Ankara kulislerinde siyasi tansiyonun her an yüksek seyrettiği şu günlerde, bayramın gelişiyle birlikte liderler arasındaki buzları eriten hamleler peş peşe geldi.
Önce Özel Sonra Kılıçdaroğlu Arandı
Edinilen bilgilere göre, bayramlaşma trafiğinin ilk durağı meclis grubu oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli, ilk olarak CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Karşılıklı iyi dileklerin iletildiği görüşmede, iki isim birbirlerinin bayramını tebrik etti.
Siyaset arenası bu ilk teması sindirmeye çalışırken, Bahçeli'den hamle daha geldi.
MHP lideri, Özgür Özel ile yaptığı görüşmeden kısa bir süre sonra bu kez doğrudan ana muhalefet liderinin telefonunu çaldırdı. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da arayarak Kurban Bayramı'nı kutladı.
YARIN BİR KEZ DAHA ÇAĞRI YAPACAK
Öte yandan Devlet Bahçeli'den dikkat çeken hamle daha geldi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP'de yaşanan mutlak butlan krizinin ardından yarın hem Kemal Kılıçdaroğlu’na hem de Özgür Özel’e yönelik önemli bir çağrıda bulunacağı açıklandı.
"KILIÇDAROĞLU, ÖZEL İLE GÖRÜŞEREK FERAGAT ETTİĞİNİ BELİRTMELİDİR"
Ayrıca Bahçeli, geçtiğimiz günlerde CNN Türk'e yaptığı yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"CHP’de ortak akıl egemen hâle gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihî bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihî sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP’nin kurumsal kimliğinin hem de CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir."
"BU AŞAMADA TEK YOL UZLAŞMAKTIR"
Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz, kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkân çerçevesinde gerekli fedakârlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalıdır ki, CHP’nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP’ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.
Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla; kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır.”





