BU haftanın sonuna, yani son tatil gününe denk gelen
oyunlarda ev sahipleri evlerine galibiyetlerle gittiler. Tabii ki koltuğu geri
alan Beşiktaş bunların en mutlusu idi. Trabzonspor da boş tribünler önünde uzun
süredir hasret kaldığı galibiyeti cebe indirdi.
Önce liderden başlayalım. Beşiktaş on biri artık tıpkı
ligin ilk sezonu olan 1959-60 daki gibi ezberlenmeye başlandı. Geri dörtlü,
orta saha şayet sakat ve cezalı yoksa klasikleşti. İlerde ise Gökhan Töre
olmayınca Quaresma yer alıyor. Sivasspor ise Okan hocanın elinde ciddi bir ivme
kazanmış. Özelikle hücuma çıkarlarken zenginleşiyorlar. Ancak ne var ki kendi
bölgelerinde çok top kaydediyorlar.
Beşiktaş ın bu maçtaki en çarpıcı görüntüsü, rakip oyuna
çıkarken geri dörtlülerine, ön liberolarına müthiş pres yapıp çok hayati toplar
kazandılar. Ancak ne var ki bunların çoğunda ya pas tercihini yanlış yaptılar,
ya da çalımla adam eksiltmeye kalkıştılar. Bu arada Beşiktaş ın on birinde aynı
anda hem Oğuzhan, hem Sosa, hem de Quaresma olamaz diye yazmıştım. Hâlâ da
görüşümün arkasındayım. Zaten Şenol hoca da Sosa yı 61. dakikada alıp sigorta
adam Necip i oyuna attı. Olcay ın top neredeyse orada olayım gibi müthiş efor
harcaması de Kerim le değişmesine sebep oldu. Şayet Şenol hoca son değişikliği
en yapıp meydana gelecek bir aksilikte on kişi kalmayayım diye bence Gomez i
çok geç çıkardı, Cenk in çok geç aldı.
Beşiktaş şimdilik öne doğru müthiş bir çabuk pas yapısı
ile oynuyor. Ancak bunların bazısında aşırıya kaçıp, rakip eksilmişken risk
almıyor.
Maçın hakemine değinelim. Verilen bir penaltı verilmeyen
üç penaltı vardı. Bunların iki Sivasspor un, biri de Beşiktaş ın lehine idi. Ne
olur maçlardan önce, Bu hakemle Beşiktaş 8 de 7 yaptı gibi saçmalıkları dile
getirmeyelim. Bakın hakemler ne hale geliyorlar... Bu arada kaleci Tolga da
gecesindeydi. Atııf ın iki şutu tam kaleci aldatıcı idi.
Ya Trabzonspor Rakip Gençlerbirliği idi. Tribünler boştu.
Bütün bunların yanı sıra Sadi hoca Şota nın yazlık takım görüntülerini pek
izlettirmedi bizlere. Haa çok mu pozisyon buldu Hayır! NDoye emekli olmuş
diyebilirim. Hemen Cardozo çıkarıldı sahaya... Marin e özel bir top lazım
derken, baktım Ekici sahadaydı. Sefa zaten dangıl dungul oynayan bir oyuncu
idi, yerine topa daha çok basan, sahayı daha iyi gören Erkan girdi. Yani Sadi
hoca baktı, gördü, süzdü ve değişikliklerini yaptı. Sonrası mı Büyük
firmalardaki tahribatlar öyle kolay kolay giderilemez. En azından Constant ı
sol bekte izlemedik yani...