ANKARA - Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner, gıdada taklit ve tağşiş(saflığı bozan maddeler) olaylarına karşı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın denetimlerinin yanı sıra tüketicinin de ‘‘denetçi‘‘ gibi hareket etmesi gerektiği söyledi.
Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Saner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gıda güvenliğine ilişkin bir çok yönetmelik ve tebliğ düzenlemesinin yapıldığını hatırlatarak, 2012 ve sonrasına farklı bir pencereden bakmak gerektiğini, bu dönemde gıda güvenliğinde köklü ve ümit verici gelişmeler yaşandığını ifade etti.
Eskiden herhangi bir hile ve tağşiş tespit edilen firmanın adının açıklanmadığını belirten Saner, yeni mevzuatla birlikte kurallara uymayanların afişe edilir hale geldiğini, bunun da tüketicilerin uyarılması anlamında çok önemli olduğunu söyledi.
Tüketicilerin de gıdada taklit ve tağşiş olaylarına karşı denetçi gibi hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Saner, şunları kaydetti:
‘‘Nasıl denetçi olacağız? Bizim özellikle ambalajlı ürünleri tüketmemiz lazım. Bir defa ambalajlı gıda her türlü dış etkene karşı korumalı gıdadır. Gıda güvenliğinin en önemli konuların başında gıdanın izlenebilirliği denen kritik bir konu geliyor. İzlenebilirlik demek en basit anlamda gıdanın kimin ürettiğini, hangi tarihte üretildiğini, hangi tarihe kadar kullanılabileceğine Bakanlığın izninin olup olmadığının öğrenilmesi demektir. Bu da ambalajlı ürünün üzerini okumakla mümkün olur. Tüketici bu şekilde bazı güvencelere sahip olur. Halbuki açıkta satılan bir ürünü aldığında nerede üretildiği belli değildir, son kullanım tarihi, kimin ürettiği, Bakanlığın kontrolüne tabi olup olmadığı belli değildir. Bu nedenlerden ötürü bizim tüketici olarak kesinlikle ambalajlı gıdaya yönelmemiz ve ambalajlı ürünün üzerinde yazanları okumamız önemli. Ambalajlı ürünü en azından Bakanlık kontrol edebiliyor, gerekirse ürünü toplatıyor, o ürünlere ceza kesebiliyor.‘‘
-Bal ve zeytinyağındaki hileyi tüketicinin anlaması zor-
Bal ya da zeytinyağında yapılan bir hileyi tüketicinin anlamasının mümkün olmadığına dikkati çeken Saner, hile ve tağşişi ortadan kaldırmak ve güvenilir gıdaya erişmek için ilk adımın ambalajlı gıdayı seçmek ve üzerinde yazan bilgileri kontrol etmek olduğunu kaydetti.
Samim Saner, sistem içindeki gıdada rastlanan sıkıntıların yine sistem içinde çözüleceğini söyledi.
Bu konuda Bakanlığın şeffaf tavrının devam etmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Saner, yanlış ürün üretenin afişe edilmesinin hem tüketici hem üretici açısından fayda sağlayacağını, bu şekilde tüketicinin yanlış ürün satandan uzak duracağını ve işini doğru yapan üreticiyi tercih edeceğini dile getirdi.
-Fiyatı çok düşük olan ürünlere şüpheyle yaklaşılmalı-
Tüketicilerin fiyatı çok düşük olan ürünlere daima şüpheli yaklaşması gerektiğini belirten Saner, ‘‘Bakıyorsunuz etin kilosunun kaç lira olduğu belliyken, bu fiyatın beşte bir fiyatına eğer bir yerde sucuk salam satılıyorsa, yüzde 100 dana eti deniliyorsa, tüketici her şeyden önce gıda güvenliğinde matematiğe başvurmalı, matematikle kafasında çözemediği bir denklemden gıda güvenliği çıkmaz‘‘ dedi.
Tüketicinin ürün alırken o ürünün muhafaza koşullarına da dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Saner, şöyle devam etti:
‘‘Tüketicinin ürünün hangi koşullarda muhafaza eğilmesine dair şartın sağlanıp sağlanmadığına da bakması lazım. Bir çok et ürününün bazı marketlerde satış noktalarında müşteri daha çabuk görebilsin, daha rahat seçebilsin elinin altında olabilsin diye açıkta tutulduğuna şahit oluyoruz. Et ürünleri, süt ürünleri tezgahların üstüne konuluyor. Pastaneye giriyorsunuz örneğin kremalı pasta çok riskli bir ürün, eğer yalnızca bir vitrinden, soğutucunun olmadığı bir ortamdan bunu alıyorsanız, bu bilinçsizliğin cezasını çekersiniz. O ürünü oradan alıyorsak o yanlışı yapan ürünü mükafatlandırıyorsunuz. Devletin her gün denetim yapması mümkün değil ama hepimizin her gün bu gözlükle bakması mümkün.‘‘
-‘‘Bir takım uygunsuzluklar tespit ediliyorsa, sistem çalışıyor demektir‘‘
Gıda sektörüne gerçekçi bir yaklaşımla bakmak gerektiğini ifade eden Saner, ‘‘Gıda sektöründe da hata çıkacaktır, sıfır hata mümkün değildir ama mühim olan o hatalardan ders alabilmektir ve o hataları düzeltebilmektir‘‘ dedi.
Tüketicilerin kayıt altındaki ambalajlı gıdaları tüketmesi, Bakanlığın da hataları düzeltmek için tedbir alması ve hata yapanları ilan etmesinin o ürünün bir daha hatalı bir şekilde üretilmemesini sağlayacağını belirten Soner, Avrupa ve ABD‘ye bakıldığında her hafta bir takım uygunsuzluklardan çeşitli ürünlerin raftan toplatıldığına dikkati çekti.
Hatalı ürünlerin tespit edilmesinin sistemin çalıştığının bir göstergesi olduğunu belirten Saner, tüketicinin riskli bir ürün görmesi durumunda gecikmeden Alo Gıda Hattı‘nı arayarak şikayet etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.