28 Şubat operasyonu, Türkiye‘de çeşitlenme ve özgürleşmenin önünü kapadı. Müdahale yapılmasaydı işler kendi doğal seyri içinde dini özgürlükler ve diğer özgürlükler bakımından gelişme sağlayacaktı. Tepeden inme Atatürkçülük yumuşatılacak, toplum doğal gelişimine kavuşacaktı diyenler bulunmaktadır.
Amerika Erbakan‘ın ve Refah Partisi‘nin,
- Hem İslam dünyasına yönelen "üçüncü dünyacı" politikasından;
- Hem de ABD (ve Batı) karşıtı tutumundan çok ra-hatsızdı. Erbakan‘ı (ve hükümetini) devirmek için İstanbul büyük sermayesini ve kimi askerleri kullandı. Ata-türkçü çevrelerdeki duyarlılığı hem tahrik etti hem de yönlendirdi. Siyasal İslamı bölerek, bir kısmının "orduya karşı Amerika‘dan yardım istemesine ortamı hazırladı".
7 Şubat 2009‘da eski Refah Partisi milletvekili Bahri Zengin şunları söyledi; "28 Şubat öncesinde 1-2 yıl boyunca Refah Partisi içinde görüş ayrılığı çıktı; antiamerikan Erbakan‘a karşı, ABD ile işbirliği yapılarak amaca ulaşılacağını ifade edenler bulunuyordu."
"Rand Corporation‘un 1995 ve 1996‘da Türkiye için hazırladığı "ılımlı İslam (uyumlu İslam) formülü" göz önüne alındığında yukarıda belirtilen üçüncü görüşün de kanıtları ortaya çıkar.
Zaten 28 Şubat süreci başlarken ABD büyükelçiliğinde ve İstanbul büyük sermaye çevrelerindeki hareketlenmelerin izi sürüldüğünde, "ılımlı ve uyumlu İslam formülüne 28 Şubat süreci ile ulaşıldığı açıkça görülür". Amerika tamamen işin içindedir.
28 Şubat‘ın sonuçları
- Kimi askeri çevreler, "şeriatçı düzen yavaş yavaş yerleştiriliyor" düşüncesi ile ve "iyi niyetle" tepki gösteriyorlardı. (ABD - Batı Çalışma Grubu - büyük sermaye) üçgeni, bu "iyi niyeti" kullanarak harekete geçti.
- "Üçüncü dünyacı" ve ABD karşıtı Erbakan sıkıştırılıp tasfiye ettirilerek onun yerine "Batı kapitalizmi ve ABD ile işbirliğine soyunmak isteyen ılımlı ve uyumlu İslam iktidara getirilecekti." Ve bu yapıldı.
- Avrasya ve İslam dünyasına karşı bir hareket olarak bu operasyon ABD için çok önemliydi. Büyük Ortadoğu Projesi‘nin ilerlemesi buna bağlıydı. İşin nasıl tezgâhlandığı Rand Corporation‘ın Türkiye ve bölge raporlarında yazılıdır.
Kimlerin hangi formülle getirileceği isimleriyle, cisimleriyle sayılmıştı. Bu bağlamda, "tamamen karşı uçlarda gösterilmek istenen 28 Şubat süreci ve Ergenekon arasında" ilginç ortak hedeflerin bulunduğunu görmek gerekir. Her ikisinden de kazançlı çıkanlar Amerika ve AKP olmadı mı?