‘Onlar Rablerinin ayetlerine küfreden kimselerdir...’

MAKALEYİ DİNLE

‘Onlar Rablerinin ayetlerine küfreden kimselerdir...’

Önceki ilgili yazılarımın devamı olarak kaldığım yerden devam ediyorum…

Kimi muhalif guruplar bize karşı birleşip cephe aldılar ama bunlar sadece çıkarları için cephe aldılar. Güya iyi işler yapıyorlardı. İçtihatlara değil de kişilerin ilhamlarına uyuyorlardı. Kendilerince başarılı da oldular ama bugünkü amelleri dalalettir. Demek ki birçok gruplar iyi işler yaptıklarını sanmış ama yaptıkları ve ürettikleri şeylerin sonucu dalalet etmek olmuştur.

Eskiden şehir garajlarında, havaalanlarında yahut iskelelerde satılan kitapların yüzde elliden fazlası dini kitaplardı; şimdi ise bir tane bile dini kitap satılmıyor!

Modaların değil, halkın söylediğine değil, Hakk’ın ne söyleyeceğine bakmalıyız.

Elbette tüm muhaliflere kulak vermeliyiz. Söylediklerinin bir kısmı doğru olabilir. AK Parti de demokrasiyi savunarak seçimi ele alıp iktidar oldu, ‘ortak akıl’ sloganını kullandı. Sermaye o zaman öyle buyurdu. Erbakan’ı öyle devre dışı bıraktı. Şimdikiler ise dolaşıp ‘çok ses mi, tek ses mi’ diye propaganda yapıyorlar, çünkü Sermaye şimdi böyle buyurmaktadır...

Oysa başkan istişare eder ve son kararı o verir. Onun kararı uygulanır. Kararına karşı “bağımsız, yansız, etkin ve saygın hakemlerden oluşan yargı” son kararını verir. Buna “hukukun üstünlüğü” denmektedir. Bugün teoride bütün dünya bunu kabul etmiştir ama...

Bu bölümü ilgili ayetle noktalayalım: “Onlar yakın yaşayışta (dünya hayatında) çabaları yok olmuş olan kimselerdir ve onlar iyilik yaptıklarını sanıyorlar.” (Kehf, 104)

Ve ondan sonraki ayet ile devam edelim…

“Onlar Rablerinin ayetlerini küfreden kimselerdir...” (Kehf Sûresi, 105)

İyi işler yaptığını zannedip kötü işler yapanlar Rablerinin ayetlerini görmezlikten gelenlerdir, Kur’an çalışmalarımızı görmeyenlerdir. Ben onların bütün ilimlerini okudum, onların yazdıklarını da okudum. Ben onları kritik ediyorum ama onlarda ses seda yoktur. Onlar bizim Kur’an tefsirlerimizi bile okumuyorlar. Evet, Kur’an ayetlerini inkâr ediyorlar...

Bir insan Allah’a inanır, Kur’an’ın Allah ayetleri olduğunu da kabul eder ama sonra dönüp hiçbir işte “Kur’an acaba bu işte ne diyor?” demezse, Allah’ın ayetlerini inkâr etmiş olur. Bugün bir kısım inananları hep bu gaflet içinde buluyoruz.

Diyelim ki bakansınız ve bir iş yaptırıyorsunuz, karar verip imza atacaksınız.

Ne yapacaksınız?

Önce Kur’an bu hususta ne diyor diye ona bakacaksınız. İstişare ve içtihat sonucunda Kur’an’ın istediğine uyanlar olacaksınız. Hata ederseniz sorumlu değilsiniz ama istişare ve içtihat yapmadan karar alırsanız, isabet etseniz de, aldığınız karar geçersizdir. Sonra bu alacağınız kararla kimseye zulmetmeyeceksiniz. Birinin hakkını başkasına geçiriyor muyum diye düşüneceksiniz. Muhasebesini yapacaksınız ve ona göre karar vereceksiniz.

Şimdiki bakanlar ne yapıyorlar?

Nasıl karar alayım da Erdoğan’ı memnun edeyim diye düşünüyorlar.

İşte bu yaptıkları şirkin ta kendisidir, onu tanrılaştırmadır.

Başka ne yapıyorlar?

Nasıl karar alayım da yarın partime oy gelsin, ben de bakan seçilmiş olayım.

Bu da halkın ekseriyetine tapmadır, bu da başka bir şirktir.

İşte böyle davranmak ahirete küfretmedir...

İyi işler yaptıklarını zannettikleri halde yanlış iş yapanların bu dünyada amelleri boşa çıkar. Ahirette ise onlara ceza vermeyeceğiz, çünkü iyi niyetle yaptılar ama yaptıkları işler için de onlara bir sevap vermeyeceğiz. Yani “onların iyiliklerini değerlendirip terazinin sağ kefesine koymayacağız” diyor Allah, çünkü onlar iyiliği hisleri ile yaptılar. İlmi ve içtihadı terk ettiler.

“Adil Düzen” geldiğinde genel af ilan edeceğiz. Kimseyi cezalandırmayacağız ama “Adil Düzen”i getirmek için değil de mevcut düzende iyi işler yapmaya çalışanların emeklerini de değerlendirmeyeceğiz. Ahiretteki hükmü kıyas yoluyla bu dünyada uygulamış olacağız...

Ve’s-SELÂM mea’d-DUA…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR