Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Allah insana akıl ve fikir vermiştir. Saadetin yolunu
göstermiştir. İslamsız saadet olmaz. Müslüman kimse siyasi faaliyetlerinde
İslam ın temel esaslarına itibar eder. İslam ın temel esaslarına itibar eden
bir kimse ise ahiretini düşünerek siyaset yapar. Milli Görüşün maneviyatçılık
esası bu duyarlılığın bir göstergesidir. Erbakan Hocamız: Ben bunları millet
bana oy versin diye değil, Allah rızası için yapıyorum derken ahiretin esas
olduğunu, ahireti kazanmanın da Allah rızasından geçtiğini beyan etmiştir.
İnsanı Allah yeryüzünde bir halife olarak yaratmıştır.
İnsanın halifeliği sıradan bir halifelik değildir. Bu halifelik, Allah ile kul
arasında sağlam bir irtibatı zorunlu kılmaktadır. Kulun, Allah ile irtibatını
sağlayan en muhkem ip ise İslam dır. İslamsız dünya ve ahiret saadetini kazanma
gayreti boşuna bir gayrettir.
İnsan için dünyanın lezzetleri yemek, içmek, nikâh, mal,
mülk, makam ve mevkidir. İnsan bunlarla imtihan olmaktadır.
Ahireti unutarak iş görmek büyük bir hastalıktır. Ahireti
unutarak siyasi bir istikamet belirlemek de en büyük felakettir. Mücerret iktidar
hırsı ile bütün değerlerini öteleyen kimseler, kendine ve topluma büyük
zararlar verirler. Dünyacı siyaset önderleri koltuklarını koruyabilmek için
işbirlikçiliğin bütün gereklerini yerine getiriler. Böylelikle hep kaybedenler
topluluğunun üyesi olurlar. Kaybederler, çünkü tercih ettikleri yol yol
değildir. Şu Kur an ayetlerinin meallerini birlikte okuyalım. Maide 48: Sana
da (Ey Muhammed,) önündeki kitapları doğrulayıcı ve ona bir şahit olarak
Kitab ı (Kur an ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah ın indirdiğiyle hükmet ve
sana gelen haktan sapıp onların isteklerine uyma. Sizden her biriniz için bir
şeriat ve bir yol kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı,
ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün
dönüşü Allah adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber
verecektir.
Şura 13: O: Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa
düşmeyin diye dinden Nuh a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim e,
Musa ya ve İsa ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri etti (bir şeriat
kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah,
dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir. Şura 21:
Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah ın izin vermediği şeyleri,
dinden kendilerine teşri ettiler (bir şeriat kıldılar) Eğer o fasıl kelimesi
olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için
acı bir azap vardır. Casiye 18: Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık;
öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva ve isteklerine uyma.
Şımarıklık çok kötü bir şeydir. Allah şımaranları sevmez.
Rabbimiz buyuruyor: Enam 44: Derken kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında,
onların üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Öyle ki kendilerine verilen
şeylerle sevince kapılıp şımarınca , onları apansız yakalayıverdik. Artık
onlar umutları suya düşenler oldular. Enfal 47: Bir de yurtlarından refahtan
şımarıp-azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Allah ın yolundan
alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
Hud 10: Ve ant olsun, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet
taddırsak, kuşkusuz; Kötülükler benden gidiverdi der. Çünkü o, şımarıktır,
böbürlenendir.
Zanlarla saadet yolunu bulmak imkânsızdır. Zan hakikatin
yerini tutmaz. Peygamberimiz buyuruyor: Yedi helâk ediciden kaçının!
Sahabeler: Ey Allah ın Resulü Bunlar nelerdir diye sordular. Hz. Peygamber:
Allah a ortak koşmak, sihir (büyü) yapmak, Allah ın haram kıldığı bir nefsi
haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak,
evli, namuslu ve hiç bir şeyden haberi olmayan kadınlara zina isnat etmektir,
buyurdu. Ahireti unutturan siyaset felakettir.
