Gündem

Babacan, sanal bahis tehlikesine dikkat çekti: “Gençler kurban ediliyor”

DEVA lideri Ali Babacan, son yıllarda artış göstermesiyle, toplum içinde önemli bir sorun haline gelen sanal bahis bağımlılığına dikkat çekti. Babacan, “Gençleri kaybediyoruz, aile yapımız bozuluyor. Gençlerimiz kurban ediliyor. Tek bir öğrencinin hesabında 100 milyon para döner mi, hiç mi denetleyen yok? ‘Şehirlerde tırları kontrol edeceğim. Vergiye bakacağım’  diyen devlet buna bakmaz mı? Tamamen sahipsizlik var. Sanal bahis bağımlılığı nedeniyle aile faciaları yaşanıyor" dedi.

Abone Ol

Gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, madde ve sanal bahis bağımlılığı ile ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulunurken, Kurban Bayramı üzerinden de ekonomide yaşanan sorunlar ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“AİLE FACİALARI YAŞANIYOR”

Son yıllarda artan sanal bahis siteleri ve neden oldukları bağımlılık ile ilgili, “Gençleri kaybediyoruz, aile yapımız bozuluyor. Gençlerimiz kurban ediliyor” diyen Babacan, sadece tek bir bahis sitesinde binden fazla üniversite öğrencisinin kredi kartı üzerinden 7 milyar dolar döndüğünü açıkladı. Babacan, “Bütün bunlar göz göre göre oluyor. Tek bir öğrencinin hesabında 100 milyon para döner mi, hiç mi denetleyen yok, devlet bunun için var. ‘Şehirlerde tırları kontrol edeceğim. Vergiye bakacağım’  diyen devlet buna bakmaz mı? Tamamen sahipsizlik var. Sanal bahis bağımlılığı nedeniyle aile faciaları yaşanıyor” dedi.

“SANAL BAHİS İZNİ O FİRMAYA HANGİ İMTİYAZLA VERİLDİ?”

İktidarın sanal bahis ile mücadele yetersiz kaldığını belirten Babacan, şu dikkat çeken mesajları verdi: “Türkiye’de kumarhaneler 26 yıl önce kapatıldı ama bu hükümet döneminde cep telefonları kumarhaneye döndü. Hükümet sanal bahis ile mücadele etmiyor. Zaten yasa dışı ile yasal arasında fark yok. Elindeki yetkileri kullanmıyor. Aylar önce çek fişi bitir işi demiştim. Hükümetin elinde çok fazla imkan var. BDDK’nın ödeme sistemlerini denetleme gücü var. Devletin ilgili kurumları istese yargıdan önce harekete geçer ama geçmiyor. Niye harekete geçmiyorlar? Kocaman bir soru işareti. Sanal bahis izni tek bir firmaya imtiyazlı olarak verildi, ihalesiz verildi. Devlet hiç bir karşılık almadan bu izni verdi, böyle şey olmaz, böyle devlet yönetilmez.”

“BAĞIMLILIK KONUSU BİR BEKA MESELESİ HALİNE GELDİ”

Bağımlılık konusunun artık beka sorunu haline geldiğinin altını çizen Babacan, “1998'de kumarhaneler kapatıldıysa yıllar sonra niye bu kadar kolay hale getiriyorsunuz. Niye her cep telefonu içerisine kumarhane açıyorsunuz. Şifreyi bilen her yaş grubunda girebilir. Yüzlerce kumar makinası var artık. Yasal olan ile hiç bir şekilde mücadele edilmiyor. Yasal ve yasa dışı sanal ortamda bu işi bitirmek gerekir.  Faiz için ‘Nas’ var dedi Cumhurbaşkanı. Aynı ayette kumar için de geçiyor. Nas var deyip kumardan hiç bahsetmiyor. Kendi izin verdiği tek tek bildiği firmalar oynatıyor. Muhafazakarlık iddiası ile dini kutsalları günlük siyasete konuşan iktidar döneminde oluyor bunlar” ifadelerini kullandı.

“DEĞERLER EROZYONA UĞRUYOR”

Toplum değerlerinde de bir erozyona neden olunduğunu da vurgulayan Babacan, “Bizim kültürümüzde helal kazanç vardır , alın teri önemlidir ama ne yazık ki bunun bir değeri kalmadı. Kim fırsatını bulup para kazanırsa işini biliyor ifadesi kullanıldı. Bu ifade çok tehlikeli. Fırsat eşitliğinin yerini torpil, kayırma aldı” dedi.

“YÜKSEK FAİZ GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETİ BOZUYOR”

Ekonomide uygulanan yüksek faiz modeline ilişkin eleştirlerde bulunarak sözlerini sürdüren Babacan, yüksek faizin gelir dağılımını bozduğunu ve uçurumu derinleştirdiğini kaydetti. Babacan, “Yüksek faiz demek parası çok olanın daha çok parası olması servetine servet katması, borcu olanın ezilmesi demek. Şahıslar için de kobi, çiftçi, esnaf için de geçerli. Bazen acı reçete gerekebilir ama hadi 1, 2 bilemedin 6 ay 1 yıl… Bu çok üzün sürdüğü zaman kemoterapi etkisi yapar. Kemoterapi arka arkaya verilince nasıl vücudu mahvediyorsa şu anda öyle bir durumla karşı karşıyayız. Vücudu mahvediyor artık, ölüm sebebine dönüştü. Bu durum toplumda büyük yaralar da açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“GENÇLER, UMUTLARINI YİTİRMİŞ EVE MAHKUM OLMUŞ”

Yaşanan tüm bu sorunların gençlerin umutlarını tüketmekle kalmadığını onları eve mahkum ettiğinin de altını çizen Babacan, şunları kaydetti: “Gençlerin yüzde 27’si ne işte ne eğitimde.  Ev genci dediğimiz bir toplum oluştu. Bu gençler ekran bağımlılığı ile vakit geçiriyor. Evlenme sayısı, doğan bebek sayısı azalıyor. Avrupa’da 8 ülkede doğurganlık oranı bizi geçti. Nüfusumuz yaşlandıkça fakirleşiyor. Nüfusun yenilenmesi için gerekli oran 2.10 iken bu oran şu anda 1.48’e inmiş durumda. Bir beka sorunu ile karşı karşıyayız. Aile kurumu bizim için olmazsa olmazdır. Aile kurumuna zarar verecek her akıma devletin dikkat etmesi, gerekli önlemi alması gerekiyor.”