Yapılan bu düzenleme, hem devletin alacaklarını tahsil etmesini kolaylaştıracak hem de piyasaya ciddi bir "nefes" aldıracak.
BORÇ YAPILANDIRMASINDA "İLK ADIM" VE ÖDEME DİSİPLİNİ
Sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve borçlunun yasal koruma kalkanından yararlanabilmesi için izlenmesi gereken bürokratik bir sıra bulunuyor. İlk olarak, borçlu vatandaşın veya kurumun ilgili SGK birimine giderek yapılandırma talebini resmen iletmesi gerekiyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Sadece dilekçe vermek yeterli değil. Tecil ve taksitlendirme işleminin sistemde onaylanması ve resmiyet kazanması için "peşinat" niteliği taşıyan ilk taksitin belirlenen süre içinde yatırılması hayati önem taşıyor.
Özellikle birden fazla ilde faaliyet gösteren şirketler için de "yerindelik" ilkesi getirilmiş durumda. Yeni sistemde, teminat gösterme zorunluluğunu kaldıran 250 bin TL’lik limit, her il müdürlüğü için bağımsız olarak değerlendiriliyor. Yani bir işverenin farklı illerde ayrı ayrı borç dosyaları varsa ve bu dosyaların her biri 250 bin liralık sınırın altındaysa, toplam borcu bu rakamı geçse dahi hiçbir gayrimenkul veya banka teminatı göstermeden borçlarını taksitlendirebiliyor.
BOZULAN TECİLLER ARTIK ENGEL DEĞİL: GEÇMİŞE SÜNGER ÇEKME FIRSATI
Birçok esnafın ve şirket sahibinin en büyük korkusu, geçmişte ödeyemeyerek bozduğu yapılandırma dosyalarının yeni başvurusuna engel olmasıydı. SGK, bu konuda oldukça adil ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyerek bu endişeleri ortadan kaldırdı. Yeni düzenlemeye göre, geçmişte bozulan taksitlendirme anlaşmalarına ait borçlar eğer bir şekilde (yeni ödemeler, mahsuplar veya icra yoluyla) tamamen kapatılmışsa, bu "bozulma" kaydı yeni başvurularda bir engel teşkil etmiyor.
-
Böylece, hata yapmış olsa da borcuna sadık kalmaya çalışan esnafa resmî olarak ikinci bir şans verilmiş oluyor.
-
Önümüzdeki dönemde bu esnekliklerin, kayıt dışı istihdamla mücadeleye ve prim tahsilat oranlarının artmasına olumlu katkı sağlaması bekleniyor.