Kültür-Sanat

AKP konjonktür partisi

AKP konjonktür partisi

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Akşam Gazetesi‘nden Enver Aysever‘e konuştu...

Gazze konusunda Türkiye‘de en etkili muhalefeti yaptınız...

Siyaset korkularla, menfaatlerle yapıldığı zaman başka bir şey olur. Gazze olayları karşısında dünya üç gruba ayrılmıştır. Bu katliama sebep olan İsrail ve destek olan bazı Batı devletleri; altlarından koltukları gidecek diye bu vahşete seyirci kalan bazı Arap ve Müslüman ülkelerin yöneticileri ve mazlumun yanında zalimin karşısında duran insanlar.

Bizim siyasal iktidarımız bu üç gruptan hangisine dahil?

İktidar iyi bir şeyler yapmaya çalıştı. Ama iktidar, niyet yeri değil sonuç alma yeridir. Ben ilk gün dokuz maddelik bir plan sundum hükümete. Türkiye‘nin Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler geçici üyeliği ve İslam Konferansı üyeliğini devreye koyarak İsrail karşısında bir diplomatik güç oluşturmasıyla ilgili.

Bunu yapabilir mi iktidar?

Birkaçını becerebilseydi İsrail, saldırganlığını gözden geçirmek zorunda kalırdı. Ama hükümet bunları yapmadı. Aksine Başbakan biz bunları söyledikçe; önce "Devlet yönetiyoruz bakkal yönetmiyoruz" dedi, ardından "Bekâra karı boşamak kolay," dedi.

Türkiye‘de bir anti-semitizmin olduğunu düşünür müsünüz?

Hayır. Bakın bu anti-semitizm aslında bir Siyonist propagandasıdır. Biz hiçbir kişiye mensubu olduğu dinden, milletten dolayı düşman olamayız. Kaldı ki biz inanç olarak Hz. Muhammed‘e ne kadar inanıyorsak, Hz Musa‘ya da o kadar inanıyoruz. Dünyada sınırları olmayan tek ülke İsrail‘dir. İsrail resmen bilerek sınırlarını çizmez. İsrail‘in nihai sınırı Nil‘den Fırat‘a kadar olan büyük İsrail kurulmadan çizilmeyecektir. Büyük İsrail planının bir numaralı muhatabı ise Türkiye‘dir.

Türkiye‘nin Amerika‘yı karşısına alarak böyle bir durumda olma şansı var mıdır?

İsrail 1940-50‘de ortaya çıkmış bir devlet. Biz bu topraklarda bin küsur senedir varız. Tabii ki bütün ülkelerle iyi ilişkiler içinde olacağız. Ama desteği de onayı da sadece milletimizden alacağız.

Siyasal iktidar bunu yaptı mı?

Bu hükümeti iktidara getiren dört neden olduğunu düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi halk desteğidir. İkincisi konjonktür destektir. Bunlardan birisi AB içindeki bazı politik çevreler, bu bölgedeki projeleri nedeniyle ABD desteğidir. İki konjonktür desteği de ortaya çıktığı için, içerdeki statüko da kerhen destek vermiştir.

Statükodan kimi kastediyorsunuz?

O günkü süreçte Türkiye‘de etkinliği olan birtakım çevreler.

Ordu destek verdi mi mesela?

Şöyle söyleyeyim; o zamanki statükonun çok ciddi bir temsilcisi CHP‘ydi. Sayın Erdoğan‘ın önünün açılması, Siirt seçimlerinin yapılması bu üç statükonun ittifakıyla ortaya çıkmıştır.

CHP ve ordu el ele AKP‘yi iktidar mı yaptı?

Evet. Geçmiş zamanda da CHP, AKP‘nin gelişmesinde çok büyük katkılar vermiştir.

28 Şubat‘ta sizin geleneğinizi tasfiye eden ordu, AKP‘yi iktidar yaptı diyorsunuz?

Bakın; Türkiye‘de 12 Eylül yaşandı ve bu dönem kendi konjonktürünü ortaya çıkardı. Sosyolojik partileri kapattı. Onun yerine konjonktür partiler çıktı. Anavatan Partisi böyle bir partiydi. 28 Şubat da hem siyasete, hem de siyasetin sosyolojisine müdahale etti ve yeni bir siyasi konjonktür ortaya çıktı. Bu konjonktür içinde büyüyen, gelişen ve iktidara gelen parti AKP‘dir.

Yani AKP bir konjonktür partisidir.

Evet kesinlikle.

Tükenecek mi?

Türkiye‘de konjonktür partileri kendilerini ortaya çıkaran siyasi konjonktür ortadan kalktığı zaman ortadan kalkar.

Ne kadar zaman biçiyorsunuz AKP‘ye?

İki dönem başbakanlık, bir dönem cumhurbaşkanlığı biçiyorum. Ben bu seçimlerde halkın AKP‘ye sarı kart göstereceğini tahmin ediyorum. Çünkü gerçek olan halkın desteğidir. Konjonktür değişti mi o desteği çekerler.

Ordu bugün AKP‘yi destekliyor mu?

AKP‘nin yüzde 47‘lik oy oranında e-muhtıranın büyük etkisi olmuştur. Sayın Başbakan ne diyordu cumhurbaşkanlığı seçimlerinin öncesinde. "Oyumuz yüzde 26‘ya düştü..." Bir yıl eşi başörtülü bir cumhurbaşkanı olur mu, olmaz mı tartışıldı... Bütün bunlar yüzde 47‘ye çıkarmıştır AKP‘yi.

İktidarla yargı arasında gerilim doğal mıdır?

Hukukun üstünlüğü ilkesi zedelenmemelidir. Kişiler rencide edilmemelidir.

Zedelendi mi sizce?

Görüntüler ciddi şekilde böyle bir şeyi ortaya koyuyor.

28 Şubat‘ın rövanşı gibi düşünür müsünüz bunu?

Bunu düşünmeyi bile doğru bulmam, ürkütücü bir şey olur. Bu tehlikelidir. Devlet içinde intikam olmaz. 28 Şubat bütünüyle anti-demokratik, Türkiye‘nin bütün sosyolojik yapısını değiştiren bir süreçtir. 28 Şubat süreci olmasaydı Türkiye bugün bu kadar çok rotasını değiştiren bir ülke olmayacaktı..