Bu trajik dönemin temel kısmi detayları ise şu şekilde:
* Sovyet lideri Josef Stalin'in "Büyük Dönüşüm" adı altında uyguladığı tarımı kollektivleştirme politikaları ve geleneksel göçebe hayvancılık kültürünün zorla yerleşik düzene geçirilmesi bu felakete kapı araladı…
* Kazakların temel geçim kaynağı olan hayvanların (sığır, koyun, at) zorla devletleştirilmesi veya açlık nedeniyle kesilmesi, kıtlığın boyutunu çok büyük bir çapa, devasa boyutlara taşıdı.
* Hayvan varlığının yaklaşık % 80 kadarı yok oldu.
* 1930-1933 yılları arasında yaşanan açlık ve buna bağlı salgın hastalıklardan dolayı Kazakistan'daki etnik Kazak nüfusunun yaklaşık %40'ından fazlası hayatını kaybetti.
* Açlıktan ve baskılardan kaçmak isteyen yüz binlerce Kazak, Çin, Moğolistan, Afganistan ve İran gibi komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı.
* Tarih 1930’lu yılların başlarını gösterdiğinde doktor olan babasının görevi nedeniyle Kazakistan’ın Almatı şehrinde bulunan 19 yaşındaki Tatyana Nevadoskaya...
* Gördüklerini, izlenimlerini, yaşadıklarını not aldı ve 1990 yılında yeniden gittiği Kazakistan’da Devlet Arşivi’ne teslim etti.
* Genç kız belgeleri teslim ederken bir de not bıraktı... O not şöyle:
* "O kış, bizim için özellikle yerli halk için kelimelerle ifade edilemeyecek şiddette bir kış oldu. Ben çok genç ve çok hassastım. Bu yüzden çok acıklı ve insanın tüylerini ürperten korkunç olayı, yani açlık ve yokluğu, o zamanlar zavallı halkın durumunu düşünerek çok ıstırap çektim. Kazakların bugünkü nesilleri açlıktan ölen insanları, çocukları ve ihtiyarları; yeryüzünden tamamen silinen ve bomboş kalan köyleri, bozkırda donanları ve hastalananları unutmasınlar diyorum."
ANNELER VE BABALAR EVLATLARININ ACI İÇERİSİNDE ÖLDÜKLERİNE ŞAHİT OLDULAR…
Kazakistan’da 1929-1933 yılları arasında yaşanan büyük “açlık” felaketinde insanlar ne yapacağını bilmiyordu.
Etrafta yiyecek bir ot dahi bulmak çok zordu.
Hayvanları ya telef olmuş ya da yönetim tarafından ellerinden alınmıştı.
Açlıkla mücadele eden insanlar, böcek, kuş, bitki kökleri gibi bulduklarını yemek zorundaydılar.
Bunları bile bulmak imkânsızdı.
O süreçte anneler ve babalar evlatlarının acı içerisinde öldüklerine şahit oldular…
“FELAKET YEDİ KARDEŞ” TABİRİ NE MANAYA GELİYOR?
“Felaket yedi kardeştir…”
Kazaklar, felaket için yaptıkları bu tanımlama ile sel, salgın, yangın, fırtına, deprem, kıtlık ve kuraklığı kasteder.
Ancak yaşadıkları süreç bu felaketlerin yanına bir tane daha ve en korkuncunu ekledi: Rus zulmü.
Bu zulüm öyle büyüktü ki 2 milyondan fazla kişi açlıktan öldü, pek çok bilim insanı katledildi, aydınlar sürüldü, baskıcı politikalarla bir halk kırıma uğratıldı.
Üstelik bununla da yetinmediler, hafızalarını yok etmeye çalıştılar, demografik olarak parçaladılar, göçe zorladılar.
HER YIL 31 MAYIS’TA…
* Anma günü, 1997 yılında Kazakistan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in öncülüğünde, "31 Mayıs" olarak belirlendi.
* Kazakistan'da bu dönemin anısına her yıl 31 Mayıs tarihi Siyasi Kurbanlar ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan edildi…





