Ortadoğu'da kan gövdeyi götürürken, diplomasi masasından ve Ankara kulislerinden gelen o zehir zemberek açıklamalar tansiyonu bir kez daha zirveye taşıdı. Aylardır masum sivillerin üzerine bomba yağdıran ve bölgeyi adeta ateş çemberine çevirenlerin, şimdi hedef şaşırtmak için Türkiye'nin zirvesine dil uzatması bardaktaki son damlayı taşırdı. Ankara'nın bu hadsizliğe verdiği o çelik gibi sert yanıt, devletin en tepesine uzanan dillerin nasıl kesileceğini tüm çıplaklığıyla kanıtladı.
Ahlaki İflas ve Suçluluk Psikolojisi
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden açtı ağzını yumdu gözünü.
Netanyahu'nun sözlerini "siyasi hezeyan ve ahlaki iflasın tezahürü" olarak nitelendiren Bahçeli, bu çıkışların ardında kan ve katliam üzerine kurulan alçak bir siyasetin yattığını ifade etti. İnsanlık vicdanında mahkum olan bir yapının, şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkardığına dikkat çekildi. Bahçeli'nin, "Hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir" şeklindeki açıklamaları, krizin boyutunu net bir şekilde ortaya koydu.
İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı…
— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) April 13, 2026
Devletin Zirvesine Uzanan Kirli Ağızlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yöneltilen o hayasız dilin, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına ve milli iradenin bizzat kendisine yapılmış bir saldırı olduğu vurgulandı. "Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir" diyen Bahçeli, Siyonist elebaşının asıl rahatsızlığının Türkiye'nin artan diplomatik ağırlığından kaynaklandığını iddia etti. Cumhur İttifakı'nın tavizsiz duruşu hatırlatılarak, devletin kudretine yönelen her sinsi operasyonun ve tehdidin karşısında etten bir duvar örüleceği kaydedildi.
Haddini aşan bu seviyesiz iftiralara karşı başkent Ankara'nın atacağı sıradaki diplomatik adımlar ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden gelecek o muhtemel sert reaksiyon bekleniyor.





