1929‘daki Büyük Buhran ile şu anki Avro Krizi‘ni kıyaslayan Prof. Dr. Korkut Boratav "Avrupa‘da ortaya çıkan ikinci dalga (Avro krizi), 1929 Buhranı‘nda gözlenmeyen sorunlar içeriyor. Kriz Avro‘nun para birimi olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlanırsa, çok ağır yıkıntılara yol açacak. Güç odakları yeniden oluşuyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Boratav, Avro krizinin 1929‘daki gibi büyük bir çöküşe yol açabileceği tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avro krizi ile 1929 Buhranı arasında geniş anlamda bir ilişki kurulabileceğini söyleyen Boratav, ‘‘1929‘da başlayan Büyük Bunalım‘ın pek çok özelliği 2007 Amerika‘sında tekrarlandı, Büyük Bunalım‘ın başlangıç temposundan daha hızlı bir ekonomik çöküntü başladı.
İstatistikçiler bunu tespit etti. 1929 Bunalımı‘ndan sonra başlayan tüketim, yatırım ve milli gelir daralmasından daha hızlı bir daralma ABD ekonomisini ve bir adım sonra Avrupa‘yı etkiledi‘‘ diye konuştu.
Boratav, 1929 ve 2008-2009 krizleri arasındaki farkı ise şöyle açıkladı: ‘‘2008 sonrası, Batılı merkez bankaları ve hükümetleri, parasal genişleme ve kamu harcamalarının genişletilmesini hızla gündeme getirdiler.Bu, krizin ilk dalgasını hafifletti, 1929 Buhranı‘na göre daha yumuşak bir inişe yol açtı. Fakat temel ilişkileri geçiştiremedi. Bu yüzden krizin ikinci dalgası Avrupa‘da patlak verdi. Avrupa‘da ortaya çıkan ikinci dalga (avro krizi), 1929 Buhranı‘nda gözlenmeyen sorunlar içeriyor. Avro‘nun bazı yeni sorunlarını gündeme getirdi. Yeni bir para bölgesinin işleyemeyeceğini ortaya koydu.
Ama başlangıç noktasına bakarsak, 2007-2008 krizinin uzantılarıdır. Kriz çözülememiştir. Finansal genişlemenin problemi çözemeyeceği, sadece erteleyeceği ortaya çıkmıştır.‘‘
Şu anda, 1929-1939 arasındaki büyük depresyona benzeyen bir büyük durgunluğun olup olmadığının tartışıldığını hatırlatan Boratav, ‘‘Avro krizi, avronun para birimi olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlanırsa, çok ağır çalkantılara yol açacak. Çok derin yıkıntılar ve finansal sistemde ciddi çöküntüler gündeme gelecektir‘‘ değerlendirmesinde bulundu.
Yunanistan veya Portekiz‘in avro dışına atılmasının, krizin hafifçe geçiştirilmesini sağlayabileceğini ifade eden Boratav, ‘‘Ama eğer orada durmaz, İtalya, İspanya da dağılırsa avro küçük bir çekirdekle sınırlı kalır. O zaman, dolara alternatif bir dünya parası olma seçeneği yitirilmiş olur. Bu küçülme sürecinde pek çok banka da çökecektir‘‘ şeklinde konuştu. 1929 ekonomik krizinin de dünyada kutuplaşmalara yol açtığını anımsatan Boratav, ‘‘Dünya sisteminde yeni bir kutuplaşmaya gidildiği, hegemon gücün ABD‘den uzaklaşmaya başladığı ortadadır. ABD, Almanya ve Çin öğeleri ortaya çıkıyor. Çin‘in temsil ettiği yeni güç odağı, problemi yeni bir dengeye ve uzlaşmaya mı getirir, yeni gerilimlere mi taşır, onu bilemiyoruz.
Ekonomik rekabet şiddetleniyor. Almanya ile ABD arasında görüş ayrılıkları var. Almanya ve ABD ile Çin arasında görüş ayrılıkları var. Dolayısıyla bir ekonomik kutuplaşma içindeyiz. Patronlar adeta yeniden belirleniyor. Güç odakları yeniden oluşuyor.‘‘ dedi.





