Şeyh Muhammed Es’ad Erbili ve Edebiyat

MAKALEYİ DİNLE

Son devir, Kelâmî Dergâhı postnişînlerinden olan Muhammed Es’ad Efendi, 1848 (Hicri 1264) yılında bugün Irak sınırları içinde kalan Musul’un Erbil kasabasında doğdu. Babası Muhammed Saîd’dir. Nakşibendi tarikatının Hâlidiyye Dergâhı postnişîni olan babası Muhammed Saîd Efendi’nin terbiyesinde ehl-i tarik bir ailede yetişti.

Sultan Abdülhamid-i Sâni’nin damadı Halid Paşa, kendisini saraya davet ederek sohbetlerinden istifade etti. Bu arada Meclis-i Meşayih üyeliğine ve akabinde Kelâmi Dergâhı şeyhliğine tayin edildi. Kenz-ül İrfan adlı hadis kitabını neşretti ve büyük ilgi gördü.

Kuvva-i Milliye’yi sonuna kadar destekledi. Hatta Fevzi Çakmak Paşa Anadolu’ya geçerken elini öpmek ve duasını istirham için geldiğinde, paşayı zaferle müjdeledi. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra hiç sokağa çıkmamaya karar vererek, Erenköy Kazasker’deki evinde inzivaya çekildi. Evi sürekli polis gözetimine alındı. 23 Aralık 1930’da Menemen Vak’ası’ylaalâkâlandırılarak tutuklanıp Menemen’e sevk edildi. İdam talebiyle yargılandı. İlerlemiş yaşı sebebiyle cezası müebbede çevrildi. Oğlu Ali Efendi idam edildi. Menemen’de askeri hastanede tedavisi yapıldığı sırada vefat etti. Zehirlendiği de söylenir. Cenazesi, ailesine verilmeyerek Menemen’de defnedildi.

Şeyh Muhammed Es’adErbili, Kelâmî Dergâhı şeyhidir ve Taha el Hariri’den tasavvuf eğitimini tamamlamıştır. Nakşibendi tarikatının Halidiyye kolundandı. Yetiştirdiği en önemli talebelerinden birisi Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s)’dur.

Şeyh Muhammed Es’adErbili’nin en önemli özelliklerinden birisi “Tarikatı, Şeriat’ın yaşanabilmesi için bir araç olduğunu ısrarla vurgulamış ve uygulamış olmasıdır”. Bu konuda “Tarikatın esası Şeriattır” demiştir.

İkinci özelliği ise Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e olan büyük aşkı ve Sünnet-i Seniyye’yi yaşama konusunda gösterdiği titizlik ve gayrettir.

Şeyh Muhammed Es’adErbili (k.s) hakkında yazılan makalelerde tasavvufi yönü ele alınır ancak edebi şahsiyeti hakkında fazla bilgi verilmez. Oysa Şeyh Es’ad, iyi bir edebiyatçıdır, şairdir. 20. yüzyılda yazılan edebiyat tarihlerinin birçoğunda Erbili’ye yer verilmemesi hâzindir, cehâlettir.

Muhammed Es’adErbili (k.s) Türkçeyi çok iyi bildiği gibi Arapça ve Farsçayı da bu dillerde şiir yazacak kadar iyi bilmekteydi. Şiirlerinde “Es’ad” mahlasını kullanan Şeyh Es’ad Efendi (k.s), şiirlerini tasavvufi bir duyuş ve düşünüşle yazmış, aruzu büyük bir ustalıkla kullanmıştır. Şeyh Es’ad (k.s) Türkçe ve Farsça şiirlerini “Divân-ı Es’ad” adlı eserde toplamıştır. Türkçeyi kullanmaktaki mahareti Hüseyin Vassaf Bey’in ifadesiyle “selika-i kalemiyyesi ve tarz-ı ma’nâdakitevcîhi kendisini sahîfe-i edebiyatta sername-i mübâhâteyliyecek” derecededir.

Necip Fazıl, O’nu şöyle hatırlar: “Es’âd Efendi’nin Kenzü’l İrfan isimli eserinde asli metne ve Osmanlıcaya büyük bir sadakat ve hâkimiyet müşahede ettiğimizi belirtmek borcundayız...”

Carl Wett, “Şeyh Muhammed Es’ad Efendi çeşitli dini konularda kitaplar yazmıştı ve nazımda Arapça, Farsça ve Türkçe güzel şiirler yazacak kadar mahir bir zattı.” demektedir.

Muhammed Es’adErbili (k.s), özellikle Allah (c.c) aşkını ve Peygamber Efendimiz’i konu alan bütün şiirlerinde bu sevgi ve duyguyu mükemmel bir ifadeyle yansıtmıştır. Şeyh Es’ad Efendi’nin şu beytleri meramımızı ifadeye kiyafet eder:

Tecellây-i Cemâlin’denHabîbim, nevbahârâteş,

“Gül ateş, bülbül ateş, sünbül ateş, hâk ü hârâteş...”

“Şuây-i âfitâbındır yakan, bilcümle uşşakî,

Dil âteş, sîneâteş, hem düçeşm-i eşkbârâteş...”

“Kenzü’l- İrfan, Mektûbat, Risale-i Es’adiyye, DîvanEs’ad, Tevhid Risalesi Tercümesi, -Fatiha-i Şerîfe Tercümesi” gibi eserleriyle son devrin önemli İslam âlimi, icazetli tasavvuf şeyhi ve edebiyatçısı Şeyh Muhammed Es’adErbili (k.s)’ye rahmet ola…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR