Gündem

Bu saltanata son verin!

Bu saltanata son verin!

Abone Ol

Türkiye‘nin 50 yıldır tartıştığı ancak devletin hiçbir şekilde çözemediği, aksine giderek artırdığı lojman ve araç savurganlığı konusu kanayan bir yara haline geldi. Bugün itibariyle kamuya ait 158 bin araç ve 240 bin lojman ve sosyal tesis bulunuyor...

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, kamuya ait 158 bin araç ve 240 bin lojman ve sosyal tesis bulunduğunu belirterek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘a kamudaki lojman saltanatı ve araç sefasına son verme çağrısında bulundu.

Türkiye‘nin 50 yıldır tartıştığı ancak devletin hiçbir şekilde çözemediği, aksine giderek artırdığı lojman ve araç savurganlığı konusunda bir uyarı DES Başkanı Gürkan Avcı‘dan geldi. Avcı hizmet özelliği gereği sadece çok sınırlı bazı makam ve kurum görevlilerine lojman ve araç tahsis edilmesi gerektiğini belirtti. Kamuya ait lojmanların satılarak, bunun yerine memurlara 150 TL kira yardımı yapılabileceğini belirten Avcı, araçlarında satılarak bunun yerine de ilgili makamlara ulaşım tazminatı ödenmesini önerdi. Başbakan Erdoğan‘a bu konuda harekete geçilmesi çağrısında bulunan Avcı "Milletvekili lojmanlarını satarak vekillerin halkın arasında, kira parasını da ceplerinden ödeyerek yaşamalarını amaçlayan Başbakan yine kendisinin de başbakanlık lojmanı yerine orta halli bir mahallede oturarak Türkiye‘ye çok değerli bir mesaj vermektedir" dedi.

Devletin lojmanlardan topladığı kira gelirinin lojmanların bakım, onarım, tadilat, kapıcı, güvenlikçi, personel giderleri ve müteahhitlik masraflarını dahi karşılamaya yetmediğini ve bu haliyle sayısı her geçen yıl artan kamu lojmanlarının devletin sırtında tam bir yük olduğunu kaydeden Gürkan Avcı, lojmanların ve kamu sosyal tesislerinin satılmasıyla devlet yöneticilerinin ve kamu görevlilerinin halkla kaynaşmasının sağlanacağını belirterek şunları söyledi:

"Kamu yöneticilerinin halktan yalıtılmış bir hayat sürmesinin, kendi toplumunu tanımamasında, güvensiz olmasında çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında lojmanda oturan kamu görevlilerinin üstüne üstlük sosyalleşme mekânının ordu evleri, polis evleri, hâkim evleri, hekim evleri, öğretmen evleri olması, lojman sakinlerinin çocuklarının lojmanların yakınındaki aynı okullarda okuması bu yalıtılmışlığı arttırıyor. Yani toplumsal kaynaşma alanları akrabalık ilişkileriyle sınırlı kalıyor. Bu durum askeri lojmanlarda oturanlarda daha bariz olmak üzere kendi içine kapalı bir dünyada yaşamaya yol açıyor. Devletin ve kamu kurumlarının halkla buluşması, kaynaşması için lojman hayatına son verilmesi gerekiyor."

Türkiye savurganlık ve israfta en önlerde

Gürkan Avcı lojmanların ve araçların satılması fikriyle amacının ekonomiye kaynak sağlamak değil kaynak israfını ve devletin parasının çarçur edilmesini önlemek olduğunu söyledi. Kamuya ait taşıt sayısının Japonya‘da 10 bin, Almanya‘da 11 bin, İngiltere‘de ise 12 bin olduğunu söyleyen DES Genel Başkanı Avcı, "Türkiye‘ye gelince, belediyeler, üniversiteler ve özel bütçeli kurumlar dâhil kamuya ait tam 158 bin kara taşıtı var. 158 bin taşıtın dışında devletin kiraladığı araçlarda göz önüne alındığında Türkiye savurganlık ve israf anlamında milli geliri 30 bin dolar seviyesinde olan dünyanın en zengin ülkelerini bile fersah fersah geride bırakıyor. Devlet, 158 bin aracı satın almak için bütçeden milyar dolarlarca para harcadığı gibi, bu araçların yalnızca bakım, onarımı için yılda 130 milyon TL dolayında masraf yapıyor. Makam ve hizmete tahsisli 158 bin aracı kullanan şoförlerin, tamir, bakım, kayıt ve takip personelinin milyarlarca TL‘yi bulan maaşlarını karşılayan devlete bu araçların yalnızca yıllık yakıt masrafı 1 milyar TL‘yi geçiyor. Devlet araç kiralamalarına geçen yıl 250 milyon TL civarında para ödemiş" diye konuştu.

Bizzat Başbakanın noktayı koyması lazım

Her lojmanın bakım ve onarımı, her aracın benzin ve tamir masrafının 75 milyon vatandaşın cebinden çıktığına vurgu yapan Avcı, Başbakan Erdoğan‘ın bu israf ve saltanata son vermesini beklediklerini söyledi. Maliye Bakanlığı‘nın geçtiğimiz yıl başlattığı sosyal tesislerini satışa çıkarma işlemini hatırlatan Avcı, "Fakat bu iş bakanlıkların inisiyatifine bırakıldığında sağlıklı ve kesin sonuçlar almak zorlaşmaktadır. Kaldı ki kimi bakanlık ve kurumlar tam aksine araç, lojman ve sosyal tesis sayısını azaltmak yerine daha da artırmıştır. Bu nedenle araç ve lojman israfına bizzat başbakanın noktayı koyması gerekmektedir" dedi.

Devlette müdür unvanını taşıyan hemen herkese, her kuruma araç ve lojman tahsis edildiğini öne süren Avcı, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı lojmanlarına dikkat çekti.