözülmediği gibi, şiddet yeniden kazandı. Şiddet kültürüne bir katkı daha sağlandı.

Ferai Tınç-HÜRRİYET