Bataklığı kurutmak varken!

OKULLAR “bugün-yarın” açılacak! Yeni öğretim yılı başlıyor.

Öğrencileri ve velileri “tatlı bir telaş” kaplamış durumda.

Bu telaş içindekilere “uyarı üstüne uyarı” yapılıyor.

Ve “Alacağınız kırtasiye ürünlerine aman dikkat edin” deniliyor. Zira piyasadaki kırtasiye ürünlerinin büyük bir bölümü, “Ucuz Çin malı” imiş ve “kanser yapma” riski yüksekmiş.

Evet, yine “aynı hatanın” yapıldığına tanıklık ediyoruz. “Bataklığı kurutmak” varken, çevredeki sivrisineklerin “yok” edilmeleri için kampanyalar düzenleniyor. Yahu baştan “tedbirlerinizi” alsanıza! Çin’den ithal edilecek mallar ile ilgili olarak çalışma yapıp kanser yapacak ürünlerin ithali önlenemez miydi?

Bu konuda “kıllarını kıpırdatmayanlar” şimdi Anadolu’nun en ücra köşesine kadar dağılmış kırtasiye ürünlerini “almayın” diye bağrışıp duruyorlar.

Çılgın projelerle(!) uğraşmaktan böylesine “hayati konulara” ayıracak vakitleri olmasa gerek!

“İstanbul’un çılgın projesi olur da İzmir’in olmaz mı” diye kameralar önünde hava atanların “Çin malı ucuz kırtasiye” ürünleri karşısında gösterdikleri acz kabul edilebilir gibi değil.

Kalemde silgiye, sulu boyadan çantaya ve de okul kıyafetlerine kadar her şey Çin’den ithal edilmiş ve tezgâhları doldurmuş.

Şimdi vatandaşa deniliyor ki:

Sakın bunları ucuz diye almayın!

Umulur ki bu tür mallar Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılıncaya kadar kulakları üstüne yatanların bu çağrısı karşılık bulur ve vatandaş çoluk çocuğunu kanser yapma riski yüksek bu tür mallarla baş başa bırakmaz.

Bazı meseleler basit gibi görünmelerine rağmen sonuçları itibariyle oldukça karmakarışık bir görünüm arz ederler.

Devlet idare ederken de basit gibi görünen meseleler sonradan başa büyük sıkıntılar açabilir.

Aklı çılgın projelerde olmayan ve başında olan bir devlet yönetimi karmakarışık görünüm arz eden meseleleri önceden fark edip tedbirini ona göre alır.

Ucuz Çin malı kırtasiye ürünlerinin ithalinde de böyle bir basiret gösterilip kısıtlamalar getirilebilseydi bugün, “Sakın ha bunları almayın” çağrıları yapmaya hiç gerek kalmayacaktı.

Hastalığı tedavi etmek elbet bir yöntemdir ama hastalığı önlemek daha akılcı bir tedbirdir.

“Şehir hastaneleri” yapmakla övünenlerin kafası keşke biraz da bu tür inceliklere bassa! Ne güzel olur, değil mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


02

Abdullah Hasan - Yazmayacağım, yazdıkça ızdırabım artıyor.

Yanıtla . 0Begen 13 Eylül 22:18
01

Ddoruc - Hocam Şehir hastaneleri dediniz de aklıma geldi.Mersindeki hastanede normal tuvalet maalesef yok.Klozet tipi tuvalet var. Merdivenleri yok.Yürüyen merdiven var.Asansör var.Enerji kaynakları arızalandığında yada bittiğinde ne olacak....Enerjisiz yürümeyen merdivenle asansörle mi inilip çıkılacak.Güya sağlık için yapılmış bir hastanede sağlıkla ilgili en önemli merdiven ve tuvalet yok.Garip doğrusu.

Yanıtla . 1Begen 13 Eylül 09:32

Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR