Gündoğdu, 13 yılın ardından darbe düzeninin ürünü, öğrencilerin önündeki katsayı engelinin kaldırılmaya çalışıldığını belirterek, 28 Şubat‘ı şöyle özetledi: "Halk arasında güzel bir söz var. Bir deli bir taş atar kuyuya 40 akıllı çıkaramaz. O delilerin 28 Şubat‘ta attığı taş çıkarılmaya çalışılıyor."
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 28 Şubat 1997‘de ‘postmodern darbe‘ yapıldığında İstanbul Bakırköy Ticaret Lisesi‘nde öğretmendi. Dönemi, ‘kirli bir süreç, ‘başta eğitim olmak üzere Türkiye‘ye çok büyük darbe vurdu.‘ ifadeleriyle anlatan Gündoğdu, kendisini en çok darbecilerin getirdiği katsayı engelinin şaşırttığını söyledi.
Gündoğdu, 13 yılın ardından darbe düzeninin ürünü, öğrencilerin önündeki katsayı engelinin kaldırılmaya çalışıldığını belirterek, 28 Şubat‘ı şöyle özetledi: "Halk arasında güzel bir söz var. Bir deli bir taş atar kuyuya 40 akıllı çıkaramaz. O delilerin 28 Şubat‘ta attığı taş çıkarılmaya çalışılıyor."
"Anayasa değişmeli"
28 Şubat‘ın bin yıl sürüp sürmeyeceği konusunda ise Gündoğdu, "İnşallah bin yıl sürmez, asla sürmesin." diyerek, bunun için Anayasa değişikliğinin şart olduğunu belirtti. Kaldırılan EMASYA protokolünün bir kuruma, alanı dışında keyfi yetkiyi vererek milletin iradesini rahatsız ettiğini kaydeden Gündoğdu, millet iradesini tokatlayan darbecileri Anayasa‘nın geçici 15. maddesinin koruduğunu aktardı.
Yasalardaki boşluğu geçen dönemki ve bugünkü YÖK yönetiminin aldığı kararlarla anlatan Gündoğdu, "Bugün YÖK Başkanı öğrencilerin sorunlarını çözmek için dik duruyor. Önceki de öğrencilerin geleceğini karartıyordu. Öyle bir mevzuat oluşturalım ki bu mevzuatta gelen her Başbakan, siyasetçi, sivil toplum örgütü yöneticisi asla kötülük yapamasın. Hukukun üstünlüğü olmalı, hukukçunun değil. Hukukun değil de, hukukçunun üstünlüğü olduğu zaman Bay Kanadoğlu akıl verir, YARSAV sipariş eder, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar alır." ifadelerini kullandı.
Türkiye‘nin geleceği karartıldı
Gündoğdu, Eğitim Bir Sen Başkanlığı sıfatıyla 28 Şubat ile eğitime vurulan darbeyi CİHAN‘a değerlendirdi. Gündoğdu, 1997‘de ilköğretimin 8 yıllık kesintisiz hale getirilmesi, İmam Hatip Liseleri‘nin orta kısmının kapatılması, mesleki eğitim önüne katsayı engelinin konulmasıyla dışarıdan müdahalenin eğitime hakim olduğunu ifade etti.
Bu düzenlemelerle eğitimde büyük bir kıyım ve travma yaşandığını dile getiren Gündoğdu, "Onlarca Milli Eğitim Şurası kararları bir kenara bırakılarak, 28 Şubat sürecinde sözde Çevik Bir YÖK Başkanı‘na talimat veriyor. Üniversiteyi, SBS, ÖSS, ilkokulu da biz belirleriz diyor. Hiçbir bilimsel toplantı olmadan düzenlemede bulunuyor. Eğitimde fırsat eşitliği 28 Şubat‘ta katledilmiştir. Yüz binlerce genç daha önce girebildiği okullara giremez hale getirilmiştir. 28 Şubat, diplomaya bakmayı getirdi. Bu mesleki, din ve çıraklık eğitimini baltalamıştır. Türkiye‘nin geleceğini karartmıştır." diye konuştu.
Gündoğdu, "Dün kafası karışık olan iş dünyası bugün ‘mesleki eğitimin önü açılmalıdır‘ diyor. Aynı soruyu çözenlerin eşit muameleye tabi olmasını isteyenlerin sayısı artıyor. Dün bunun önünü kesmek için ordu göreve pankartının altına sığınmış bilim adamları YÖK üyeleri vardı. Bugün bu sorun çözülmeli diyen YÖK Başkanı ve üyeleri var." değerlendirmesini yaptı.



