Kudüs insanlığın hüznüdür

MAKALEYİ DİNLE

Şehri şehir yapan tarihidir, geçmişten geleceğe üzerinde bıraktığı mirasıdır. Her şehrin yazılmış ve okunmayı bekleyen bir hikâyesi vardır. Üzerinde yükselen sevinçleri ve ağıtları vardır. Şehirler insanları üzerinde taşır, tıpkı ağlamaları ve ninnileri, savaşı ve barışı, adaleti ve zulmü taşıdığı gibi.

Kudüs de tarihi üzerinde taşıyan bir şehirdir. İnsanlık tarihini, peygamberler tarihini, tevhidin tarihini omuzlarına yüklenmiş, bir o kadar yorgun ve bir o kadar vakarlıdır. Diğer şehirler gibi görkemli saraylara, tapınaklara, şatolara ve yapılara sahip değil belki, ama inancın ve adanmışlığın tüm görkemine sahiptir. Kudüs’ün kalbi El-Aksa, yerde olduğu kadar göğe de yakındır, belki de tüm ihtişamı bundandır.

Peygamberlere otaklık yapmış, yarenlik yapmış bir şehirdir Kudüs. Bu yüzden Kudüs İslam’ın şehridir. Musa’nın, Davud’un, Süleyman’ın ve İsa’nın şehridir. Efendimiz’in kutlu yükselişinin durağıdır.

Kudüs, yeri gelmiş mahzun olmuş, yeri gelmiş izzetini ve vakarını kuşanmış bir şehirdir. Kudüs, yeri gelmiş kandan nehir olup akmış, yeri gelmiş adalet ve merhamet saçmıştır etrafına. Kudüs, yeri gelmiş haçlı sürülerinin postallarında ızdırap çekmiş, yeri gelmiş Selahaddin’in yüreğinde inşirah bulmuştur.

Bugün Kudüs ne ifade ediyor bizim için? Ekranların arkasından ne diye sesleniyor bize? Hamaset kokan sloganların içinden özgür bir Kudüs doğar mı? Reel politik kaygılara rağmen direnen bir Kudüs görebilir miyiz? Muhtaç olduklarımızın insafından kansız bir geceyle çıkabilir miyiz Kudüs sabahına? Bu soruları yutkundukça takılmaz mı ümmetin kursaklarına Kudüs şiirleri? Ne dersiniz!

“Anneler, bir çocuktan bir Kudüs yapar” der Nuri PAKDİL. Fakat bugün çocukların cansız bedenlerinin üzerine kapanmış annelerin ağıtlarında kayboluyor Kudüs. Bugün “kol saati gibi” Kudüs’ü zamanına nakşetmiş adamların yerine, siyasetin mezesi yapmış adamların dilinde yükseliyor şiirleri. Tek tesellimiz Kudüs’e jeopolitik kaygılarla mekân biçenlere, diplomatların kurtlar sofrasında strateji üretenlere inat “ayaklarında Kudüs gücüyle” yürüyen inanmış kalplerin varlığıdır.

Kudüs jeopolitik öneme sahip değildir bizim için, stratejik bir karşılığı da yoktur. Kudüs bir toprak parçası değildir, sınırları olan bir egemenlik alanı hiç değildir. Kudüs’ün manevi bir ağırlığı vardır. İlahi bir nefes üflenmiştir Kudüs üzerine. Bu yüzden Kudüs kutsaldır ve Kudüs değer(li)dir. Kudüs neden kutsalmış, bizimle ne ilgisi varmış diyenlere ise Sezai KARAKOÇ’un aşağıdaki dizeleriyle başlayan şiirini armağan etmek isterim.

Ve Kudüs Şehri,

Gökte yapılıp yere indirilen şehir,

Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR