Yenikapı’daki Kudüs Direnişi Unutulmaz

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim

TUTARSIZ politikalarıyla tanınan ABD Başkanı Trump’ın “Kudüs’ü başkent olarak tanıdığını” açıklamasından sonra, İslam dünyasının gösterdiği kararlılık, Müslümanların Kudüs için teyakkuz halinde olduğunu gösterdi. Kudüs’ün tapusunu elinde bulunduran Türkiye sorumluluğunun şuurundaydı. Saadet Partisi öncülüğünde, 200 civarındaki sivil toplum kuruluşu 10 Aralık 2017’de 100 binlerce Kudüs sevdalısını İstanbul Yenikapı’da bir araya geldi. Kudüs davasının kırmızı çizgileri olduğunu hatırlattılar.

Miting öğleye kadar yağışlı, sonrasında soğuk kış gününde yapıldı. Mitingin iptal edilebileceği bile konuşuldu. Buna rağmen, Kudüs sevdalıları akşama kadar meydandan ayrılmadılar.

Saadet Partisi’nin 2 gün içinde sivil ve siyasi kuruluşları organize etmesi, çok sağlam ve disiplinli bir teşkilat yapısına sahip olduğunu gösterdi. Genel Başkan, “Kudüs Müslümanların en çetin imtihanıdır. İnsanların nerede durduğu ve kimlerle olduğunun mihenk taşıdır” diyordu.

Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’nin bildiğimiz Kudüs duyarlılığı artarak bugünlere ulaştı. Hatta konu Kudüs olunca, farklılıkları bir tarafa bırakarak yalnız Türkiye ve Filistin bayraklarıyla ümmetin sesi olmaya çalıştılar. Kutsal mekânların savunulmasının partilerinden önde geldiğini gösterdiler. Ümmet, Kudüs konusunda tek vücut oldu. Beraberliğin aksiyona, ABD ve İsrail’e karşı yaptırıma dönüşmesi konusunda birleştiler.

Zulüm, bıçağın kemiğe dayandığı noktaya gelmişti. Kınama, bildiri okuyup dağılma şeklinde karşılık verilemezdi. Zulmü engelleyecek bir eylem ortaya konulmalıydı. İslam ülkelerinin Kudüs’ü “Filistin’in başşehri” olarak tanıması talepleri arasındaydı.

KUDÜS ÜMMETE EMANET

TRUMP’IN kararının akıl ve vicdan sahibi hiçbir insan için kabul edilebilir tarafı yoktu. İnsan haklarına, din özgürlüğüne aykırıydı. Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Trump’ın kararı İslam dünyasının mukaddesine tecavüzdür” demişti.

Organizasyonu üstlenen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bütün risklerini göze alarak, “Bana ne Amerika’dan” diyebilen Erbakan Hoca’ya selam olsun!, ifadeleriyle sözlerine başladı: “Hakkı üstün tutan bir anlayış Kudüs’e huzur ve barış getirdi. Osmanlı sonrası bölgenin yüzü gülmedi. Zalimlerin savaş ve çatışma alanı oldu. Ağlamanın faydası yok. Şimdi, ittifak ettiğimiz konuları öne çıkarma zamanıdır. İslam İşbirliği Toplantısı’ndan kınama değil, yaptırım bekliyoruz. İsrail’le ilişkiler kesilmeli, mallarına boykot edilmelidir. İslam ülkeleri arasında Savunma İşbirliği Anlaşması yapılmalı; İslam Birleşmiş Milletleri kurulmalıdır.”

Kudüs sevdalı gençlik yetiştirme idealindeki AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Değil Kudüs’ün; Tel Aviv’in bile İsrail’e başkent olmasına razı değiliz. Kudüs temizdir; temiz olanı kabul eder” değerlendirmesini yaptı.

Hamas Lideri İsmail Heniye telefonla bağlandı. Kararlı ve tavizsiz konuştu: “Kudüs bizim onurumuzdur. Canımızı verecek; Kudüs’ü vermeyeceğiz.”

“Kudüs İslam’ındır” mitinginde şuur ve kararlılık hâkimdi. Trump’ın kararını “yok” saydılar. Karar, tarihe Siyonizm’in kara lekesi olarak geçti. Siyonistler bölgeyi savaş ve yangın yerine dönüştürdü. Mitingin ev sahibi Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim, “Kudüs ümmetin davasıdır. Ümmet birlik demektir” diyordu.

100 YIL DAHA SAVAŞIRIZ

SİYONİSTLERİN küresel terör devletini arkasına alarak Filistin’i ateşe verme girişimi tüm dünyada kabul görmedi. Her yerde ABD’ye, İsrail’e lanet yağdı. İnsanlar onurlarıyla yaşamak istiyorlardı. Kimsenin mazlumları sömürmeye, dünyanın huzur ve barışını bozmaya hakkı yoktu. Filistin Büyükelçisi Tarık Halil Mustafa “Gerekirse 100 yıl daha savaşır; Kudüs’ü vermeyiz” diyordu.

Davasına inanarak ölümü göze alan bir topluluğun karşısında hangi beşeri güç durabilirdi! Onlar, zalimlerin dünyayı sevdiği kadar ulvi bir dava uğruna şehadeti severlerdi. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zühri ABD halkına seslendi: “Kassam Tugayları geliyor. Ölüme koşan bir orduyu nasıl yeneceksiniz? Trump İsrail’i çok seviyorsa, onlara ABD’de yer versin. Başınızdaki, huzurunuzu bozan şu ahmağı görevden indirin.”

Uluslararası Müslüman Alimler Birliği (UMAS), ABD ve İsrail’in tavrının ne anlama geldiğini açıkladı: “Trump’ın kararı Siyonizm’in sonunun geldiğini müjdeliyor.”

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, sonucu ne olursa olsun, “aslolanın Allah yolunda verdiğimiz mücadele” olduğunu anlattı.

Konuşmacılar, ABD’nin yanında durarak Kudüs mücadelesinin kazanılamayacağını hatırlattılar.

Bu süreçte Hükümet de ABD ve İsrail’e sert ve ateş püsküren söylemler ortaya koydu. Şimdi söylemleri icraata koyma zamanıydı. Hükümet olmak bunu gerektirirdi. Hükümet de konuşmalıydı ama onun konuşması icraatla olurdu. Yağmurlu ve soğuk kış gününde Yenikapı’da toplanan yüz binler Hükümet’e taleplerini bildirdiler. Çetin imtihanın gereği, şimdi top Hükümet’te!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR