CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Özgür Özel'e yakın 9 milletvekilini tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk etti. Bu kararın ardından Özgür Özel cephesinden gelen toplu istifalar ise parti yönetiminde yeni bir hukuki ve siyasi tartışmayı beraberinde getirdi.

İHRAÇ KARARLARI SONRASI KRİTİK HAMLE

MYK toplantısında; Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut'un, "partinin kurumsal kimliğine zarar verdikleri" gerekçesiyle kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesine karar verildi. Kulislere yansıyan bilgilere göre Kılıçdaroğlu toplantıda, "Kimin ismi geçiyorsa aklanıp gelsin. Parti kirlilikten arınacak, yolumuza devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

DİSİPLİN KARARLARI TEPKİ ÇEKTİ

Kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen milletvekilleri ise karara tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, MYK'nın böyle bir yetkisi bulunmadığını söylerken, Burhanettin Bulut alınan kararı "yok hükmünde" olarak değerlendirdi. Ensar Aytekin ve Umut Akdoğan da milletvekilleri hakkında bu şekilde disiplin süreci işletilemeyeceğini belirterek tüzük hükümlerini hatırlattı. Özgür Özel cephesi de yaptığı açıklamada, "CHP'yi atanmışlar değil seçilmişler yönetecek" mesajını vererek, alınan kararların parti iradesine müdahale niteliği taşıdığını ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİNDEN PM HAMLESİ

Disiplin sevklerinin ardından Özgür Özel'e yakın Parti Meclisi (PM) üyeleri peş peşe istifa kararı aldı. Mahkeme kararıyla göreve çağrılan 57 üyeli PM’de, Özgür Özel ile hareket eden 28 ismin istifasıyla üye sayısının 40'ın altına düştüğü öne sürüldü. CHP Tüzüğü'nün 24/3 maddesine göre PM üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşmesi halinde 45 gün içinde kurultaya gidilmesi gerekiyor. Bu tablo, Parti Meclisi'nin yanı sıra onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu'nun da hukuki durumunu tartışmalı hale getirirken, Kılıçdaroğlu yönetimi üzerindeki kurultay baskısını artırdı.

ZEYNEL EMRE: "KURULTAY TOPLANMAMASI SUÇTUR"

Özgür Özel yönetimi adına açıklama yapan Zeynel Emre, "Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir karar alamazlar" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu cephesi ise olağanüstü şartların bulunduğunu belirterek, Parti Meclisi'nin mevcut koşullarda da çalışmalarını sürdürebileceğini savunuyor.

MÜSLİM SARI: "PM'NİN DÜŞMÜŞ SAYILMASI HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözcüsü Müslim Sarı da istifaların ardından başlayan tartışmalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sarı, "Parti Meclisi'nin istifalarla işsiz hale getirilmesi, aslında yargının vermiş olduğu karara karşı bir duruş anlamına geliyor. Parti Meclisi üye sayısının kaç olduğunun, kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki 40 sayısının altına düşülmesi halinde uygulanacak hükmün burada uygulanamayacağı çok açık" dedi.

Sarı ayrıca, "Bu istifalar karşısında Parti Meclisi'nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yoldan da bir kurultaya doğru gidilmesi konusu hukuken mümkün değildir" ifadelerini kullanarak, PM'nin görevine devam edebileceğini savundu.

GÖZLER KURULTAY SÜRECİNE ÇEVRİLDİ

İhraç kararlarıyla başlayan ve Parti Meclisi'ndeki toplu istifalarla yeni bir boyut kazanan süreçte, gözler şimdi kurultay takvimine çevrildi. Kemal Kılıçdaroğlu daha önce yaptığı açıklamada, 11 Haziran'da gerçekleştirilecek Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecinin başlatılacağını duyurmuştu. Ancak PM'nin üye sayısına ilişkin farklı yorumlar ve tüzük hükümlerinin nasıl uygulanacağına dair görüş ayrılıkları, CHP kulislerinde kurultayın hangi takvimle ve hangi usulle gerçekleştirileceği yönündeki tartışmaları daha da artırmış durumda. Parti içindeki karşılıklı hamlelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen