Yaşananlara ‘büyük Arap uyanışı‘‘ adını koyanların artık bu isyan coğrafyasında olan bitenle ilgili cümlelerinde daima bir AMA var...
‘Beşşar Esad beklenen reformları yapmadı o nedenle derhal defolup gitmeli‘‘ diyenlere ‘Hemşerim Bahreyn‘de de özgürlük isteyenler var Suud ordusu Dubai polisi ne arıyor orada? Buna ne diyeceksin?‘‘ diye sorduğunuzda yanıt hazır: ‘‘Ama orada İran parmağı var‘‘
Aynı şekilde Suriye‘de yaşananlarla ilgili de İran‘ın ve Hizbullah‘ın suskunluğu dikkat çekici... Ölenler masum siviller değil mi?
Bu tuhaf tablo karşısında yaşanan bocalamayı iyi okumak gerek.
Öncelikle Sünni-Şii çatışmasının mezhebe dayalı bir gerilim olarak gören yanılır. Mesele İran‘dır. ABD Irak‘ta ummadığı bir bataklığa saplandı. Irak‘lı Şii‘lerin ruhani Lideri Sistani‘yi ve ilgili güç dengelerini tamamen yanlış okudular. Hizbullah‘ın İran‘daki dini merkez Kum yerine Irak‘taki dini merkez Necef‘in etkisine gireceğini hesapladılar. Yanıldılar. Suriye konusundaki sessizlikleri bundandır... Yoğurdu üflüyorlar...
Vicdanı yerine kimliğiyle hareket eden muhafazakar aydınlarımız açısından ise süreç gerçekten sıkıntılı.
Gerçek bir İslamcının kimliğiyle aldığı tavır zaten vicdanlıdır. Tam da bu nedenle bölgede yaşananlar sahici bir turnusol işlevi görüyor...
Serdar Akinan AKŞAM