Bülent Arınç, AKP‘nin yaptığı yanlışları açık yüreklilikle ortaya koydu. Başbakan Erdoğan‘ın bu eleştiriler ortadayken onu Başbakan Yardımcılığı‘na getirmesi, bence kendi açısından çok isabetli olmuştur.
AKP‘nin işidir, bana laf söylemek düşmez.
Ama dışarıdan gördüğüm kadarıyla, Arınç‘ın birinci görevi, Numan Kurtulmuşla yükselişe geçen Saadet Partisi‘nin en ağır silahlarını elinden almak olacaktır.
Numan Kurtulmuş, 29 Mart seçimleri öncesinde AKP‘nin böyle gittiği takdirde altından kolayca kalkamayacağı bir slogan ortaya attı.
"Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğim" sloganı tehlikeli bir virüs gibi AKP‘nin kanına ulaşmıştır.
İkinci etkili sloganı ise Saadet Partisi‘nin İstanbul Belediye Başkan adayı Mehmet Bekâroğlu attı:
"Cipli türbanlı ile durakta otobüs bekleyen türbanlı" imajını silmek, Arınç‘ın öncelikli işi olacaktır...
Son nokta.
Bazı yorumlara göre, bu kabineyle, "AKP‘nin Milli Görüş‘e dönüşü, dolayısıyla laik kesimle savaşın sertleşmesi" dönemi açılıyor.
Ben aynı görüşte değilim...