Düğün sezonu yaklaşırken veya dişinden tırnağından artırdığıyla güvenli bir liman arayan vatandaşın kafası fena halde karışık. İnternette gezinirken karşılarına çıkan o pırıltılı ve inanılmaz ucuz mücevher reklamları, aslında telafisi zor bir tuzağın süslü kapısı. Birikimlerini korumak isterken hesapları şaşan ve "ucuza kapattım" sevincini yaşayan binlerce kişi, acı gerçekle ilk bozma işleminde, kuyumcu tezgahında yüzleşiyor.

24 Bin Liralık Ürün 12 Bin Liraya Düşer mi?

İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık'ın kamuoyuyla paylaştığı son detaylar, tehlikenin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. "Mağazada 24 bin lira, bizde 12 bin lira" şeklinde sunulan ve hiçbir objektif temele dayanmayan bu kampanyaların tamamen hayal ürünü olduğu kaydedildi.

Atayık, uluslararası piyasalarda altının değerinin arz-talep dengesiyle zaten belli olduğuna işaret etti.

Bu tür akılalmaz indirimlerin sektörel güveni yerle bir ettiği gibi tüketiciyi de açıkça yanılttığı, "Sadece fiyat üzerinden yapılan karşılaştırmalar, çoğu zaman eksik ve kasıtlı olarak gizlenmiş bilgiler içerir. Unutulmamalıdır ki aynı gibi gösterilen her ürün, aynı değildir" sözleriyle ifade edildi.

Karartılan Gerçekler ve Sahte Sertifikalar

Ekranlarda parlayan o "fırsat" ürünlerinin perde arkasında ise eksik gramajlar, düşük ayarlar ve hatta değersiz sentetik taşlar yatıyor. 8K, 14K veya 22K gibi hayati ayar bilgilerinin ve işçilik kalitesinin kasıtlı olarak vatandaştan gizlendiğine bilhassa dikkat çekildi. Yüksek kaliteli ürünlerle bu düşük ayarlı takıların bilinçli şekilde yan yana getirilerek algı operasyonu yapıldığı vurgulandı.

Faturasız ve kayıtsız yapılan bu korsan satışlarda, ilerleyen dönemde zarara uğrayan tüketicinin yasal haklarını aramasının ve muhatap bulmasının neredeyse imkansız olduğu aktarıldı.

Gözler şimdi, dijital platformlarda adeta cirit atan bu sanal mücevher tüccarlarına karşı masaya konulacak yeni yaptırımlara çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi