KOALİSYON görüşmelerinin AK Parti ve CHP heyetleri arasında sürdürülmesi, her görüşmenin ardından yapılan iyimser açıklamalara rağmen bu görüşmelerden kalıcı, derde deva olabilecek bir koalisyon hükumetinin çıkmayacağını düşünüyorum. Bu düşüncem böyle bir koalisyonun kurulmasını istemeyişimden değil. Özellikle de ülkenin içinde bulunduğu şartlarda acilen yeni bir hükumetin kurulması gerektiğini düşünüyorum. Bir yandan koalisyon görüşmeleri sürerken öbür yandan Meclis Başkanlık Divanı’nın Cumhurbaşkanı’nı ziyaretine CHP’li üyelerin katılmayışına bakarak böyle bir kanaate varıyorum. Meclis Başkanlık Divanı üyeleri Cumhurbaşkanı’na bir nezaket ziyareti yapıyor da bu heyete Başkanlık divanının CHP’li üyeleri HDP’lilerle birlikte katılmıyorsa bu yüzde 52 oy alarak seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nı proteston etmek, hatta tanımamak anlamına gelir ki böyle bir tavrın sahipleri ile AK Parti’nin birlikte hükumet oluşturması yapılan tüm olumlu açıklamalara rağmen kolay olmaz. Her şeye rağmen bir koalisyon hükumetinin kurulduğunu kabul etsek bile ileride Cumhurbaşkanı’nın Bakanlar kurulunu sarayda toplama davetine CHP’li bakanlar katılmayacak mıdır Katılmayacaklarsa böyle bir hükumetin kurulmasındansa kurulmaması daha iyi olmaz mı
Bir başka husus ise önceki gün CHP’nin isteği ile terör olaylarını görüşmek üzere olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulunda görüşmelerin tamamlanmasının ardından terör olaylarını araştırmak üzere bir komisyon kurulmasının AK Parti ve MHP oyları ile reddedilmesi de AK Parti ile CHP arasında bir uyumsuzluğun olduğunu, bir güven bunalımının sürdüğünü gösteriyor. Kaldı ki AK Parti ile MHP arasında Meclis Başkanı’nın seçimi sırasında benzer bir ittifak oluşmuştu. Böylesine birbirine güvenmeyen ya da uzak duran iki partinin birlikte ülkeyi idare etmesinin zorluğu ortadadır. Öte yandan seçmenin yüzde 52’sinin oyunu alarak seçilmiş bir Cumhurbaşkanına karşı sergilenen böyle bir direnişe rağmen AK Parti’nin CHP ile hükumet kurabileceğini düşünmek bana mantıki gelmiyor. Çünkü özellikle Başbakan Davutoğlu her fırsatta Cumhurbaşkanı’nı tartışma konusu yaptırmayacaklarını, buna izin vermeyeceklerini açıklarken CHP’nin de en azından koalisyon görüşmelerinin devam etmesi adına tutumunda bir değişikliğin olmayışı da koalisyon görüşmelerinin dostlar alışverişte görsün mantığını aşmıyor.
Seçimlerin hemen ardından partilerin yaptıkları açıklamalara bakarak böyle bir tablodan kalıcı bir koalisyon hükumetinin çıkmayacağını, sadece hükumeti kurmaya çalıştıkları izlenimi vererek seçimlere gidileceğini belirtmiştim. Bu arada çıkan tabloda aslında en akla uygun koalisyon şekli AK Parti-MHP görünüyordu. Ne var ki, Bahçeli anlaşılmaz bir tavır sergileyerek “Millet bize ana muhalefet görevi verdi” diyerek kenara çekilmiş olması zorunlu olarak AK Parti-CHP hükumetini gündeme getirmişti. Bu noktada bir başka hususa daha dikkat çekmek istiyorum. AK Parti-CHP heyetleri arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinde iktidar partisinin başkanlık sistemini gündeme getirdiği, yeni anayasada bu hususunda olması gerektiğini ileri sürdüğü anlaşılıyor. Halbuki seçimlerde AK Parti tek başına hükumet kurma imkânını kaybetmekle bu isteğin millet tarafından kabul edilmeği görülmüştü. Buna rağmen başkanlık siteminde AK Parti’nin ısrar etmesi, yeni anayasada mutlaka yer almasını istemesi de bu koalisyonun oluşmasını engelleyecek bir başka husustur. Tüm bunlara rağmen bir koalisyon hükumeti kurulsa bile uzun ömürlü olmayacağını söylemek kötümser bir yaklaşım olmasa gerek.