Amerikan yönetim yetkilileri ise Obama‘nın Türkiye ziyaretinin anlamını şöyle anlatıyorlar.

Amerikan yönetim yetkilileri ise Obama‘nın Türkiye ziyaretinin anlamını şöyle anlatıyorlar: "Bir Avrupa gezisini, son durak olarak Türkiye ile tamamlayarak, Obama Türkiye‘nin gelişen bir pazar, askeri müttefik ve Hazar havzasından gelecekte akacak petrol ve doğal gazın güvenliğini sağlayacak bir baş oyuncu olarak önemini vurgulamak istiyor."

Abdullah Gül‘ün bugün başlayacak İran ziyareti daha isabetli bir tarihe denk düşemezdi. Gerçi, ziyaret Ekonomik İşbirliği Teşkilatı‘nın zirvesi nedeniyle ama bu ziyareti uluslararası politika bakımından önemli kılan Cumhurbaşkanı Gül‘ün Zirve vesilesiyle Tahran‘da İranlı liderlerle yapacağı ikili görüşmeler.

Herhangi bir zaman aralığında yapılacak görüşmeler cinsinden değil bunlar. Hillary Clinton‘ın Türkiye‘ye yaptığı ziyaretin ve ‘Başkan Obama‘nın bir ay içinde Türkiye‘ye geleceğini‘ ilân etmesinin neredeyse 48 saat sonrasına denk düşüyor...

Amerikan yönetim yetkilileri ise Obama‘nın Türkiye ziyaretinin anlamını şöyle anlatıyorlar: "Bir Avrupa gezisini, son durak olarak Türkiye ile tamamlayarak, Obama Türkiye‘nin gelişen bir pazar, askeri müttefik ve Hazar havzasından gelecekte akacak petrol ve doğal gazın güvenliğini sağlayacak bir baş oyuncu olarak önemini vurgulamak istiyor."

Obama, önce G-20 Zirvesi için Londra‘da, ardından NATO Zirvesi için Strasbourg‘da, sonra AB Dönem Başkanlığı nedeniyle Prag‘da ve en sonunda Türkiye‘de olacak. Marc Grossman, "Türkiye ziyareti gezisinin önceki üç durağını birbirine bağlama etkisi taşıyacaktır.

Bu, bizim Türkiye ile derin ittifakımızın altını çizmektir, yani Türkiye‘yi Avrupa‘nın önemli bir parçası ve Müslüman dünyanın önemli bir sesi olarak görmekteyiz" diyor.

Obama‘nın gezi gündeminde bulunmamakla birlikte, G-20-NATO-AB halkalarına Türkiye‘yi eklemek, önümüzdeki dönemde ABD‘nin Türkiye‘nin AB hedefine çok güçlü bir destek vereceğine ilişkin bir ‘sembolizm‘i hiç kuşkusuz taşıyor.

Obama‘nın ilk denizaşırı gezisinde G-20-NATO-AB halkalarına Türkiye‘ye eklemesi, şayet aksine düşünenler ya da niyetlenenler şayet varsa, Amerika‘nın Türkiye‘yi ‘Batı‘da tutacağı‘ ve ‘Avrupa‘da gördüğü‘ne delil teşkil ediyor. Tabii, bu Türkiye‘nin ‘demokratik‘ bir ülke olmasına hem ‘güvence‘ oluşturuyor ve hem de Türkiye‘nin ‘demokratik‘ bir ülke olmasını ‘zorunlu‘ kılıyor.

Ama Türkiye‘nin bir de ‘Müslüman kimliği‘ var. Türkiye‘deki bazıları bunu ya görmüyor veya rahatsızlık duyuyor ama tam da bu özelliği, Türkiye‘yi Amerika‘nın ve Obama‘nın gözünde bu, Türkiye‘yi ‘eşsiz‘ ölçüde ‘değerli‘ kılıyor ve Türkiye‘nin sadece Ortadoğu‘nun değil dünyanın ‘pivot ülkeleri‘ arasına yerleştirilmesini sağlıyor.

Başa dönelim: İşte bütün bu nedenlerden ötürü Hillary sonrası-Obama öncesi Abdullah Gül‘ün Tahran ziyaretinin özel bir anlamı ve önemi var...

Muhabir: Haber Merkezi