Laboratuvar testleri, plastik ambalajların bebeklerin gelişimini tehdit eden bu maddeleri doğrudan gıdaya sızdırdığını savunuyor.
Greenpeace’in bir bağımsız araştırma kuruluşu iş birliğiyle hazırladığı “Küçük Plastikler, Büyük Sorun: Bebek Gıdası Plastik Poşetlerinin Gizli Riskleri” başlıklı raporu, bebek beslenmesindeki küresel bir tehlikeyi gözler önüne serdi.
İddiaya göre, sıkılarak tüketilen esnek plastik ambalajlı bebek gıdalarını inceleyen araştırma, küresel markaların ürünlerinde yüksek miktarda mikroplastik bulunduğunu kanıtladı.
Yapılan testlerde, özellikle Danone Happy Baby Organics ve Nestlé Gerber markalı ürünlerde gram başına onlarca mikroplastik parçacığı içerdiği belirlendi.
Bazı paketlerdeki toplam mikroplastik sayısının 11 bini aştığı tespit edildi.
KORKUTAN BULGULAR!
Raporda öne çıkan en çarpıcı bulgulardan biri, mikroplastiklerin doğrudan ambalaj malzemesinden gıdaya geçiyor olması.
Yapılan laboratuvar testleri, gıdada saptanan parçacıklar ile ambalajların iç kaplamasında kullanılan polietilen malzemesi arasında doğrudan bir bağ olduğunu kanıtlıyor.
Danone Happy Baby Organics meyve pürelerinde gram başına ortalama 99’a kadar mikroplastik saptanırken, tek bir poşetteki toplam parçacık sayısı 11 bini geçiyor.
Nestlé Gerber yoğurt pürelerinde ise gram başına 54’e kadar parçacık saptanırken, poşet başına toplam miktar 5 bini aşıyor.
Öte yandan bağımsız bilimsel çalışmalar, plastik bir kabın mikrodalga fırında sadece 3 dakika ısıtılmasının bile gıdaya yaklaşık 4 milyon mikroplastik parçacığı sızdırdığını gösteriyor.
BEBEKLER RİSK ALTINDA!
Vücut kitleleri küçük, organları ve bağışıklık sistemleri henüz gelişim aşamasında olan bebekler, plastik parçacıklarına ve kimyasal maddelere karşı yetişkinlerden çok daha savunmasız bir durumda bulunuyor.
Uzmanlar, bebek gıdası ambalajlarından içeriğe sızan onlarca farklı kimyasal tespit etti. Bu maddelerin büyük bir kısmının potansiyel olarak toksik ve üretim esnasında içeriğe bilinçli şekilde eklenmemiş "kasıtsız" maddeler olduğu belirtiliyor.
Nestlé Gerber ürünlerinde bu kimyasallara ek olarak insan sağlığına zararlı olabilecek farklı bir madde daha saptandı.
Endokrin bozucu bu kimyasallara bebeklik döneminde çok düşük dozlarda bile maruz kalınması; üreme sistemi, büyüme süreçleri ve metabolizma üzerinde kalıcı hasarlar bırakabiliyor.
PLASTİK AMBALAJ PAZARI HIZLA BÜYÜYOR
Araştırma ve tespitlere göre, taşıma ve kullanım kolaylığı sebebiyle tercih edilen esnek plastik ağızlıklı poşetler, bebek gıdası ambalajı sektöründe devasa bir paya ulaşmış durumda.
Veriler, 2025 yılı itibarıyla bu ambalajların küresel pazarın hacim bazında yüzde 37,15’ini oluşturduğunu gösteriyor.
Sektörün 2031 yılına kadar yıllık yüzde 8,18’lik bir büyüme oranı yakalayarak pazar payını daha da artıracağı öngörülüyor.
Bu durum, önlem alınmadığı takdirde gelecekte daha fazla bebeğin mikroplastik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ortaya koyuyor.
YASAL DÜZENLEMELER ELZEM!
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, plastik ambalajların hayatın her alanında hızla normalleştiğini ancak bu durumun gezegen ve insan sağlığı üzerinde ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
İncelemenin şimdilik iki büyük markayı kapsadığını ancak bulguların bu ambalaj türünü kullanan tüm sektörü bağladığını belirten Butan, plastikle temas eden gıda üreticilerinin, ürünlerinin mikroplastik sızdırmadığını bağımsız testlerle kanıtlamak zorunda olduğunu vurguladı.
Hükümetlerin halk sağlığını korumak adına acilen bağlayıcı yasal düzenlemeler yapması gerektiğini söyleyen Butan, Birleşmiş Milletler Küresel Plastik Anlaşması’nın plastik üretimini sınırlandırmak ve zararlı ambalajları ortadan kaldırmak için tarihi bir fırsat olduğunu belirtti.
Greenpeace, "Plastiksiz Gelecek" kampanyası kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da bu anlaşmada ilerici ve güçlü bir duruş sergilemesini talep ediyor.
GREENPEACE HAKKINDA...
Greenpeace, "Yeşil Barış", ekolojik dengeyi korumak ve yaşanabilir bir dünya sağlamak amacıyla küresel çapta faaliyet gösteren bağımsız bir çevreci sivil toplum kuruluş...
1971 yılında Kanada'da bir grup aktivist tarafından kuruldu...
Küresel ısınma, ormansızlaşma, aşırı avlanma, nükleer tehlikeler ve çevre kirliliği gibi konularda kampanyalar yürütmektedir.
Şirketlerden, devletlerden veya siyasi partilerden maddi destek veya sponsorluk kabul etmez. Gelirlerinin tamamını bireysel bağışçılardan sağlar.
Çevresel sorunlara dikkat çekmek için şiddete başvurmayan, barışçıl ve yaratıcı doğrudan eylem yöntemlerini kullanır.





