ATO Başkanı Sinan Aygün, TBMM Başkanı Köksal Toptan‘a 63 maddelik küresel krizde alınması gereken önlemleri içeren bir paket önerisi sundu. Öneriler, ayrıca Başbakan Erdoğan‘a da gönderildi.
Aygün, tüm tarafların katıldığı bir toplumsal mutabakatın oluşturulmasını önerirken, piyasaların canlandırılmasına yönelik "acil eylem planı"nda ise kamu harcamalarının artırılmasını istedi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) 63 maddelik kriz paketi önerisi hazırladı. ATO Başkanı Sinan Aygün, TBMM Başkanı Köksal Toptan‘ı ziyaretinde, ‘‘Küresel Kriz ve Önerilerimiz‘‘ başlıklı paketi sundu. Aygün, 11 Mart tarihinde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘a söz konusu önerileri içeren bir mektup gönderdi. Aygün, dün Meclis Başkanı‘na sunduğu paket önerisinde, Başbakan Erdoğan‘ın kısa bir süre önce açıkladığı ‘‘4. Ekonomik Tedbirler Paketi‘‘nde yer alan bazı maddeleri ise revize etti.
Toplumsal mutabakat aransın
Paket önerisinde, öncelikle bütün tarafların katıldığı bir ‘‘Toplumsal Mutabakat‘‘ istendi. Ekonomik ve sosyal sorunlar ile bunlara yönelik çözümlerin ilgili kesimlerin görüş ve önerileri de alınarak, karar sürecine demokratik katılımlarının sağlanması istenen pakette, bu uygulamanın, hem sorunların bizzat ilgili kesimlerin katılımıyla tespitini hem de çözüm konusunda gönüllü yaklaşım ve desteği beraberinde getireceğine dikkat çekildi.
Geniş toplumsal kesimlerin destek ve mutabakatını almamış programların uygulanma ve başarı şansının zayıf olduğu vurgulanan pakette, Ekonomi ve Sosyal Konsey‘in derhal toplantıya çağrılarak, tüm tarafların katılımıyla bir hafta kesintisiz toplantılarla tüm ekonomi ve sosyal sorunların masaya yatırılması istendi. Çözüm için ortak akıl, ortak yaklaşım sağlanarak, çözüm kararlarının takvime bağlanması gerektiği vurgulanan pakette, tüm taraflarla bir ‘‘Toplumsal Mutabakat‘‘ metni imzalanması ve bunun da kamuoyu önünde açıklanması gerektiği vurgulandı.
Piyasalar için acil eylem planı
Pakette, piyasanın canlandırılmasına yönelik olarak bir ‘‘Acil Eylem Planı‘‘ ortaya konulması istenirken, plan kapsamında mali politikalarda bir miktar gevşemeye izin verilerek, piyasaya canlılık sağlayabilecek alanlardaki kamu harcamalarının artırılmasının gerekliliğine değinildi.
Tüketim ve yatırımı engelleyen vergi ve benzeri düzenlemelerin gözden geçirilerek, başta inşaat, otomotiv, dayanıklı tüketim malları olmak üzere vergi indirimi yapılabilecek alanların belirlenmesi gerektiği de belirtilen pakette, özel sektörün büyümeye yeniden katkıda bulunmasını sağlamak için acil tedbirler alınması ve bu tedbirlerin alım gücünü harekete geçirerek, piyasayı canlandıracak özellikle olmalarına dikkat edilmesi gerektiği kaydedildi.
İhracata olağanüstü destekler sağlanmalı
*İhracat destekleri artırılmalıdır.
*İhracat geliri azalan ve dış borcu olan firmaların zor duruma düşmemeleri için Hazine destekli yeni Eximbank kredileri özel şartlarla verilmelidir.
*Türkiye ve AB arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının 61. maddesi işletilerek, krizden etkilenen sektörler koruma altına alınmalıdır.
*Reel sektörde geçici bir zaman dilimi için temerrüde düşme riskini taşıyan döviz ve dövize endeksli kredi borçlularına vade uzatımı ve yeniden yapılandırma olanağı tanınmalıdır.
