28 Şubat Darbesi‘nin gerçek hikâyesi henüz yazılmadı. 28 Şubat, millî iradeye, milletin inanç ve değerlerine indirilmiş kalleşçe bir darbedir. 28 Şubat Dönemi‘nde, aydınların bir kısmı korkarak köşesine çekilmiş; ne yazık ki önemli bir kısmı da 28 Şubat şakşakçılığı yapmışlardır...
28 Şubat‘ı ‘post modern darbe‘ diye sulandırmayalım ve en büyük dayanağı Demirel‘in söylediği gibi ‘ebedî‘ olduğu iddiasına bakmayalım.
28 Şubat, yürütülen tanklarıyla, ‘balans ayarları‘yla, illegal ‘Batı Çalışma Gurubu‘ cuntasıyla, zorla iktidar değişikliğiyle ve parti kapatmalarıyla ‘apaçık‘ bir darbedir.
28 Şubat‘ta, millet iradesi gasp edilmiş; Genelkurmay‘daki ‘irtica brifingleri‘yle yargı siyasallaştırılmış; TSK içinde illegal şekilde ‘konseptler‘, ‘andıçlar‘, ‘genelgeler‘ yayınlanmış; herkes ideolojik şekilde fişlenmiş ve açıkça suç işlenmiştir.
Son 7 yıllık dönemde, TSK içinde darbe plânları ve hazırlıkları yapan odakların 28 Şubatçı‘ların devamı oldukları, artık bilinen bir gerçektir.
Bu durumda, 28 Şubat Darbesi‘nin içyüzünün ortaya çıkartılabilmesi için TSK‘daki kayıtların derinliğine incelenmesi, özellikle illegal ‘Batı Çalışma Grubu‘nun darbe örgütlenmesinin açığa kavuşturulması gerekir.
28 Şubat Darbecileri mutlaka yargılanmalıdır.