Sünnet-i Seniyyeyi İnkâr Eden İslâm Dairesinden Çıkar

MAKALEYİ DİNLE

Çağdaş zındıkların en büyük hücumlarının Sünnet-i Seniyye üzerine olduğu görülmekte. Niçin? Sünnet-i Seniyyeye şüphe îras ederlerse dinin temel esasını zedeleyeceklerini düşündükleri için. Geçen yazımızda belirttiğimiz gibi, Peygamber Efendimiz (asm), Allahu Azimüşşân’ın kendisine verdiği selâhiyetle yüzlerce hüküm vaz’etmiştir. Aynı zamanda dinimizin bütün temel esaslarını açıklamış, yaşayışıyla bizlere ders vermiştir. Dolayısıyla, kavlî, amelî ve takrirî Sünnet-i Seniyyenin yok farz edilmesi demek, İslâm’ın ortadan kaldırılması demektir. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ’nın neşretmiş olduğu, “Hadislerle İslâm” isimli eserde yer alan şu açıklamalara bakalım:

“İmrân b. Husayn [ra], mescitte oturduğu bir esnada, şefaat ile ilgili konuşurken adamın biri, ‘Ey Ebu Nüceyd! Bize Kur’ân’da bulunmayan konulardan bahsediyorsun!’ diyerek onun Kur’an’dan değil de Hz. Peygamberin sünnetinden bahsetmesinden rahatsız olmuştu. Bunun üzerine İmrân öfkelenerek: ‘Sen Kur’an’ı okuyorsun (değil mi?)’ [Adam]- Evet! ‘Akşam namazının üç, yatsı namazının dört, sabah namazının iki, öğle namazının dört, ikindi namazının dört rekât olduğunu Kur’ân’da bulabiliyor musun?’ - Hayır.- ‘Bu hususları nereden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de bunları Resûlullah’tan (sav) öğrendik. Siz her kırk dirhem için bir dirhem, şu kadar sürüsü olana şu kadar koyun ; Şu kadar devesi olana şu kadar deve zekât vereceğine dair Kur’an’da bir hüküm bulabiliyor musun? - Hayır. ‘Bu hususları nereden öğrendiniz? Biz onları Resûlullah’tan (sav) öğrendik. Siz de bizden. Yine Kur’an’da ‘…Beyt-i Atik’i tavaf etsinler.’ Buyruluyor ( Hac / 29) Tavafın yedi (şavt) olduğunu, Makam-ı İbrahim arkasında iki rekât namaz kılınacağını Kur’an’da bulabiliyor musun? Biz bunları da Allah’ın Peygamberinden (sav) öğrendik.’ Dedi. Aralarındaki konuşma bu minval üzere devam ettikten sonra adam, ‘Beni ihya ettin. Allah da seni ihya etsin’ diyerek İmrân b. Husayn’ın haklı olduğunu kabul etti. (Hadislerle İslâm. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c.1, s. 419)

“Yine Abdullah b. Ömer, kendisine, ‘Biz Kur’an’da korku namazını ve hazar namazını (barış ve güven zamanında meskûn olduğun yerde kılınan namaz) bulduğumuz halde, (neden) sefer namazını bulamıyoruz?’ Diye sorulduğunda, ‘Biz, bir şey bilmezken, Allah bize Muhammed’i gönderdi ve biz de onun ne yaptığını görmüşsek, öyle yapıyoruz.’ Cevabını vermişti. (a.g.e., c.1, s. 419) “(…) Peygamber Efendimiz (sav) Muaz b. Cebel’i (ra) Yemen ’e vali olarak göndereceği zaman aralarında şöyle bir konuşma geçmişti: “‘(Sana bir dâvâ geldiğinde) nasıl hüküm vereceksin?’

“‘Allah’ın kitabına göre hüküm vereceğim.’

“‘(O konuda) Allah’ın kitabında bir hüküm bulamazsan?’ “‘Resûlullah’ın (sav) sünneti ile (karar vereceğim).’

“‘Resûlullah’ın (sav) sünnetinde de yoksa?’

“‘Kendi görüşümle ictihad ederek bir karara varacak ve ona göre hüküm vereceğim.’

“Bunun üzerine Hz. Peygamber: ‘Resûlullah’ın elçisini (Resûlünün arzuladığı cevabı vermeye) muvaffak kılan Allah’a hamd olsun.’ Buyurmuştur.” (a.g.e., c.1, s. 421) Müslümanlar için temel ölçüler bunlardır. Dinde zorlama yoktur. Hiç kimse zorla Müslüman yapılmaya çalışılmaz. Hulefâ-i Râşidin devrinden itibaren bütün İslâm devletleri bu esasa uymuşlardır. Zira zorla Müslüman olan, münafık olur. Münafık ise kâfirden eşeddir. Sünnet-i Seniyyeye dil uzatan, alay eden çağdaş zındıklara bu esasları hatırlatırız. Sünnet-i Seniyyeyi inkar eden, onu Şer’î bir delil kabul etmeyen, İslâm dairesinden çıkar. Onlar camide Kur’an okumak yerine, cami duvarına bevl ederek gündem olmak, gündemde kalmak, efendilerinden âferin almak istiyorlar. Gerçekte, onlara cevap vermeye uğraşmak abesle iştigaldir. Biz işimize bakalım. Kur’an’a ve Sünnet-i Seniyyeye sımsıkı sarılalım…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR