2018 yılı israf ve faiz bütçesi

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Bütçe, bir hükümetin kimliğidir, ekonomi anlayışının aynasıdır. AK Parti iktidarının getirdiği 2018 yılı bütçe büyüklüğü 762,8 milyar liradır. Bütçe gelirleri 696,9 milyar lira, vergi gelirleri 599,4 milyar liradır. Bütçe açığı 65,9 milyar liradır. Bunun anlamı açığı kapatmak için devlet 65,9 milyar lira borçlanılacaktır. Faiz ödemeleri için 2018 yılı bütçesinde 71,7 milyar lira ayrılmıştır. Yatırım harcamaları için ayrılan miktar ise 68,8 milyar liradır. Faiz gideri için ayrılan miktar, yatırım gideri için ayrılan miktardan fazladır. Bu haliyle bütçe bir israf, borçlanma ve faiz ödeme bütçesidir. Kamu borçlarına bütçede yer verilmiyor. İktidar partisi bu borçları milletimize açıklamıyor. 2017 yılı Ekim ayı sonunda Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku 867,4 milyar liradır. Bu yüksek borç yükünden dolayı 2018 bütçesine 71,7 milyar lira faiz ödemesi konulmuştur. AK Parti iktidarı tarafından bu borç yükünün önümüzdeki yıllarda daha da artacağı düşünülerek 2019 yılında bütçedeki faiz ödemeleri 85 milyar lira, 2020 yılında da 96 milyar lira olarak öngörülmektedir.

BORÇ BÜTÇEDEN FAZLA

Burada dikkat edilecek husus, 867,4 milyar lira olan Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku, 2018 yılı bütçe giderleri toplamı olan 762,8 milyar liradan 104,6 milyar lira daha fazladır.

YATIRIM

2018 yılında yatırıma ayrılan para 68,8 milyar liradır. Yani faize ayrılan miktardan 2,9 milyar lira daha azdır. İşsizliğin yüksek olduğu ülkemizde bütçeden yatırıma ayrılan paranın çok, daha yüksek olması gerekirdi. AK Parti iktidarı üretime yönelik bir yatırım yapmıyor. Devlet sanayiye ve üretime yönelik yatırım yapmazmış. Her işi yapan devlet bir tek fabrika yapmıyor. Peki neden? Cevabı basit, yanlış politikalar yüzünden. Biz bu hükümete, fabrika yapın deyince, “devlet fabrika yapmaz” diyorlar. İyi ama aynı devlet hayvancılık yapıyor. Romanya’dan, Brezilya’dan hayvan ithal edip kendi besicisinin karşısına rakip olarak çıkıyor. Aynı devlet tarımcılık yapıyor. Kendi arazileri ekilmeyi beklerken, yurtdışında arazi kiralayıp, kendi çiftçisinin karşısına rakip olarak çıkıyor. İnşaatçılık yapıyor: Devlet fabrika yapmaz diyenler, inşaata gelince Türkiye’nin en büyük müteahhidi oluyor.

ÇİFTÇİYE DESTEK

Bütçede çiftçiye yapılacak tarımsal destek miktarının 14,8 milyar lira olduğu bildirilmekte ve bu miktardan övünçle söz edilmektedir. Gerçek ise başkadır. 5488 Sayılı Tarım Kanunu’nun 21. Maddesi’nde, “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hâsılanın yüzde birinden az olamaz” hükmü yer almaktadır. Kanunun bu maddesine göre, bütçeden ayrılacak Tarımsal Destek miktarının 2018 yılı için 3.446 milyar lira olarak öngörülen GSYH’nın %1 olan 34,5 milyar lira olması gerekirdi. Bu yapılmamış ve bütçeden çiftçiye Tarımsal Destek olarak sadece 14,8 milyar lira ayrılmıştır. Yani kanunun amir hükmüne uyulmayarak çiftçiye 20 milyar lira daha az ödeme yapılması öngörülmüştür.

ALDATMACALAR

AK Parti iktidarının en iyi yaptığı işlerden birisi de rakamlar ile oynamaktır. Bilinmelidir ki 2018 yılı bütçesi de önceki bütçeler gibi bir aldanma ve aldatma bütçesidir. Yani bu bütçe “Denk Bütçe” esasına göre hazırlanmamıştır. 2018 yılı bütçesi 1. Halk bütçesi değil, rant bütçesidir, 2. Üretim bütçesi değil, tüketim bütçesidir, 3. Geçim bütçesi değil, seçim bütçesidir. Bu bütçede; emekli yoktur, asgari ücretli yoktur, memur, işçi, emekçi yoktur. Kıt kanaat ayakta durmaya çalışan esnaf ve sanatkâr yoktur. Çiftçi, üretici yoktur. 15 yılda %927 artış yaptıklarını söyledikleri 65 yaş aylığı son artışla 251 lira olmuştur. 4 kişilik bir ailenin Kasım 2017’de açlık sınırın 1.567 lira (Türk-İş) olduğu ülkemizde iktidar, 251 lirayı bir insana bir ay boyunca yeterli diyorsa biz bir şey demiyoruz. Halen asgari ücret 1.404 liradır. Açlık sınırının Kasım 2017’de 1.567 lira olduğu ülkemizde bu 1.404 liralık asgari ücret ile geçim olabilir mi? Ülkemizde Kasım ayı yoksulluk sınırı ise 5.106 liradır. Öğretmenler, imamlar ve bu grupta değerlendirilen devlet memurları, yoksulluk sınırının altında ücret almaktadırlar. Faiz ve rantiye için var olan kaynak, asgari ücretliye ve memura yok oluyor.

PİYANGODA ARANAN UMUT

Halk bütçede bulamadığı umudu, Milli Piyango’da ve şans oyunlarında arar hale getirilmiştir. Yılbaşı çekilişi için bastırılan bilet sayısı 35 milyon adet imiş. İmiş diyorum, birtakım aydınlar, toplum önderleri ve hocalar tarafında İslamcı olarak takdim edilen AK Parti iktidarının bu kadar bileti bastırarak Müslüman millete haram olan bir şeyi işleteceğine inanmak istemiyorum. Hele Cumhurbaşkanımızın bu işlerden zinhar haberi yoktur değil mi? Dostlar!

Değerli dostlar biz Müslüman isek bilmeliyiz ki inancımıza göre piyango ne kadar haram ise bir milletin umudunu piyango kuyruklarına mahkûm etmek de ondan daha büyük bir haramdır.

OLMAZ

Faizci kapitalist düzenden Adil Düzen’e geçilmeden “Denk Bütçe” yapılamaz. Denk Bütçe yapılmadan faiz ve borçlardan kurtulmak mümkün olmaz. Havuz Sistemi kurulmadan sömürü önlenemez. Üretim ve ihracat seferberliği başlatılmadan ekonomi düzeltilemez. Her işin başına Önce Ahlak ve Maneviyat esası konmadan haksızlık ve ahlaksızlık önlenemez. Şahsiyetli bir dış politikaya geçmeden sözü dinlenir itibarlı bir devlet haline gelinemez. Bunların olması için de Milli Görüş’e dönmek, önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisi’nin göstereceği Cumhurbaşkanı adayını destekleyip işbaşına getirmek gerekir. Başka da çare yoktur. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?