Devlet, özel sektöre olan borçlarını ödemeli
*Piyasalardaki durgunluğun bir önemli nedeni de özel sektörün kamudan olan birikmiş alacaklarıdır. Resmi kuruluşlara iş yapan, hizmet üreten tedarikçi ve diğer özel sektör kuruluşlarının hak edişleri mutlaka zamanında ödenmelidir.
*Devlet özel sektöre olan birikmiş borçlarını ödemeli ve firmaların devlete olan borçları ve alacakları arasında mahsuplaşmaya gidilmeli.
*Ekonomideki belirsizliğin artması ve güven kaybı yatırımların bıçak gibi kesilmesine yol açtı. Bu nedenle kurumlar vergisi muafiyeti yeniden uygulamaya konulmalıdır.
*Yatırımları teşvik amacıyla arsa, bina, makine ve teçhizat yatırımlarında KDV oranı 2009 yılı için yüzde 1‘e indirilmelidir.
*Finansal kiralama (leasing) işlemlerinde de KDV eskiden olduğu gibi yeniden yüzde 1 olarak uygulanmalıdır.
İşsizlik aylığı 12 aya çıkarılmalı
*Zora giren şirketlerin işçi çıkarmalarının önüne geçebilmek amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu‘ndan belli koşullarda ve sürelerde yararlanılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. İşçi çıkarılması kaçınılmaz olan şirketler açısından da kıdem tazminatları İşsizlik Fonu‘ndan ayrılacak karşılıklarla oluşturulacak bir ‘‘Borç Fonu‘‘ aracılığıyla ödenmelidir.
*İşsizliğin arttığı bu dönemde sosyal sorunlara yol açmamak için işsizlik sigortası etkin bir şekilde kullanılmalı. İşsizlik aylığı ödemede süresi en az 12 aya çıkarılmalıdır.
*İşsizlik Sigortası Fonunda 39,1 milyar lira bulunuyor. İşsizlere ödenen aylık ise son derece düşüktür. İşsizlik ödeneğinin tutarı en az asgari ücret düzeyine çıkarılmalı.
Üretim maliyetleri azaltılmalı
*Doğal gaz, elektrik ve diğer yakıtların fiyatlarında yapılacak indirimler maliyetleri azaltarak üretimdeki sert düşüşü frenleyebilir.
*İşyerlerinin kullandığı elektrik ve doğal gaz üzerindeki vergi yükü azaltılmalı ve elektrikten TRT payı kaldırılmalıdır.
*Sanayide enerji kullanımı arttıkça, artan orana göre dilimler halinde vergi indirimi sağlanmalıdır.
*İşletmeler üzerinde ciddi yük oluşturan, kıdem tazminatı, sosyal güvenlik pirimi gibi kalemler bir kez daha gözden geçirilmelidir. Sigorta primleri ve ücretlerden alınan gelir vergisi hiç olmazsa belli bir süre için 5-10 puan aşağıya çekilmelidir. SSK primi işveren payının yarısı altı ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu‘ndan karşılanmalıdır.
*Yasal olarak 2009 yılında ödenmesi gereken tüm peşin vergiler ertelenerek, 2010 yılında beyan edilerek ödenmesi sağlanmalıdır.
*İşyerlerine artan istihdam için artan miktarla orantılı dilimler halinde vergi ve SSK prim indirimi sağlanmalıdır.
Tarım sektörü desteklenmeli
*Tarım sektöründeki aşınmanın önüne geçilmelidir.
*Ürün borsaları geliştirilmeli bu yolla ürünün gerçek fiyatından satılması sağlanarak kayıt dışı alışverişler de önlenmelidir.
*Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden vazgeçilerek çiftçiyi ve kooperatifleri destekleyen bir banka haline getirilmelidir.
*Çiftçinin traktör için kullandığı mazot, sulu tarımda kullanılan elektrik ve gübre fiyatları dünya fiyatlarına çekilmelidir.
