Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, Ali Emiri Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla kapılarını açtı. Yerel yöneticilerden akademisyenlere, bölge valilerinden siyasi parti temsilcilerine kadar pek çok ismin yer aldığı programda, toplumsal uzlaşı ve çözüm arayışları masaya yatırıldı. Kürsüye çıkan Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’ın sadece bir kent değil, ülkenin tarihi yüklerini taşıyan devasa bir ayna olduğunu belirterek, barışın bir heves değil, akıl ve cesaret isteyen bir inşa süreci olduğunu dile getirdi.

SİYASİ BİR PERGEL YEREL DEMOKRASİYİ ÇİZMELİ

Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durumdan çıkış yolu için siyasi pergel benzetmesini yapan Bakırhan, bu aracın bir ayağının cumhuriyetin kazanımlarında olması gerektiğini kaydetti. Bakırhan, “Bir ayağı cumhuriyetin ortak kazanımlarına dayanmalı, diğer ayağı haklara, hakların diline, kültürüne ve hafızasına dayanmalı. Bu pergel yerel demokrasiyi eşit yurttaşlığı, yoksulluğa karşı adaleti ve herkes için özgürlüğü birlikte çizmelidir” ifadelerini kullandı. Ortadoğu'daki karmaşık denklemlerin çözüm anahtarının Diyarbakır’da olduğunu vurgulayan Eş Başkan, bu iradenin Ankara ile buluştuğu gün Türkiye'nin bölgede demokratik bir öncü güce dönüşeceğini vurguladı.

ACI VE DİRENİŞ ARTIK BARIŞIN HARCI OLACAK

Bölge halkının on yıllardır büyük sınavlardan geçtiğini hatırlatan Bakırhan, biriktirilen acıların artık dönüşme vaktinin geldiğine işaret etti. Geçmişteki inkar politikalarının ve dil yasaklarının ülkeye bir fayda sağlamadığını, aksine hak tanımanın tehlike olmadığını aktaran Bakırhan şöyle konuştu: “Acı, sabır ve direnişi çok biriktirdik. Artık bu birikimleri taşımakla yetinmeyeceğiz. Onları dönüştüreceğiz. Acıdan öğrendiklerimizi, sabırla biriktirdiklerimizi ve direnerek kazandıklarımızı şimdi Sayın Öcalan'ın çağrısını yaptığı demokratik toplum ve barış sürecinin harcı olarak inşa edeceğiz.”

Konuşmasında İslami gelenekten bir kıssa ile toplumsal uzlaşma vurgusu yapan Bakırhan, Kabe'nin tamiri sırasında yaşanan Hacerül Esved krizini hatırlattı. Hazreti Muhammed’in taşı bir örtüye koydurup her kabilenin bir ucundan tutarak taşı kaldırmasını örnek gösteren Bakırhan, çözümün kimseyi dışarıda bırakmadan omuz omuza sağlanabileceğini kaydetti. Barışın yolunda hizmetkar olmaktan onur duyacaklarını belirten Bakırhan, “Mesele bir tarafın kazanıp diğerinin kaybettiği bir düzen değildir. Mesele toplumun her ferdinin, her renginin, her kimliğinin onurunu koruyan büyük bir çözüm örtüsü kurmaktır”

Kaynak: Haber Merkezi