Karadeniz, tam 162 yıl önce vatanlarından koparılıp ölüm yolculuğuna çıkarılan yüz binlerce masumun çığlıklarını hala saklıyor. Çarlık Rusyası'nın acımasız politikaları sonucu yaşanan o büyük kopuş, sadece bir göç değil, nesiller boyu aktarılan tarifsiz bir yasın başlangıcıydı. Kafkasların yiğit evlatları, bugün bile o karanlık günlerin sızısını yüreklerinin en derininde hissediyor.
"Bir Halkın Hafızasına Kazınmış Acı"
Saadet Partisi, bu büyük felaketin yıl dönümünde resmi X hesabı üzerinden yayımladığı mesajla Çerkes halkının yasını paylaştı.
Gözyaşı ve kanla yazılan o tarihe dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Çerkes Sürgünü; yalnızca bir göç değil, bir halkın hafızasına kazınmış büyük bir acıdır. Yüz binlerce Çerkes kardeşimiz, anayurtlarından koparılmış; sürgün yollarında açlık, hastalık ve katliamlarla yüzleşmiştir."
Parti yönetiminden aktarılan mesajın devamında, sürgünde hayatını kaybedenler rahmetle anılırken, Çerkes halkının onurlu mücadelesine saygı duruşunda bulunuldu.

500 Bin Kayıp, 1.5 Milyon Sürgün
Çarlık Rusyası'nın Karadeniz sahiline inme stratejisi doğrultusunda 1556'da başlattığı ve tam 308 yıl süren Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, bir halkın kaderini baştan aşağı değiştirdi. Rus ordusunun Kafkas Dağları'nın içlerine doğru ilerleyişiyle birlikte 21 Mayıs 1864'ten itibaren tarihin gördüğü en büyük trajedilerden biri sahnelendi.
Resmi olmayan kayıtlara göre, sadece bir ay gibi kısa bir sürede 1,5 milyona yakın Çerkes zorla yurtlarından edildiği vurgulandı.
Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ve Adler limanlarından ölüm gemilerine bindirilen sivillerin yaklaşık 500 bini hastalıklara, açlığa ve korkunç yol şartlarına yenik düştü.
Çerkes Sürgünü; yalnızca bir göç değil, bir halkın hafızasına kazınmış büyük bir acıdır. Yüz binlerce Çerkes kardeşimiz, anayurtlarından koparılmış; sürgün yollarında açlık, hastalık ve katliamlarla yüzleşmiştir.
— Saadet Partisi (@SaadetPartisi) May 21, 2026
Bugün; sürgünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, Çerkes… pic.twitter.com/IhVXQSscwn
Osmanlı Topraklarında Yeni Bir Hayat
Rus ordusuna teslim olanlar ya zorla Çarlık ordusuna katıldı ya da bilmedikleri diyarlara doğru sürüklenmeye mecbur bırakıldı. Hayatta kalmayı başaranlar için zorlu bir iskan süreci başladı. Büyük bölümü Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sığınarak Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli gibi illere yerleştirildi. Bir kısım kafilenin ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'nun sıcak topraklarında hayata tutunmaya çalıştığı kaydedildi. Sürgün edilemeyen küçük bir kesim ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine sürüldü.
Rus Çarlığı'nın ince ince planladığı bu yok etme operasyonu, bugün Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından yakılan "Nart ateşi" etrafında tutulan mezar taşı nöbetleriyle ve okunan sürgün andıyla gözyaşları içinde anılmaya devam ediyor.
İnsanlık tarihinin bu kapanmayan yarasına dair atılacak adımlar ve her yıl yinelenen tarihi yüzleşmelerin gelecek nesillerdeki yankıları şimdi çok daha büyük bir önem taşıyor.




