Kültür-Sanat

Bu işte bir Deli Dumrul kokusu mu var ..

Bu işte bir Deli Dumrul kokusu mu var?..

Abone Ol

Zaman‘dan İbrahim Öztürk, ‘Akaryakıt zamları kaçakçının iştahini kabartıyor‘ yazısında, akaryakıta yapılan zamları değerlendirirken, bu zamların daha çok kaçakçıların işine yaradığının altını çiziyor. Araç sayısının gittikçe artmasına rağmen petrol sarfiyatının nerdeyse aynı düzeyde kalmış olması bu ihtimali kuvvetlendirmiş:

" (...) Zam sağanağından önce benzinin litresi 3,21 kuruş idi. Hükümet güya ‘tavan fiyat uygulamasına‘ gitti ve fiyatlar 2,93‘e geriledi. Bunun tadı damağımızda iken ardından gelen ilk zam dalgasıyla fiyatlar 3,19‘a çıktı. (...) Ardından gelen zamlarla da şimdi benzin 3,25 lirayı gördü. (...) Esas darbe ‘en adaletsiz ve haksız vergi‘ olarak bilinen dolaylı vergi, yani ÖTV kanalıyla geliyor. ÖTV‘ye bir de KDV geliyor her seferinde. Buna ‘verginin vergisi‘ deniliyor. Bu yüzden 20 kuruşluk bir ÖTV artışı, bize 23 kuruşluk bir benzin zammı olarak yansıyor. (...)

Biz akaryakıtı dizimizin dibinden alırken, Japonlar dünyanın diğer ucundan gelip alıyorlar. Dahası kişi başı geliri bizim beş katımızdan fazla olan Japon‘a bizim yarı fiyatımıza satıyor. Burada siz de benim gibi bir ‘Deli Dumrul‘ kokusu almıyor musunuz? AB ülkelerinde de vergiler ortalama olarak yüzde 55 civarında bir pay alıyor. Yani bize göre acayip düşük değil. Ancak onlar bizden çok zengin. Bütün bu verilere göre petrol tüketimi de en az ikiye katlanmalı, değil mi? (...) kısaca "yerinde saymış", hiç artmamış.

Buna iki açıklama getirmek mümkün. Birincisi kaçakçılık. Gerçekten de bir litre benzindeki bu vergiyi cebe indirmenin yolu kaçakçılıktan geçiyor. Fark o kadar büyük ki, zaten ‘Ergenekon devletinin‘ kucağında büyüyen akredite işadamı kategorisindeki kaçakçı, her türlü riski göze alabiliyor.

İkinci açıklama ise son yıllarda kaydedilen büyük verimlilik artışıyla ilgili. Daha az enerji ve akaryakıt kullanımını mümkün kılan teknolojik gelişmeler sebebiyle akaryakıt kullanım hacmindeki artış ivme kaybediyor. Bu da gerçekten yabana atılacak cinsten değil. Ancak açıklama gücü ‘devede kulak‘ mesabesinde. Esas açıklama, kaçakçılığa getirilen ‘vergisel cazibede‘ saklı.(...)"