“B.O.M Gübre 2”

MAKALEYİ DİNLE

Geçen hafta GÜBRETAŞ’ın özel bir firmadan alarak Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden çiftçiye satmak istediği B.O.M isimli sıvı gübreyle ilgili iddiaları bu köşeye taşımıştık. Ancak ne olduysa, iddialarla ilgili sorularımıza cevap vermeyen GÜBRETAŞ, mahkemeye başvurarak söz konusu yazımızın erişimi engellendi.

Erişimin engellenmesine gerekçe olarak, Tarım Kredi Kooperatiflerinin İzmir, Antalya ve Mersin Bölge Birliklerinde ve bu birliklere bağlı Tarım Kredi Kooperatiflerinde dillendirilen ‘Bu işin arkasında Külliye var!’ iddiasının belgesinin olmaması gerekçe gösterilmiş.

Allah aşkına böyle bir iddianın nasıl bir belgesi olması gerekiyor?

Şunu bir daha belirteyim; böyle bir iddianın doğruluk derecesi nedir bilmiyorum ama söz konusunu gübrenin deyim yerinde ise yangından mal kaçırır gibi alel acele ve piyasadaki emsallerine göre çok yüksek fiyatla tarım kredi kooperatiflerine satılmak istenmesi ister istemez bu iddiayı da ciddiye almak durumunda kalıyorsunuz.

Burada yapılması gereken gayet açık; GÜBRETAŞ yönetimi çıkıp, B.O.M gübre ile ilgili bütün iddialara cevap verse hem insanların kafasındaki soru işaretleri gidecek hem de eğer ortada çiftçinin lehine yapılan bir şey varsa o ortaya çıkmış olacak.

Ama yok…

Mesala GÜBRETAŞ’ın ürün portföyünde bu ürünün benzeri gübreler bulunmasına rağmen neden bir başka gübre çiftçiye satılmak isteniyor? B.O.M’un emsali gübreler 25-30 lira iken bu gübre çiftçiye neden 300-350 liradan satılacak? Çiftçinin bu gübreyi tercih edip etmeyeceği bilinmediği halde parası kooperatiflerden neden peşin tahsil edilmek isteniyor?

Şimdi size soruyorum; bu soruların cevabını vermek çok mu zor? Hadi diyelim Milli Gazete ’ye açıklama yapmayı kendilerine yediremiyorlar ancak Anadolu Ajansına pekâlâ kısa bir açıklama yapabilirler. Ama bunu da yapmadılar. Bir haftadır trol hesaplar üzerinden akılları sıra bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar!

Neymiş efendim ‘elimizde belge var mıymış?’ Elimizde belge olmasa ‘sadece birileri dedi’ diye böyle önemli bir iddiayı köşemize taşır mıyız?

Görüleceği üzere; ‘bu iddialara neden cevap verilmiyor’ bu sorgulanacağı yerde bu iddiaları gündeme getirdiğimiz için gazeteciliğimiz sorgulanıyor!

Ama artık yadırgamıyorum. Özellikle son dönemde siyaseten kendini güçlü hissedenler, kamu ve millet adına yanlış işlerler yapılsa da ‘nasıl olsa bize bir şey olmaz!’ diye düşünüyorlar! B.O.M gübreyle ilgili iddialar karşısındaki ‘rahatlıkta’ bundan kaynaklanıyor herhalde!

Biraz daha bekleyelim bakalım…

Belgeleri ortaya koyunca yine böyle rahat davranabilecekler mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Sadettin İnan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

Trimaran21 - Ciftciye ne destek ama!

Yanıtla . 0Beğen 04 Ocak 19:11
03

Muhammet Bulut - Gıda fiyatlarındaki aşırı artışın önlenebilmesi için, enerji, tarımsal hammadde girdisi, vergi

gibi özel sektörün üzerindeki yüklerin hafifletilmesi, hayvansal ürünlerde KDV’nin %1’e indirilmesi

gibi konuların ele alınması ve komiteye özel sektör temsilcilerinin de dahil edilmesi sorunun

çözülmesi için daha faydalı olacaktır.

Son aylarda arpa, mısır gibi hububatların aşırı artan fiyatlarının yem ve hayvansal ürün maliyetlerini

artırdığı ve bu ürünlerin gümrük vergilerinin indirilmesi gerektiği Birliğimizce çeşitli

platformlarda sözlü ve yazılı olarak dile getirilmişti. Nitekim, biraz geç kalınmakla beraber

27.06.2017 tarih ve 30107 sayılı Resmi Gazetede buğday, arpa ve mısır gümrük vergilerinin indirilmesi

hayvansal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması adına olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Bu karar ile hububat fiyatlarının daha fazla yükselmesi önlenmiştir.

Hayvansal ürünlerde fiyat istikrarının sağlanabilmesi için kırmızı et gibi mamul maddelerin

ithalatına yönelik politikalardan vazgeçilerek, yem hammaddelerinin dünya fiyatlarından sektö-

rümüze arzına yönelik politikaların karar vericilerce benimsenmesi gerekmektedir.

Bu vesile ile yeni sezonda hepinize hayırlı kazançlar dilerim.

türkiye yem birliği derneği başkanı

M. ÜLKÜ KARAKUŞ un yazısı

Yanıtla . 0Beğen 19 Aralık 00:58
02

Muhammet Bulut - Sevgili Dostlar,

Dergimiz size ulaştığında 2017 yılı arpa, buğday hasadının son günlerine, mısır hasadının baş-

layacağı günlere gelmiş olacağız. Sezonun üretici açısından iyi gittiği, buğdayda kalitenin yüksek

olduğu, arpada ise ekili alanların bir miktar daraldığı görülmektedir. Yeni alım fiyatlarının dünya

ortalama fiyatlarının üzerinde olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Ülkemizde artan gıda fiyatlarının nedenlerinin araştırılması ve ortaya çıkarılması için 2014 yı-

lında kurulan Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin çalışmaları

devam etmektedir. Komitede, gıda ürünlerinde istikrarlı arz ve fiyat oluşumunu sağlamak amacına

yönelik olarak tarımsal üretimde finansman, verimliliği artırıcı düzenlemeler, farklı teşvik

modelleri, haksız rekabetin önlenmesi gibi konular görüşülmektedir.

Gıda fiyatlarının artışında kamunun etkisi önemli bir etkendir. Bunu ilk olarak tarımsal girdi

fiyatlarının yüksekliği ile açıklamak mümkün olabilir. Ülkemizin tarımsal yapısı yanında gübre,

mazot, ilaç gibi girdilerin yüksek fiyatları, bitkisel ürünlerin tarımı gelişmiş ülkelere kıyasla yüksek

maliyetlerle üretilmesine neden olmaktadır. Çiftçinin üretimde kalması, bitkisel üretimde devamlılığın

sağlanması amacıyla yüksek gümrük vergileriyle korumacı politikaların benimsenmesi

de hammaddesi tarımsal ürünler olan gıdaların fiyatlarını artırmaktadır.

Bunun haricinde, bazı ürünlerde sosyal nedenlerle maliyet unsurlarını çoğu zaman geri planda

tutan ve kaynakları özel sektöre göre çok daha geniş olan devletin özel sektör ile rekabet

eder hale gelmesi, maliyet esaslı çalışan özel sektörün işleyişini ve yatırım planlamalarını olumsuz

etkilemektedir.

Gıda fiyatlarındaki aşırı artışın önlenebilmesi için, enerji, tarımsal hammadde girdisi, vergi

gibi özel sektörün üzerindeki yüklerin hafifletilmesi, hayvansal ürünlerde KDV’nin %1’e indirilmesi

( yazının devamı var hocam )

Yanıtla . 0Beğen 19 Aralık 00:57
01

Muhammet Bulut - İKİLİ ANLAŞMALARIN TÜRK TARIMINA

OLASI ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

TAGEM tarafından “Bölgesel ve Serbest Ticaret

Anlaşmalarının Türkiye’nin Tarım Ürünleri Dış Ticaretine

Olası Etkilerinin Analizi” konulu proje kapsamında

3 Mayıs 2017 tarihinde Ankara’da bir çalıştay

düzenlenmiştir. Çalıştaya, Gıda, Tarım ve Hayvancı-

lık Bakanlığı yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının

temsilcileri, akademisyenler, özel sektör temsilcileri

ile Birliğimizi temsilen Genel Sekreterimiz Serkan

Özbudak katılmıştır.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TAGEM Genel

Müdür Yardımcısı Dr. Necati Tulgar:

• Ülkelerin dünya ticaretindeki paylarını artırabilmek

için ikili veya bölgesel serbest ticaret anlaş-

maları imzaladıklarını,

• Türkiye’nin de gümrük birliğine dahil olması nedeniyle

bu tür anlaşmalardan etkilendiğini,

• Bu çalıştayda bu etkilerin neler olabileceğinin

öngörülerek tartışılacağını ve buna yönelik politikaların

belirleneceğini,

• Gümrük birliğinde şu an için sadece sanayi ve

işlenmiş tarım ürünlerinin bulunduğunu ancak,

gümrük birliği kapsamının genişlemesiyle birincil

tarım ürünlerinin de dahil edilmesinin söz konusu

olduğunu, bu durumda bizleri bekleyen olasılıkların

görüşüleceğini,

• Her bir enstitüde Ar-Ge ofisinin açıldığını ve 6 ay

süreyle ücretsiz proje hazırlanabileceğini,

• Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının 21 milyar TL civarında

olduğunu, tarımsal Ar-Ge’nin payının şu

an için %3,5 seviyesinde bulunduğunu, hedefin

bu payın %7’ye çıkarılması olduğunu,

• TAGEM’in Türkiye’nin en büyük Ar-Ge organizasyonu

olduğunu,

söylemiştir.

Açılış konuşmaları ardından hububat, sebze-meyve,

hayvansal ürünler, endüstri bitkileri ve

sanayisi ana başlıkları altında gruplar oluşturularak,

bahsi geçen ikili anlaşmalar nedeniyle tarım

ürünleri dış ticaretinin serbestleştirilmesinin olası

etkileri konusunda sektör paydaşlarının görüşleri ve

beklentileri alınmıştır.

Hocam bu Türkiye yem sanayicileri birliği derneğinin dergisinden bir alıntı

takdir sizin bir alıntı daha paylaşıcam sizlerle .

Yanıtla . 0Beğen 19 Aralık 00:55
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR