Aylardır süren düşüş trendi yatırımcının moralini bozarken, küresel piyasaların arka odalarından sızan yeni veriler rüzgarın yönünü aniden değiştirecek cinsten. Orta Doğu'daki çatışmalar, inatçı enflasyon ve bitmek bilmeyen yüksek faiz kıskacında sıkışan altın, son dört aydır yatırımcısına adeta kan ağlatıyor. Ancak masadaki son hesaplamalar, elindeki altını satmayı düşünenlerin bir kez daha düşünmesi gerektiğine işaret ediyor.
YATIRIMCIYI ÜZEN DÖRT AYLIK DÜŞÜŞ SERİSİ
Hafta ortasında ekranlara yansıyan rakamlar oldukça durgun. Ons altın 4 bin dolar psikolojik sınırının hemen altında, 3.979 dolardan alıcı buluyor. Haziran ayını yüzde 11,75 gibi ciddi bir kayıpla kapatan ons, mart ayından bu yana süregelen negatif seyriyle Temmuz-Ekim 2022 döneminden sonra ilk kez 4 ay üst üste değer kaybetti.
İç piyasada da tablo farksız. 1 Temmuz sabahı itibarıyla spot piyasada gram altın 5.970 TL’den güne başlarken, Kapalıçarşı esnafında tabelalar 6.025 TL'yi gösterdi. Spot gram fiyatının sadece haziran ayında yüzde 9,95 erimesiyle, altının yıl başından bu yana yatırımcısına tamamen primsiz bir tablo sunduğu kaydedildi.
DEV BANKALAR TAHMİN DÜŞÜRDÜ, ROTA ŞAŞTI
Savaşın patlak verdiği mart ayından bu yana yüksek petrol ve faiz ikilisi, altının 5 bin dolarlık zirvesinden hızla inmesine yol açmıştı. Öyle ki Goldman Sachs, Deutsche Bank ve ING gibi dev finans kuruluşları yıl sonu beklentilerini peş peşe 4.900 ile 4.650 dolar bandına kadar çekerek piyasadaki tedirginliği artırmıştı.
2027 İÇİN YÜZDE 25'LİK DEV PRİM BEKLENTİSİ
Tam umutlar tükenirken Londra merkezli Resmi Para ve Finans Kurumları Forumu (OMFIF) piyasanın ortasına bomba gibi düşen o anketi paylaştı. 10 trilyon dolardan fazla varlığa yön veren 74 merkez bankasının katıldığı araştırmadan çıkan sonuçlar ezberleri bozdu. Ankete katılan dev kurumların yüzde 61'lik ezici çoğunluğu, Haziran 2027'ye kadar ons altının 5.000 ile 6.000 dolar arasında işlem göreceği görüşünde birleşti. Bu devasa öngörü, güncel kurlarla kıyaslandığında en az yüzde 25'lik bir prim dalgasının kapıda olduğu gerçeğini ortaya koydu.
Artan jeopolitik belirsizlikler ve devlet borçlarındaki tehlike çanları nedeniyle altının çok kutuplu para sisteminde en büyük fayda sağlayan varlıklardan biri olacağı vurgulandı. Raporda dikkat çekilen en kritik detay ise, rezerv yöneticilerinin giderek daha da öngörülemez hale gelen bir dünyada, ulusal servetlerini korumak için en etkili araçlardan biri olarak altını görmeye devam etmesi oldu.