Kültür-Sanat

Bu deneye kan karışıyor

Bu deneye kan karışıyor

Abone Ol

Adrien Brody ve Forest Whitaker ikilisi buluşturan The Experiment, 2001 yılında Almanlar tarafından çekilen ve gerçek bir deney hikâyesinden yola çıkılarak hazırlanmış rahatsız edici bir film. Bir hapishaneye kapatılan deneklerin başından geçen olayları anlatan film, gerçekçi sahneleri ve oyuncu performansıyla da dikkat çekiyor.

Her şey 1971 yılında Stanford Üniversitesi‘nde psikolog olan Philip Zimbardo‘nun insanlar üzerinde bir deney yapmaya karar vermesiyle başladı. Yaklaşık 70 kişinin içerisinden 24 kişiyi seçen Zimbardo bu kişileri çoğunluğu mahkûm bir kısmı da gardiyan olarak belirler ve onları yapay bir hapishaneye koyar. Aslında her şey bir oyun olsa da değişik karaktere ve toplumda farklı statülere sahip olan kişiler, bu oyunda aldıkları görevi fazlasıyla kanıksarlar ve deneyi içinden çıkılmaz bir hale sürüklerler. Velhasıl Zimbardo‘nun deneyi kendince başarılı, denekler içinse başarısızlıkla sonuçlanır. Çünkü vaat edilen paraları alamayacaklardır. Alman yönetmen Oliver Hirschbiegel 2001 yılında bu deneyi başarılı bir şekilde filme aktarır ve oldukça da konuşulur. Das Experiment filminde yaşanan deney biraz da abartılarak seyirciye sunulur ve herkes şaşkınlıkla bu gerçekten yaşanan olayı seyreder. 2010 yılına gelindiğinde ise Paul Scheuring Das Experiman‘i Hollywoodvari bir dille anlatmak için yola çıkar. Adrien Brody ve Forest Whitaker‘ı kadroya dahil eden Scheuring filminde Das Experiment filminden çok da ayrı bir dil kullanmaz.

Vahşileşen insanoğlu

Nobel Ödüllü İngiliz Yazar William Golding‘in Sineklerin Tanrısı kitabını okuduğumda ya da Harry Hook‘un bu kitabın uyarlamazsı olan filmini seyrettiğimde inanılmaz derece rahatsız olmuştum. Dahası kitap ve film beni huzursuz etmişti. Sineklerin Tanrısı bir uçağın okyanus üzerinde düşmesi sonucu sağ kalan bir grup askeri okul öğrencinin sağlam bir şekilde karaya çıkmasıyla başlayan olayları anlatıyor. Karaya çıkan öğrenciler kendilerini doğal bir hayat alanında buluyor ve yaşam derdine düşüyordu. Yemek, içme ve tehlikelerden korunmak adına beraber hareket edebilen çocuklar bir süre sonra bir birleriyle çatışmaya başlıyor ve kendilerinin bile ihtimal veremeyeceği karakterlere bürünüyorlardı. Zaman geçtikçe bu şirin çocuklar, ortama ayak uydurarak vahşileşiyor ve arkadaşlarını öldürmeye başlıyordu. Eserin özeti ise şuydu; ne kadar şehirli olursanız olun ve ne kadar medeniyeti tadarsanız tadın zamanı gelince insanoğlu fıtratı gereği en vahşi mahlûka dönüşebilir.

Travis aslında dünya barışını istiyordu

Bu rahtsız edici hikâyenin bir benzerini de The Experiment filminde bulmak mümkün. Paul Scheuring‘in yönettiği film gerçek bir deneyden yola çıkılarak hazırlanmış. Film her ne kadar daha önceden çekilen Das Experiment filmiyle çok fazla aynı cümleleri kullansa da rahatsız edici hikâyesi kendini seyrettirmeyi başarıyor. Scheuring filmine birkaç değişik unsur da katarak hikâyeyi kendi dilinin döndüğünce anlatmaya çalışmış. Deneye kendi istekleriyle dahil olan 26 kişinin hikâyesini anlatan film daha çok Adrien Brody‘in canlandırdığı Travis karakterinin üzerinde duruyor. Yaşamını dünya barışına adayan ve bu anlamda gösterilere katılan Travis bu gösterilerden birinde kavgaya tutuşur. Daha sonra hayatına giren kadınla uzak diyarlara gitmek için paraya ihtiyacı olduğunu fark eden Travis bunun için kolay yoldan çok para kazanabileceği bir ilanla karşılaşır. Hiç düşünmeden deneyin yapılacağı mekâna gelen Travis burada daha sonra çokça karşılaşacağı  Forest Whitaker‘ın hayat verdiği Barris‘le karşılaşır.

Amacından sapan bir deney

Deneyin başlamasıyla ikiye bölünen grubun çoğunlu mahkûmlardan oluşmaktadır. Gardiyanlar az sayıda olsa da kuralların verdiği yetki ve üstlerinde bulunan üniformanın cazibesiyle kendilerini çok güçlü olduklarına inandırmaya başlarlar. Çok kısa sürede ikileme düşen ve çatışmaya başlayan iki gurubun arasında öne çıkan 77 numaralı mahkûm Travis ile gardiyan Barris arasında müthiş bir kovalamaca başlayacaktır. Travis‘e hiç de insani olmayan cezalar veren ve bununla mutlu olmaya başlayan Barris dini bütün kişiliğini kaybettiğinin farkına varmaz. Diğer mahkumların ve gardiyanların da olaylara dahil olmasıyla işin içinden çıkmak çok daha zor olacaktır. Her şeyin kırımızı bir ışığın yanmasıyla sonlanacağını bilen ve kurallara uymak zorunda olduğunu bilen denekler artık hem kendi karakterlerinden uzaklaşmış hem de deneyin amacından sapmıştır.