Nihayet ayrılık zamanı gelmişti. Ayağa kalktılar. Şakik‘e;
-Ya İbrahim Ethem!
--Söyle ya Şakiki Belhi!..
--Fokur fokur kaynayacaksın!Pişeceksin!Kül olacaksın!Gün gelecek artık yanmayacak acı çekmeyeceksin!Çileden kurtulup aradan çıkacaksın!Ve O‘nu bulacaksın!..
İbrahim Ethem;
--O‘nu bulacağım! Beni yaratanı bulacağım! Yaratıldığımdaki murada ereceğim!.. Alemleri insan için,insanı da kendi visali için yaratanı bulacağım!..
Denizin ortasındaki gemi saatlerdir dev dalgalarla boğuşuyordu! Suyun içinde bir ceviz kabuğu misali sallanıp duruyordu.Gemideki insanlar can korkusu içinde bir sağa bir sola koşuşuyorlardı.Ellerinde bakraçlarla gemiye dolan suları dışarı boşaltıyorlardı...
Neden sonra fırtına dinmiş herkes derin bir nefes almıştı.Biran sonra kalabalığın arasından maskara kılıklı biri geçti.
-Yolcular! Fırtına kesildi, tehlike geçti. Artık keyfimize bakabiliriz!dedi.Kalabalık;
--Evet!Anlat maskara seni dinliyoruz.dediler.Sonra ellerini birbirine vurup şaklatarak tempo tuttular.Maskara;



