Klasik Türk edebiyatının duayenlerinden Prof. Dr. Abdülkadir Karahan‘ın ölümünün 10. yılı dolayısıyla hazırlanan ‘‘Abdülkadir Karahan‘‘ adlı kitabın tanıtımı, Yunus Emre Vakfı‘nda yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay‘ın da katıldığı toplantıda konuşan Zeynep Karahan Uslu bu tür çalışmalarla Türk entellektüellerini, yaşadığı tarih dilimine sıkıştıran bakış açısının kırılmaya uğradığını söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, klasik Türk edebiyatının duayenlerinden Prof. Dr. Abdülkadir Karahan‘ın ölümünün 10. yılı dolayısıyla hazırlanan ‘‘Abdülkadir Karahan‘‘ adlı kitabın tanıtımı, Yunus Emre Vakfı‘nda yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, klasik Türk edebiyatının önemli isimlerinin eserlerini tanıtarak, bu alanda asli görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi. Karahan‘ın kızı Zeynep Karahan Uslu‘nun kendisine, babasının ölümünün 10. yılını hatırlattığını ifade eden Günay, ‘‘Ben de adına eserler yapmaya çalıştığımız büyük insanlar listesinde, Karahan hocamızın bulunmasından mutluluk duyacağımı ifade ettim. Ortaya ailenin de beğenebileceği bir eser çıktı‘‘ diye konuştu. Karahan‘ın anılmayı, yeni kuşaklar tarafından bilinmeyi hak ettiğini belirten Günay, ‘‘Ben de üniversite yıllarından itibaren ismini biliyorum ama bu vesileyle yazdıklarıyla, araştırdıklarıyla ilgili elimize çerçeveli bir çalışma geçmiş oldu. Bunun benim döneminde olmasından bahtiyarlık duyuyorum‘‘ dedi.
Önceki yıllarda Bakanlığın yaptığı çalışmaların yüzde 60‘ının kütüphanelere veya talep edenlere, devlet erkanına dağıtıldığını, şimdi ise Türkiye‘de yüzden fazla kitapçıyla anlaşma yaptıklarını ve yüzde 70‘ini son derece uygun fiyatlarla Anadolu‘nun her tarafına göndermeye çalıştıklarını anlatan Bakan Günay, şunları kaydetti:
‘‘Böylece halkın eline ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Sadece yüzde 30‘unu kütüphanelerimize veya talep edenlere Bakanlık olarak dağıtarak bir kültür faaliyeti gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Yani fikir, kültür, sanat, bilim insanlarını özenli bir biçimde seçerek, yılda 10 civarında, yayıncılık dünyasıyla rekabete girmeden, yayıncılık dünyasının karşısına kamu yetkisi kullanan bir yayın kuruluşu gibi çıkmadan, ama belki başka bazı yayın kuruluşlarının bu kadar önemsemeyecekleri ya da bu kadar külfete katlanmayacakları önemli isimleri tanıtmaya çalışarak, bu alanda Kültür Bakanlığı olarak asli görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.‘‘
Türkiye‘de çok önemli yazma eserler bulunuğunu belirten Günay, ‘‘Biz yazma eserler bakımından belki de dünyanın en zengin ülkelerinden birisiyiz. Ama yazma eserleri koruma konusunda, şu ana kadar üzerimize düşenleri layıkıyla yapabilmiş miyiz diye kendimizi sorgularsak, çok eksiklik olduğunu her halde söylememiz gerekiyor‘‘ dedi.
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı ve kitabın editörü Ali Fuat Bilkan ise başta Bakan Günay olmak üzere kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Karahan‘ın, disiplinler arası çalışmalarıyla kendilerine örnek teşkil ettiğini, birçok dilde bilimsel eserler verdiğini, dünya çapında tanınan ve edebiyat alanına büyük hizmet vermiş bir isim olduğunu belirten Bilkan, hazırladıkları kitapta, yakın arkadaşları, talebeleri, meslektaşlarının yazdıklarıyla, Karahan‘ı yeni nesillere yakından tanıtma imkanı bulunduğunu söyledi.
Karahan‘ın kızı Zeynep Karahan Uslu ise bu tür çalışmalarla Türk entellektüellerini, yaşadığı tarih dilimine sıkıştıran bakış açısının kırılmaya uğradığını söyledi.
Hayata en dar imkanlarla Siverek‘te başlayan babasının, sınırsız çalışma performansıyla özellikle klasik Türk edebiyatı alanındaki çalışmalarıyla ülke sınırlarını aşan bir takdire şayan olduğunu belirten Uslu, ‘‘O, bir dava adamı, ülkenin daha müreffeh, daha özgür ve daha güçlü olması adına yola çıkmış bir hayalperestti. Ve ne mutlu ki, bu inançlı ve azimli hayalperest, hayallerinin gerçekleştiğini görebildi‘‘ diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bakan Günay, Abdülkadir Karahan‘ın eşi Süreyya Karahan‘a kitabı hediye etti. Bakan Günay‘a teşekkür eden Karahan, ‘‘Şu anda mutluluktan uçuyorum, çok heyecanlandım‘‘ dedi.
Eşinin edebiyat sevgisini ve çalışkanlığını anlatan Süreyya Karahan, ‘‘Çalışmaları sonunda güzel eserler verdi. Evlendikten sonra ben de ona yardımcı olmaya çalıştım. Daha güzel eserler verdi. Yazdığı kitabı bana armağan ederdi, ‘Yardımlarını esirgemeyen, beni teşvik eden eşime teşekkür ederim‘ yazardı hep‘‘ diye konuştu.
Kitapta Abdülkadir Karahan ile ilgili önemli bir bilgiye de yer veriliyor. ‘‘Prof. Dr. Abdülkadir Karahan‘ın Kronolojik Hayatı‘‘ kısmında, şu ifadeler kullanılıyor: ‘‘27 Aralık 1936 sabahı Hakka yürüyen Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy‘un kabri başında konuşma yapan tek kişi odur. Milli Türk Talebe Birliği‘ni temsilen milli şairimizi yad ettiği konuşmasından ötürü İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘ne götürülür ve ifadesi alınır.‘‘