Allah’a şükür yine bir bayramı geride bıraktık. Diğer zamanlarda ziyaret edemediklerimizi ziyaret ettik. Büyüklerimizin ayağına gittik, ellerini öptük, ekranlarımızla kucaklaştık, küçüklerimiz ayağımıza geldi, gözlerinden öptük. Tabi ki bu arada büyükler küçüklere öğüt verebildilerse, küçükler büyüklerin öğütlerini dinledilerse, başka bir deyişle ellerini öptükleri gibi sözlerini de öptülerse, yaş itibariyle yakın olanlar fikir teatisinde (görüş alışverişinde) bulundularsa, milletimiz ve memleketimizin huzuru için istişare yaptılarsa çok iyi bir bayram yapıldı demektir.

Allah böyle daha nice bayramlara ulaştırsın.

Fakat bu bayram gezilerinde yine bazı aksamalar görüldü; hatta bayramın ruhuna aykırı durumlar müşahede edildi. Özellikle kadınlarımız ve genç kızlarımızın İslam’a aykırı kıyafetlerle bayrama çıktıları, bu halde bayramınız mübarek veya kutlu olsun- dedikleri duyuldu. Halbuki Allah’ın yasak ettiği bir kıyafetle bayram yapmak onun mübarek olmasına engel olur; en azından kendi bayramını lekeler. Akraba olmayanların birbiriyle tokalaşmaları kerahetle geçiştirilse bile öpüşmeleri asla caiz değildir.

Böyle bir davranış yine bu kişilerin bayramlarının mübarek olmasını engeller. İbni Nebate’nin hutbesinde naklettiği bir Hadis-i Şerifte “Bayram günü Allah’a asi olan ona mahşerde (büyük mahkeme arenasında) asi olmuş gibidir” uyarısı yapılmaktadır.

Fatih Ders-i am’larından (ordinaryüs profesörlerinden) Mehmet Rahmi “Tefcir-ut-Tesnim”  adlı eserinde –Ğaliyetü-l-Mevaiz= (Değerli Öğütlerden yaptığı alıntıda “Ramazan ayında amel-i Salih (iyi iş) yapıp da ondan sonra günaha ve isyana dönen kişi örgüsünü ördükten sonra onu söken gibidir” denilmektedir.

Aslında yapılan bir sevap küfre düşmedikçe (kâfir olmadıkça) silinmez ama Allah korusun bir Müslüman “Ramazan’da oruç tuttum; namaz kıldım; Kur’an’ı hatmettim; şimdi biraz alkollü sıvı alsam veya baş açık gezsem ne çıkar” derse küfre girer ve bütün kazandığı sevaplar silinir gider.

Eserin sahibi her halde bu ihtimal dolayısıyla Ramazan’dan sonra günah işleyenin sevaplarının silineceğine dikkat çekmiştir.

Unutulmamalıdır ki dini bayramlarımız bayram namazlarıyla başlıyor. Bu namazlarda fazladan tekbir alınmakta (Allah çok büyüktür) manasındaki sözler artırılmış olmaktadır.

Kadınlarımız bayram namazlarına gelmese de evde kıldıkları namazların her rekâtında beşer defa ve belki de sonlarında 33 defa “Allah-u Ekber = Allah En Büyüktür” demektedirler. Bu sözleri Ramazan’da defalarca tekrar etmiş Müslümanlar daha bayramdan itibaren günah işlemeye, Allah’ın istemediği kıyafetlerle gezmeye başlarlarsa bir taraftan alacakları İlahi bayram ödülünden mahrum kalacakları gibi ayrıca Ramazan’da arındıkları günahlara batmaya başlamış olurlar.

Dini bayramlar ziyaret edilen her yerde Allah’tan ödül alma töreni gibidirler. Bir öğrenci başarı ödüllerinin dağıtıldığı bir merasimde okulun kurallarına aykırı kıyafetle ödül sahnesine kabul edilmeyip ödülünü alamadığı gibi Müslümanlar da öğrencisi bulundukları İslam okulunun kurallarına aykırı bir davranış ve kıyafetle dolaşırlarsa Allah tarafından ödüllendirilmezler. Aksine yukarıda mealini verdiğimiz Hadis-i Şerif gereğince cezalandırılabilirler.

Bu bilgiler ışığında Bayramın hayrının devam etmesini, kazanılmış sevapların kaybedilmeden korunmasını ve gelecek Bayram daha bilinçli olarak ulaşılmasını temenni ve niyaz ederim.