AKP NİN REFARANSLARI
Başbakan Erdoğan ın 30 Eylül 2013 günü yaptığı
demokratikleşme paketini açıklama konuşmasında şunları söylemiştir: Bizim,
bütün reformlarımızda olduğu gibi, bu reform paketimizde de referans noktamız
önce millettir. Parti programlarımız, özellikle 4 üncü Büyük Kongremizde
açıkladığımız 2023 Siyasi Vizyonumuz bizim referansımızdır. Seçim
beyannamelerimiz, Hükümet programlarımız, kongrelerimizde açıkladığımız yol
haritalarımız, bizim referansımızdır. Evrensel hak ve özgürlükler, altına imza
attığımız uluslararası anlaşma ve şartlar bizim referansımızdır. Katılım
müzakerelerini başlattığımız, aday ülke olduğumuz Avrupa Birliği Müktesebatı
bizim referansımızdır. Bugüne kadar, çeşitli sorunlar için yaptığımız
çalıştaylar, hazırlanan raporlar, Akil İnsanlar Heyeti nin çalışmaları
referansımızdır. Pakette açıklayacağımız her bir maddenin, işte bu
referansların bir ya da bir kaçına tekabül ettiğini göreceksiniz. Yukarıda
belirtilen referanslar dikkatlice incelendiğinde AKP nin batıyı esas aldığı
gözlerden kaçmayacaktır. Bu referanslar sebebiyle AKP faizin dünya gerçeği
olduğunu ilan edebilmektedir. Gerçekte faiz Allah ve Resulüne açılmış bir
şavaştır. Rabbimiz buyuruyor: Faiz yiyenler (kıyâmet günü mezarlarından) ancak
şeytan çarpmış kimselerin kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların, esasen
alışveriş de faiz gibidir demeleri yüzündendir. Hâlbuki Allah, alışverişi
helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kim, Rabbinden kendisine gelen bir
öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki
hüküm de Allah a kalmıştır. Kim de yeniden faize dönerse işte onlar
cehennemliktir, orada temelli kalacaklardır. Allah faizi mahveder, sadakaları
bereketlendirir. Allah koyu nankör ve günahkâr olan hiç kimseyi sevmez. İman
edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekâtı verenler var ya, onların
mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.
Ey iman edenler! Allah tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mevcut faiz
alacaklarınızın peşini bırakın, vazgeçin. (Bakara 275-278)
Referansı İslam olmayanların elde edeceği bir şey olamaz.
Peygamberimizi dinleyelim: Ben İslâm dan uzağım diye yemin eden kimse, eğer bu
sözünde yalancı ise, söylediği gibidir. Eğer sözünde doğru ise, o kişi
inancından bir şey kaybetmeden İslâm a dönemez. (Ebu Davud) İçinizde en çok
sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimseler güzel ahlâk
sahibi olanlarınızdır. Güzel konuşuyor dedirtmek için uzun uzun konuşanlar,
sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire laf edenler ve bilgiçlik etmek
için lugat paralayanlar ise en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede
bulunacak kimselerdir. (Tirmizi) Şüphesiz Allah Teâlâ sizin için üç şeyden
hoşnut olur, üç şeyden de hoşlanmaz. Sizin sadece kendisine ibadet etmenizden,
O na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan ve Allah ın ipine sımsıkı sarılıp
tefrikaya düşmemenizden hoşlanır. Dedi kodu yapmanızdan, çok sual sormanızdan
ve malı telef etmenizden de hoşlanmaz. (Müslim)
Ahireti unutturan siyaseti kendisi için büyük bir kazanım
sayan Müslüman bir toplum iflah olmaz.
Şu Kur an ayetlerinin mealini birlikte okuyalım: Münafık
erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir. Onlar kötülüğü
emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler. Onlar Allah ı unuttular. Allah
da onları unuttu! Çünkü münafıklar fasıkların kendileridir. Allah erkek
münafıklara da kadın münafıklara da kafirlere de içinde ebedi kalacakları
cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir! Onlar
için devamlı bir azap vardır.(Tevbe: 67-68) Münafıklar sana geldiklerinde:
Şahitlik ederiz ki sen Allah ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen
elbette, O nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı
olduklarını bilmektedir. (Münafikun 1) İfsat için siyaset yapmak, sahibine
ancak ahireti unutturur. Ahireti unutarak siyaset yapanın ise akıbeti berbat
olur.
MİLLİ GÖRÜŞ ŞUURU
Şuur; bir varlığın içinde bulunduğu gerçeklik noktasıdır.
Saadete Saadetle erişilir. Şuur sahibi her insan için SAADET PARTİSİ mecburi
istikamettir. Muradın en doğrusunu Allah bilir vesselam.