milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Prof.Dr. Seyyar
Yaşlı ve özürlüler manevi bakımın eksikliğini yaşıyor

26 EKİM 2011
ÇAR 15:40

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

SAKARYA - Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Seyyar, tıbbî ve sosyal bakım hizmeti alan yaşlı ve özürlülerin manevi bakımın eksikliğini yaşadığını belirtti. Seyyar, "Sosyal bilim dalları maneviyat ekseninde yeniden gözden geçirilmesi lazım." dedi.

Türkiye'de 500 binin üzerinde evde yaşayan bakıma muhtaç insan bulunuyor. Tıbbî tedavi, tıbbî ve sosyal bakım hizmeti alan bu insanlar, psiko-sosyal rehabilitasyon hizmetlerinin önemli bir parçası olan manevi bakımın eksikliğini yaşıyor. Manevî bakım, özellikle kronik hastalara, kalıcı sakatlığı olan özürlülere ve yaşlılığa bağlı değişik sıhhî sorunları olanlara büyük destek veriyor.

'Tıbbî Sosyal Hizmetlerde Manevî Bakım' isimli kitabı kaleme alan sosyal siyaset uzmanı Prof. Dr. Ali Seyyar, maneviyatın, tıbbî ve sosyal hizmetlerde bütüncül ve birleştirici bir rol üstlendiğini, kişinin sağlığına daha kolay kavuşmasına veya bu mümkün değilse mevcut durumuyla barışık olmasına ve hayata bağlı kalmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Pek çok gelişmiş ülkede bakım hizmetlerinin bir parçası olarak kabul edilerek uygulanan manevi bakımın, Türkiye'de uygulanmadığını kaydeden Seyyar, Türkiye'de sosyal bilimlerin manevi gerçeklerden uzaklaştırılarak daha çok davranışsal ve seküler bir iklime sokulduğunu ifade etti.

Sosyal hizmetlerin milli kültüre uygun bir şekilde yeniden dizayn edilmesi gerektiğini vurgulayan Seyyar, "Sosyal bilim dalları maneviyat ekseninde yeniden gözden geçirilmesi lazım. Manevi bilimler ile sosyal bilimlerin birlikte paralel şekilde kaynaşarak yürütülmesi lazım. Sosyal bilimlerin ilerlemesinin sağlanabilirliği manevi bilimlere ağırlık vermekle mümkün olur. Manevi bilimler dendiğinde bizim vahiy kaynaklarımız olan Kur'an ve Sünnetin anlaşılması lazım." dedi.

"BAKIM HİZMETLERİNDE MANEVİ TERAPİSTLER VEYA SOSYAL İLAHİYATÇILAR YETİŞTİRİLMELİ"

Manevi bakımın sosyal bakım hizmetlerin bir parçası olduğunu belirten Seyyar, Türkiye'de geliştirilen bakım modellerinin tıbbi ve hemşirelik modelleri üzerine inşaa edildiğini ifade etti.

Seyyar, bütüncül bakım hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan manevi bakım anlayışının, gerek sağlık alanında, gerekse sosyal bakım hizmetlerinde kurumsal bir nitelik kazanması gerektiğini dile getirdi.

Tıbbi ve sosyal bakımın manevi bakımla takviye edilmesinin önemli olduğunu anlatan Seyyar, şunları söyledi; "İleri derece özürlülükten, yaşlılıktan veya kalıcı hastalıklardan dolayı insanlar bakıma muhtaç hale gelebilir. Korunmaya muhtaç hale gelen bu insanlara bakım hizmeti verilmezse ölüme terk edilirler. Bakıma muhtaç kişinin kendi konumunu nasıl algıladığı önemli. Burada çok sorunlar çıkıyor. İntihar edenler, hayata küsüp kendini dışlayanlar, kadere küsüp imanını yitirenler. Bütün bu tehlikeli durumlar önüne geçilmesi gereken çok ciddi sosyal ve manevi risklerdir. Bakım hizmetleri alanında manevi terapistler veya sosyal ilahiyatçılar yetiştirerek o kişilerin evlerine kadar gidilmeli ve manevi motivasyon, teskin ve teselli yöntemleriyle kendilerinin manevi huzura kavuşmalarına destekçi olunmalıdır."

