Körfez'deki ateş çemberi, faturasını Amerikan iç siyasetine kesmeye başladı. Wall Street Journal'ın (WSJ) Beyaz Saray koridorlarına dayandırdığı son iddialar, başkent Washington'da kapalı kapılar ardında yaşanan büyük paniği gözler önüne seriyor. Sandık ufukta görünmüşken, uzayan krizin yarattığı ekonomik sarsıntı Cumhuriyetçilerin hesaplarını fena halde şaşırtmış durumda.

Sandık Korkusu ve Fırlayan Fiyatlar
Petrolün varil fiyatının 100 dolar barajını yıkıp geçmesi, Trump ekibinin uykularını kaçıran bir numaralı gündem maddesi. Kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların giderek büyüyen bir kesiminin bu savaşa artık sıcak bakmadığını gösteriyor.
Ara seçimler yaklaşırken muhafazakar tabanda yaşanacak olası bir kırılma, parti kurmaylarını kara kara düşündürüyor. Trump'ın dış ekonomi danışmanı Stephen Moore'un sözleri aslında içerideki yangının itirafı niteliğinde: "Gaz ve petrol fiyatları yükseldiğinde diğer her şey de artar. Satın alınabilirliğin zaten sorun olduğu bir dönemde bu durum ciddi zorluklara yol açabilir."
Tahliyeler ve "Çıkış Yolu" Arayışı
Beyaz Saray'daki bazı üst düzey danışmanların başkana sunduğu reçete oldukça net: Amerikan ordusunun hedeflerine büyük ölçüde ulaştığını dünyaya ilan et ve fişi çek.
Bölgedeki güvenlik risklerinin ulaştığı boyut da bu baskıyı hızlandırıyor. Çatışmaların ortasında kalan ve güvenlikleri tehlikeye giren yaklaşık 36 bin Amerikan vatandaşının bölgeden apar topar tahliye edildiği kaydedildi.

Trump'ın Gözü Hürmüz'de
Peki tüm bu içeriden gelen baskılara rağmen Oval Ofis ne diyor?
WSJ'nin sarsıcı haberi henüz manşetlere düşmeden saatler önce kameralar karşısına geçen Donald Trump, sahadaki duruma dair oldukça iddialı bir tablo çizdi. Savaşın "büyük ölçüde tamamlandığını" savunan ABD Başkanı, İran'ın donanması, hava kuvvetleri ve iletişim ağlarının imha edildiğini öne sürdü.
Başlangıçta koydukları hedeflere planlanandan dört-beş hafta daha erken ulaştıklarını iddia eden Trump'ın asıl hamlesi ise başkaydı. Küresel ticaretin can damarı olan ve şu an fiilen kapalı durumdaki Hürmüz Boğazı'nı "ele geçirme" niyetini açıkça dile getirdi. Donanmayı boğaza göndermeyi düşündüğünü söylemesi, tansiyonun yakın zamanda düşmeyeceğinin en net sinyali olarak yorumlandı.





