Suriye de Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ve

Birleşmiş Milletler (BM) den uzmanların oluşturduğu bir ekip kimyasal silahları

imha etmeye başlamış. Kimyasal silahların imha edilmesi Esad ın katliamını

engellemediğine göre yapılan işin ne anlama geldiğini birilerinin izah etmesi

gerekmiyor mu Yani, Esad ın elinde bulunan kimyasal silahların imha edilmesi

Suriye de hükumet güçlerinin saldırılarını durdurmuyor, ilk parti kimyasal

silahın imha edildiği gün Esad güçleri 7 si çocuk 74 insanı katlediyorsa bu

silah imhasının bir işe yaramadığını söylemek yanlış olur mu Hatta Esad

ülkesinde BM heyeti gözetiminde katliamını sürdürüyor dersek doğru söylemiş

olmaz mıyız Çünkü gelen haberlerde bir yandan kimyasal silahların imha

edildiği belirtilirken, öbür yandan Esad güçlerinin Halep ve Şam da

gerçekleştirdiği saldırılarda 74 sivilin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

Kısacası Suriye de kimyasal silahların imhasına başlanması katliamın

engellenmesi hususunda bir işe yaramadığı gibi, Esad a cinayetlerini sürdürmesi

için güvenli bir ortam sağlamış görünüyor. Yani BM aldığı kararla Suriye de

sivil halka değil, katillere güvenlik sağlamış oldu.

Bu noktadan sonra artık BM nin ne işe yaradığını sormanın

da anlamı kalmıyor. Özelliklede BM nin dünya üzerinde savaşları önlemek,

katliamlara son vermek gibi bir görevinin olduğunu da kimsenin hatırlatmasına

gerek yok. Sıkça tekrarladığımız gibi BM, emperyalist güçlerin güdümünde ve

hizmetinde, onların çıkarlarını korumak ve kollamak adına faaliyet

göstermektedir. Böyle olunca da mazlumların bu örgütten bir şey beklemesi

anlamsızlaşmaktadır. Çünkü dünya üzerinde mazlumlar zalimlerin insafına terk

edilmiş oluyor ki, böyle bir dünyada haksızlığın ve zulmün ortadan kalkmasını

beklemek ya aptal olmayı ya da sömürgecilerin atacakları bir kemik parçası ile

karın doyurmaya razı olmak anlamına geliyor. Kısacası, Yeni Bir Dünyanın

kurulmasına ihtiyaç var. Önce bu gerçeğin farkına varmak, ardından da yeni bir

dünyanın bugünden yarına olmasa bile kurulması için harekete geçmek gerekiyor.

Bugün harekete geçilirse belki biz görmeyiz ama çocuklarımızın ve

torunlarımızın adil bir dünyada yaşayabilmesi için bugünkü nesillerin harekete

geçmesi gerekiyor. Peki, bugünkü nesiller harekete geçer ve geçmişte olduğu

gibi yeni bir oluşumun gerçekleşmesini de sömürgeci maddeye tapan insanların

oluşturduğu güçlerden beklemek gibi bir yanlışa saplanılırsa yeri bir dünyanın

kurulması, kurulsa bile yeryüzünde zulmün son bulması beklenebilir mi

Bu soruya tüm okuyucularımın yüksek sesle hayır

dediklerini duyar gibiyim. Çünkü bugün dünyanın haksızlıkların ve zulmün hâkim

olduğu çukura yuvarlanmasının sebebi materyalist Batı medeniyetidir. Onlar için

esas olan çıkardır. Bunun için her türlü yola başvurabilir, bunu kendileri için

hak olarak görürler. Bu bakımdan insanlığın öncelikli olarak maddeperestlikten

kurtarılması, hakkı üstün tutan İslam medeniyeti ile tanışmasının sağlanması

gerekiyor. Bunun kolay olmadığını biliyorum. Ancak, inandım diyen her ferdin bu

gerçeği duyurmak gibi bir görevi vardır. Çünkü İslam sadece kişinin değil,

toplumun tüm fertlerinin huzurlu olmasını ister. Huzurlu olmayan bir toplumda

fertlerin huzurlu olması da zaten mümkün değildir.

Aslında BM nin yapısı ve varlığının yukarıdan beri izah

etmeye çalıştığımız zulmün ve haksızlıkların kaynağını oluşturduğunu herkes

artık görüyor ve biliyor. Ne var ki haksızlıklara son vermeye bu gerçeği görmek

ve bilmek yeterli olmuyor. Bunun için zalimlerin karşısına hakkı esas alan bir

güç olarak çıkmak gerekiyor. Çünkü zalimler sadece güçten anlıyorlar. Bu güç

ise mevcut BM nin yapısında bir taktım değişiklikler yaparak oluşturulamaz.

İslam dünyasının öncülük yaptığı yeni bir oluşuma ihtiyaç vardır. Hayatı bu

dünyadan ibaret sayan bir anlayışın hâkim olduğu dünyada haksızlıkların son

bulması mümkün olmaz.

Hakkı üstün tutan anlayışın mensubu olduğunu söyleyen bir

takım kimselerin ülkelerini zalimlerin emrine sunduğu bir dünyada hakkı üstün

kılacak yeni oluşumu sağlamak ebette kolay değildir. Ama bedel ödemeyi göze

alabilmiş mazlumlar silkinip ayağa kalkabilirse dünya yeniden kurulabilir.