"MUSİBET GİBİ ALGILANAN BÜTÜN OLUMSUZ OLAYLAR HAYRA DÖNÜŞEBİLİR"

Tıbbi ve sosyal bakım modellerinin insanları mutlu etmeye yetmediğini savunan Seyyar, "İnsanlar sadece bu yönde hizmetlerle mutlu olamıyor. Sorun şu; kişi 'Ben neden sakatlandım?','Neden bu hale geldim?' diye soruyor. Manevi telkin modelleriyle bu kişinin kader anlayışını yeniden gözden geçirmemiz lazım. Biz 'kadere iman ettik' diyoruz. Fakat gerçekleşen sosyal risklerin ve değişik dünyevi musibetlerin karşısında kadere karşı inancımız sarsılıveriyor." diye konuştu.

Manevi sosyal hizmet uygulamalarıyla bu olağanüstü durumlara kişilerin hazırlıklı olmasının sağlanabileceğine işaret eden Seyyar, "Kişisel, toplumsal ve doğal felaketlere hazırlıklı olmayan insanlar manevi yönden yetersiz olmalarından dolayı psiko-sosyal şok ve çöküntüler de yaşayabilir. Biz maneviyat odaklı koruyucu sosyal hizmetler bağlamında kişilere 'Altı T' modelini veya formülünü tavsiye ediyoruz. Afet öncesi tedbir ve tedavi sonrası için teslimiyet, tevekkül, tahammül ve teşekkür. Her türlü tehlikeye karşı tedbir almak, aklın emrettiği bir yaklaşımdır. Buna rağmen bedenimize zarar verici bir sonuç ortaya çıkması halinde tıbbi tedavi yöntemlerine müracaat etmek ise hayata yeniden sarılmak adına önemlidir. Teslimiyet şuuruyla musibet gibi algılanan bütün olumsuz olaylar hayra dönüşebilmektedir. Tevekkül de çok önemli bir kavramdır. Allah'ı vekil kılmak suretiyle bütün dertlerimizi bertaraf edebileceğimiz gibi hayatta huzurlu ve etkin olabiliriz." tespitinde bulundu.

"ÖLÜM HABERİ VERİLİRKEN MANEVİ SOSYAL HİZMET UZMANI DA BULUNMALI"

Manevi sosyal bakım hizmetlerinin uygulanabilmesi için manevi terapist veya manevi bakım elemanlarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Seyyar, "Din görevlilerimize hem sosyal hem de manevi bakım elemanı olabilmeleri için kurslar düzenlenebilir. Diğer taraftan ilahiyat fakültelerinde manevi bakım bölümleri açılabilir. Sosyal hizmet bölümlerinde de manevi bakım dersleri konulabilir. Böylece hem ilahiyatçıları sosyal bakım alanına kazandırmış oluruz hem de sosyal hizmet uzmanlarını manevi bakım alanına yaklaştırmış oluruz. Bakıma muhtaç kişilere hem sosyal hem de manevi bakım hizmetlerinin birlikte verilmesi gerekiyor. Devlet Denetleme Kurulu da bu yönde bir tavsiyede bulunmuştu. Ancak uygulama takvimi ile bu bütüncül modeli hazırlayacak ve uygulayacak muhatap kurumlar belirlenmemişti." şeklinde konuştu.

Doğal afetler, maden ve trafik kazalarında ölenler ile şehitlerin ailelerine haber verilirken manevi sosyal hizmet uzmanının da bulunmasının faydalı olacağını ifade eden Seyyar, şunları kaydetti: "Âfetlerde mağdurlara manevi sosyal hizmet sunmaya hazır meslek elemanlarının başında psikologlar, sosyologlar, sosyal ilahiyatçılar, manevî terapistler, çocuk gelişim ve sosyal hizmet uzmanları gelmelidir. Mağdurların travma sonrası stres bozukluğundan kaynaklanan değişik negatif tavır ve tepkilerinin giderilmesi, manevî dünyalarıyla barışık ve topluma yeniden adapte olmaları için, her mahallede değişik sosyal mesleklerden oluşan gönüllü ekipler oluşturulmalı. Afetler için özel olarak tasarlanmış manevî sosyal hizmet modelleri, bütüncül afet yönetim ve programlarına dâhil edilmeli ve uygulanmalıdır."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 26.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: CİHAN / Türkiye
  • tags Etiketler: sakarya, seyyar, türkiye,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    7. 10 tane görevim var
    8. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    9. Birden fazla sınav dönemi
    10. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek