Kültür-Sanat

Çatışma ihtimal dışı değil

Çatışma ihtimal dışı değil

Abone Ol

6 ay sonra seçim var. Kürt meselesinde çok sert bir tartışma yürüyor.

Provokasyona çok açık bir süreçte Hizbullah‘ı öyle ya da böyle canlandırmanın maliyeti kuşkusuz çok ağır olacaktır. Konuyu, 41 yılını Milli İstihbarat Teşkilatı‘nın en kritik noktalarında geçiren eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş‘le konuştuk. Öneş, uzun yıllar Diyarbakır Bölge Başkanlığı yaptı. Bir dönem istihbarattan sorumluydu. Değerlendirmeleri önemli. Sorularıma verdiği cevaplar şöyle:

Örgüt şu anda ne durumda?

Öneş: Güneydoğu‘da Hizbullah‘ın bir potansiyeli olduğunu biliyoruz. 10 senedir silahlı bir eylem içerisinde gözükmedi. Ancak legalize olmuş örgütlü hareketler içerisinde bulunduğunu biliyoruz. Dernekler, vakıflar gibi. O nedenle önemsenecek bir yapı olduğu kabul edilmeli, hassasiyetle üzerinde durulmalı. Bölgede PKK‘dan sonra örgütlenme açısından ikinci sıradadır. Bu yapılanma hala sürüyor. Lagelize olmuş hareketler içinde, örgütlü bir yapı olarak önemini koruyor. Ayrıca bu yapı tekrar risk yaratma potansiyeline de sahip.

Öcalan‘ın, ‘Kürt hareketini bitirmek için geçmişte oynanan oyun oynanıyor‘ sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öneş: Öcalan‘ın açıklamaları BDP ile Ak Parti arasında, bölgedeki siyasal çıkar çatışmaları çerçevesinde yapılmış bir değerlendirme. Böylesine bir tartışma başlatılmışsa, iktidar partisinin, devlet kurumsal yapılarının çok hassas davranmaları önemli. Bu tip provokatif çalışmalara karşı hassasiyetlerini en üst seviyede tutmaları gerekiyor. İçinde bulunduğumuz süreç çok hassas. PKK‘nın silahlarının bıraktırılması meselesi gündemdeyken buna paralel olarak karşımıza bir de Hizbullah siyaseti çıktı. Hizbullah‘ın da, hukuk sisteminin kuralları içerisinde meşru bir yapı kazanması Türkiye için önemli. Ancak böylesine yapılar çerçevesinde demokratik siyaset süreci önem kazanırken, bunu engellemek isteyen güçlerin varlığını da biliyoruz. Ve hatta olabileceğini öncelikle dikkate almak durumundayız. O bakımdan provokatif çalışmalar ve hareketlere karşı duyarlı olmak durumundayız.

Hizbullah tüyler ürperten infazlarıyla Türkiye‘nin gündeminde yer aldı. Bu acı tecrübelerden sonra, bu yapının "kullanılması" sözkonusu olabilir mi?

Öneş: Böyle bir şeyin düşünülmesi, siyasi çıkarlar içerisinde öne sürülerek tartışılması dahi Türkiye açısından zarar verici...

Bölgede bir PKK-Hizbullah çatışması beklenebilir mi?

Öneş: Bugünkü şartlar, böylesine bir riski hiçbir zaman ihtimal dışı bırakmamamızı gerektiriyor. Mevcut şartlar böyle. Ancak süreç ve toplumsal talepler böylesine bir sorunun gelişimine izin vermeyecek istikamette.

Hizbullah‘ın partileşmesi söz konusu olabilir mi?

Öneş: Demokratik sürece kanalize edilmesi önemli. Sürekliliğe sahip bir silahsız yapının, gerçekten özeleştirisini yaparak, geçmişiyle hesaplaşarak, demokratik siyaset içerisinde olacağını ifade etmesi Türkiye için önemli. Demokratik siyaseti ve anayasal sistem içindeki hukuki durumu benimsemesi halinde tabiki Hizbullah‘ın da örgütlenmesi, örgütlenme özgürlüğü çerçevesi içerisindedir.

Serpil Çevikcan MİLLİYET