İttihatçı Irkçı Jakoben Ruh Hortladı

MAKALEYİ DİNLE

İslâm milletinin başının belâsı ırkçılık giderek öne çıkıyor, ayrılıklar ve uçurumlar derinleşiyor. İslâm milletinin çok parçalı hâle gelmesi Tanzimat sonrası özellikle Fransız düşüncesinin etkisi, aydınların yabancı ruhlu duygulara kapılması sonucu gelinen durum ortada. Arapçılık, Türkçülük, Kürtçülük, Arnavutçuluk gibi ırk eksenli ayrışmalar Müslümanların gücünü azalttı. Etkisiz kıldı. Bu da emperyalizmin arzuladığı bir sonuçtu.

Araplar; kabile ve aşiret ırk ötesi bir bölünmeyle darmadağın. Yakın zamanda emperyalizm güdümlü bir Arap Birliği girişim ve çabası var. Onlar da ayrışıyorlar. Fakat İslâm milletinin doğuşu ve gelişimi Mekke ve Medine merkezli. Yeryüzünde ırk ve kavim ruhunu öteleyen bir İslâm milleti doğuşunu sağlayan Sevgili Efendimiz’in ümmeti, milleti şimdi başka bir yere sürüklendi. Bu kavim kendi gerçeğinin dışında.

Bölünmeler sadece ırk eksenli değil. Mezhep, meşrep siyasal bölünmeler, batıdan gelen ideolojik ayrışmalar dağılmayı hızlandırdı.

Yaşamakta bulunduğumuz ülke Türkiye. Türkiye, coğrafî özel bir konuma sahip. Hâlâ İslâm milletinin ruhunu taşıyan bir öze sahip. Yani bu millet farklı ırk ve kavimlere mensup olsa da İslâm milletindendir. Biri diğerinden ayrı tutulamaz. Bugün için sol ve Batıcı düşünceye kapılmış olanların ruh köklerinde de İslâm var. Ne yapılırsa yapılsın bir yerde dışa vuruyor. Tabiî bu ruh kökünün yeniden kendini bulması, zamana ve oluşabilecek ortama bağlı.

İslâm milletini bir tek ırk güdümünde düşünmek, onun üzerinde yapıyı sürdürmek artık mümkün değil. Çünkü bugün Osmanlı Devleti’nin sahip bulunduğu ruh ortamında değiliz. Zaten Osmanlılar hiçbir zaman kavim duygusunu öne çıkarmadılar. Devletin adı Devlet-i Aliye ya da Devlet-i Aliyeyi Osmaniye’dir. Eksiği ve kimi yanlışlarıyla bir İslâm devleti. Irk eksenli kurulan Türkiye Cumhuriyeti ve onu oluşturan ruh millet eksenli olmaktan çıktı, ulus ve ırk eksenli bir yapıyı tercih etti. Bu, sürdürülebilir değildi, olamadı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ana umdelerinden biri ve en önemlisi milliyetçilik. Zaten o ruhu hiçbir zaman terk etmedi. Diğer umdeleriyle birlikte tam anlamıyla karma ve yabancı bir ruha sahip. Onun izleğindeki siyasal oluşlar farklı ideolojilere sahip görünüyor olsalar da milliyetçi, yani ırkçı. Bunun sağı, solu ve milliyetçisi söz konusu bile edilemez.

İslâm milletine mensup bu millet zorunlu olarak bunlar arasında bir tercihte bulundu. İslâm milleti düşüncesinde öncülerimiz, düşünür, şair ve siyasilerimizin büyük çabaları oldu. Bu millet kendi ruh damarını yakaladı, öze dönüş süreci başladı. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden itibaren başlayan İslamcılık akımı, İslâmî özlü arayış karşılık buldu.

Irk eksenli siyasal yapılanmalar hiçbir zaman bu milleti bir bütün olarak kucaklayamadı. Bir yerde çıkmaza girdi ve tıkandı. Ne Türkçüler ne de Kürtçüler kucaklayıcı olabildiler. Azınlıkta kaldılar. Büyük Doğu ve Diriliş akımı karşılık buldu. Siyasal anlamda da Milli Görüş geniş çerçeveli bir kucaklayıcılığa sahip oldu. Tabiî bu durum stratejistleri harekete geçirdi. Sosyolojik değişimleri göz ardı edemezlerdi. Çöken jakoben ırkçı yapının yerine ılımlı, muhafazakâr bir oluşa kapı araladı. Bugün milletin başına belâ olan, edilen, yabancı, semitik ruhtan beslenen FETÖ ile yola çıkıldı. Bu yapı büyük felaketin bir başka sürecini oluşturdu.

İslâm ruhlu büyük oluş ana ekseninden bir başka eksene kaydı. 15 Temmuz olayı yeni bir sürecin başlangıcı. Can havli ile sarılınan yapı ırkçı ve ulusalcı. Bir belâdan kurtulalım derken bir başkasının tuzağına düşülüyor.

Muhafazakârlar şu sıralar Türkçülerden daha Türkçü ve daha ulusalcı. İslâm milletinin değerlerinin hiçbir anlamı yok. Doğrusu bu düzleme gelineceğini tahmin edemezdik. İslâm düşüncesi ve milleti için büyük çaba harcayanların geldiği son durum endişe verici ve üzücü. İslâmcıların ırklarını önceleyeceklerini hiç hesaba katmamıştık. Ne yazık ki durum bu. jakoben ırkçılığı onlar mı savunacaklardı? Büyük idealden ve düşünceden vazgeçiştir bu.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Bilal - Muazzam yazıya yorum yapan kardeş bizenesi kemalizmin kurarken ki türk tarifini! Türk ırk değilse türküm diyenin soyu ne diye sormazlar mı? Türk ırk değil demek türke hakaret olmaz mı? Kürdlük ve türklüh Hakk'ın ayetlerinden olan iki dili olan iki kavimdir. Müslümanların kardeşliğiyse alemdeki en güzel akrabalık... Ne zaman ki içimizdeki ırkçı münafıkların boynunu vururuz, o zaman birleşim başlar inşallah...

Yanıtla . 0Beğen 13 Eylül 17:08
01

Ali - Türkiye Cumhuriyeti kurulurken tanımlanan Türk kimliği salt bir ırkı kastetmiyordu. Müslüman olan herkes Türk kabul edilmiştir. Müslüman olmayan Rumlar,Ermeniler ve Yahudiler gibi unsurlar azınlık kabul edilmiştir. Zaten Osmanlıda da Türk ile Müslüman aynı şeyi ifade ediyordu

Yanıtla . 1Beğen 13 Eylül 10:14
Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR