Çarşaf açılımı gibi cin fikirleriyle, klasik üsttenci CHP yaklaşımına çelme takan "ben topraktan bir canım" duruşuyla girdi, takip edilen siyasetçiler albümüne. Gürsel Tekin, evet seçim döneminde gözümüze baka baka tribünlere oynadı. Ama, takiyye yapmasın, ikiyüzlü olmasın, tutamayacağı sözü vermesin eyvallah da; siyasetçi dediğin, sokaktaki vatandaş pozisyonunda olsa, umurunda olmayacak konulara karşı bir farkındalık geliştirmesi gereken kişiydi.
Gürsel Tekin‘in yaptığı, özde buydu. Çarşafa bayılmıyordu belli ki, ama bir siyasetçi olarak duyarlı olması gerekirdi, olmuştu. Kabul başlarda biraz kızmıştık, çünkü çarşaf açılımı dediğimiz şey, iktidarda olan bir partinin bile meşruiyetinin peşine soru ünlemi takarak, o partinin enerjisini yıllarca toprağa akıtan "halkın dini duygularını istismar etme" suçlamasındaki tüm gösterenleri aynen taşıyordu... Seçimden önce "Anadolulu, gönül ehli, candan " görüntüsü vererek ucuz halkçılık gösterileri yapıp, seçimden sonra ise toplam nüfusa oranının oldukça yüksek olduğunu tahmin ettiğim ortalama modern muhafazakar kesimin kullandığı bir deniz giysisini anti-modern ilan ederek o klasik CHP totaliterliğine dönüvermek yanlış kaçıyor. En azından gelecek seçimler hesaba katıldığında.
Gürsel Tekin‘e biri söylemeli; vatandaşa itimat telkininde bulunmayı, "biz Kemalist seçkinci değiliz, sizdeniz" imajlarına oynamayı sadece seçimden seçime hatırlamak, çekirgenin sadece bir kez sıçrayacağı anlamına gelebilir. Yemezler yani...