Alemlerin Rabbi olan Allah’ımız, 15 Temmuz gecesi bizi, tankların, uçakların saldırılarıyla, dinimizi, vatanımızı, canlarımızı kaybetme korkusuyla imtihan etti. Bu korkuyla bizi test eden Allah’ımız, tehlike geçtiğinde, zafer nasip olduğunda nasıl davranacağımızı, şükredip etmeyeceğimizi de elbette test edecek. “Andolsun, siz güçsüz iken Allah size Bedir’de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Allah’tan sakının ki, O’na şükredebilesiniz. (Ali İmran, 3/123) ilahi talimatıyla verdiği zafere karşı o dönemin Müslümanlarından şükür isteyen Allah’ımız, elbette darbeden kurtararak bir uçurumun kenarından döndürdüğü bugünün Müslümanlarının da şükredip etmeyeceğine bakacaktır. Bizlere, imanlı milletimize ve alnı secdeli yöneticilerimize düşen, “Her nimetin şükrü kendi cinsindendir” hakikati gereği, bu büyük beladan bizi kurtaran Allah’ımıza kavli olarak “Elhamdulillah” dediğimiz gibi, fiili olarak da “Elhamdulillah” deyip gönülden şükretmektir.

Bağdat’ı da, Şam’ı da, Ankara’yı da bombalayan uçakların merkez üssü İncirlik’i kapatmak, hiç olmazsa bu yönde adımlar atmak, darbeyi önleyerek milletimizi bu büyük beladan kurtaran Allah’ımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

Ortadoğu’yu işgal planlarının merkezi, terörün ana karargâhı olan ve İslam coğrafyasında olduğu gibi memleketimizin de dört bir tarafına konuşlanmış NATO üslerini kapatmak, hiç olmazsa bu yönde adımlar atmak, darbeyi önleyerek milletimizi ateş çukurunun kenarından döndüren Allah’ımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

Irak’ta, Libya’da, Suriye’de, Mısır’da oynanan senaryoyu bu topraklarda da gösterime sokmak isteyen, içerisinde Türkiye’nin de olduğu 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştireceğini söyleyen ve içimizdeki kuklalarıyla darbeye yeltenen ABD ile stratejik ortaklığı bitirmek, hiç olmazsa bu yönde adımlar atmak, darbeyi önleyerek milletimizi batının ve ABD’nin sömürgesi olmaktan kurtaran Allahımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

Büyük İsrail devletini kurmak için ılımlı İslam, siyasetsiz ve cihatsız İslam, diyalogculuk gibi fitnelerle İslam’ı değiştirmek, içini boşaltmak ve yok etmek isteyen, darbe sürecinde sırıtarak kahvesini yudumlayan Siyonist İsrail’le ilişkileri askıya almak, darbeyi önleyerek milletimizi Siyonizm’e köle olmaktan kurtaran Allah’ımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

Bizi NATO’dan çıkarmakla, AB’ye almamakla tehdit eden, dinimizi ve değerlerimizi yerle bir edecek AB uyum yasalarını dayatan, darbe sürecinde ellerini ovuşturarak bekle gör taktiği uygulayan Avrupa Birliği ile ilgili tüm hedeflerimizi rafa kaldırmak, bir haçlı musibetine daha izin vermeyen Allah’ımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

Darbe gecesi tank paletlerinin altına yatan, bombalarla parçalanan, kurşunlarla şehit olan milletimize vefa borcumuzu ödemek adına onları emperyalizmin faizci sömürü sisteminden kurtarmak, “Eğer şükrederseniz size olan nimetlerimi artırırım”(İbrahim,14/7) ilahi talimatı gereği Allah’ımıza şükretmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.

“Siyonizm ve emperyalizm ancak güçten anlar” diyen Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın işaret ettiği gibi bu coğrafyada bir daha böyle musibetler yaşanmasın diye, İslam Birliğinin, İslam Birleşmiş Milletlerinin, İslam Barış Gücünün kurulması yönünde adımlar atarak batıla karşı güç oluşturmak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ımıza şükür borcumuzu eda etmek için fiili olarak da “Elhamdulillah” demek olacaktır.