*Yeni bir konut seferberliği yasasına ihtiyaç vardır. Bu anlamda konut kredisi faiz ödemelerinin gelir vergisinden düşürülebilmesine olanak sağlanmalıdır.
*Şu anda konutta alıcı için binde 15, satıcı için de binde 15 olan tapu harcının da alıcı ve satıcı yönünden binde 5‘e düşürülmesi bir başka önlem olabilir.
*Otomobil ve dayanıklı tüketim mallarına sağlanan ÖTV indiriminin 6 aya çıkarılması daha yararlı olacaktır.
*Kamu alımlarında yerli malı kullanımının özendirilmesi, üretimi ve piyasayı canlandıracak bir unsur olarak kullanılmalıdır.
Tüketiciye harcama çeki
*Kriz döneminde dar gelirlilere devletin ‘‘harcama çeki‘‘ ve benzeri yöntemlerle kaynak aktarımında bulunması piyasadaki durgunluğu bir ölçüde önleyebilir.
*Kredi kartlarındaki faizlerin yüksekliği nedeniyle borçlarını ödeyemeyen 1 milyon kişi Merkez Bankasının kara listesine alınmıştır ve icra takibine uğramıştır. Bankaların haksız ve keyfi uygulamaları neticesinde mağdur olan tüketicilerin, mağduriyeti yasal düzenlemelerle mutlaka önlenmelidir.
Altyapı yatırımları şart
*Krizin reel sektörü oldukça sert bir şekilde etkilediği, bu etkinin özellikle talep daralması ve işsizlik şeklinde yaşandığı ifade edilen pakette, bu etkiyi en aza indirmek için verimsiz alanlara yapılan kamu harcamalarının durdurularak üretimi teşvik edecek, verimliliği artıracak alt yapı yatırımlarına aktarılması gerektiği belirtildi.
Bankalar disipline edilsin
*Kamu bankalarının, topladıkları fonları Hazine iç borçlanma kağıtlarına yatırmak yerine, ticari kredilerle piyasaya girmeleri sağlanmalıdır.
*Halk Bankasının özelleştirilmesinden kesin olarak vazgeçilmelidir.
*Merkez Bankası kısa vadeli faizleri indirdiği halde bankaların kredi faizlerinde düşüş yaşanmamakta, aksine artışlar olmaktadır. Kredi maliyetlerini azaltabilmek için hiç olmazsa aracılık maliyetleri azaltılmalıdır. Ticari banka kredileri üzerindeki yüzde 5 oranındaki Banka Sigorta Muameleleri Vergisi ve yüzde 3 oranındaki Kaynak Kullanımı Fonu kesintisi kaldırılmalıdır.
*Ticari kredilerde de tüketici kredilerinde olduğu gibi sabit vade ve sabit faiz uygulamasına gidilmeli. İşletmeler kriz dönemlerinde bankaların insafına bırakılmamalıdır.
*Kredi kanalını açık tutabilmek için bir kredi garanti fonu oluşturmasında yarar bulunmaktadır.
Pakette yer alan önerilerden bazıları
*Kamu sektörü uzun yıllardır ihmal ettiği enerji ve demiryolu gibi altyapı yatırımlarına bu dönemde hız vererek yapacağı harcamayla talebin artmasına ve işsizliğin azalmasına katkı sağlanabilir.
*Türkiye‘deki istihdamın yüzde 80‘ini, işletmelerin yüzde 99‘unu oluşturan küçük ve orta boy işletmeler(KOBİ) sağlamaktadır. Bankaların, KOBİ‘lere kredi kullandırırken dikkate aldıkları kimi katı kuralların yumuşatılması için bankalar yasasında gerekli değişiklikler yapılmalıdır.
*Üretim ve istihdam sağladığı halde kriz nedeniyle güç duruma düşecek şirketlerin bir ‘‘İlkyardım Havuzu‘‘nda toplanmasını sağlayacak yasal düzenlemeler, gerektiğinde kullanılmak üzere şimdiden yapılmalıdır.



